YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/16669
KARAR NO : 2023/1584
KARAR TARİHİ : 22.03.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1551 E., 2022/1244 K.
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, cinsel taciz
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiş olup, sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bursa 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.06.2022 tarihli ve 2022/182 Esas ve 2022/245 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 16 yıl 8ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, cinsel taciz suçundan hükmolunan hapis cezasının 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 27.09.2022 tarihli ve 2022/1551 Esas, 2022/1244 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyizi İstemi;
Cinsel içerikli konuşmaların yapıldığı hesabın sanığa ait olmadığına, hesapla ilgili yapılan araştırmada sanığa ait olduğuna dair tespit yapılamadığına, mağdurun adli muayene raporunda fiili livata bulgusunun olmadığına, mağdurun ve ailesinin duruşmada beyanlarını değiştirdiğine, mevcut yazışmaların hukuka aykırı delil olduğuna, sanığın beraatine ilişkindir
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mahkemece ”Sanık savunması, müşteki ve mağdur beyanı, tanık …’un beyanı, mesaj içerikleri ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, mağdurun kovuşturma aşamasındaki beyanına itibar edilmediği, dosya kapsamındaki mesaj çıktıları ile uyumlu olan olayın akabinde vermiş olduğu gerçeğe ve oluşa uygun soruşturma aşamasındaki ifadesine mahkememizce itibar edilerek, sanığın mağduru farklı tarihlerde birden fazla kez yanağından ve dudağından öpmek, mağdurun alt kıyafetlerini çıkartarak cinsel organını mağdurun arka cinsel organına ve ağzına sokmak suretiyle cinsel arzularını tatmine yönelik vücut dokunulmazlığını ihlal ederek üzerine atılı 5237 sayılı TCK’nın 103/2. maddesinde düzenlenen Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı suçunu ve yine mesaj içeriklerinden de anlaşılacağı üzere birden fazla kez mesaj göndererek, 5237 sayılı TCK’nın 105/1-2.cümle, 105/2-d maddelerinde düzenlenen Çocuğa Karşı Elektronik Haberleşme Araçlarının Sağladığı Kolaylıktan Faydalanmak Suretiyle Cinsel Taciz suçunu işlediği anlaşılmakla anılan maddeler uyarınca ayrı ayrı cezalandırılmasına, sanığın mağdura yönelik eylemlerini farklı tarihlerde birden fazla kez gerçekleştirdiğinden atılı suçlardan hakkında ayrı ayrı TCK 43/1. maddesinin uygulanmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.” şeklinde hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Cinsel Taciz Suçundan Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Yönünden
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi oldukları, temyizlerinin mümkün olmadığı, aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükümde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
A. Cinsel Taciz Suçundan Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 27.09.2022 tarihli ve 2022/1551 Esas, 2022/1244 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bursa 9. Ağır Ceza Mahkemesine Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.03.2023 tarihinde karar verildi.