YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15989
KARAR NO : 2023/594
KARAR TARİHİ : 15.02.2023
D U R U Ş M A T A L E P L İ
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/1054 E., 2018/1421 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen esastan ret kararının, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.03.2018 tarihli ve 2017/188 Esas, 2018/132 sayılı Kararıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 inci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin yedinci ve dokuzuncu fıkraları, ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına ve mahsubuna karar verilmiştir.
2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 20.12.2018 tarihli ve 2018/1054 Esas ve 2018/1421 sayılı Kararıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 18.10.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz istemi; … adlı gizli tanık duruşmada dinlenilmediğinden beyanlarının hükme esas alınamayacağına ve fişleme bilgilerinin güvenilir olmaması nedeniyle aleyhe değerlendirilemeyeceğine, ByLock tespitinin istihbari nitelikte olduğundan aleyhe delil olamayacağı gibi ID ve içerik tespit tutanaklarının da bulunmadığına, Bank Asyada eski tarihli açılan hesap hareketlerinin sanık yönünden delil kabul edilemeyeceğine, sanığın suç kastı bulunmaması nedeniyle üyelik suçunun unsurlarının oluşmadığına, yahut 5237 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesi kapsamında hata hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğine ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
… adlı gizli tanıktan elde edilen SD kart içerisinde sanık hakkında ” Bağlı bulunduğu Büyük Bölge’nin MARMARA, bağlı bulunduğu Küçük Bölge’nin İSTANBUL, bağlı bulunduğu İl’in M4 TALHA, bağlı bulunduğu ilçenin KÜÇÜKÇEKMECE, kod adının …, biriminin LİSE (polis memurları sorumlusu), görevinin ÖĞRETMEN, örgütsel konumunun ÖĞRETMEN, vasfının C (ÖĞRETMEN) olduğu, son görev yerinin ANKARA olduğu, terör örgütü liderinin talimatıyla gerçekleştirildiği bilinen 17-15 Aralık 2013 döneminden sonra örgütün finans kuruluşu Bank …’da hesap açtırdığı/ mevcut hesabında artış bulunduğu ” şeklinde bilgilerin yer aldığı tespit edildiği, BTK tarafından gönderilen iletisimin Tespiti ve CGNAT sorguları incelendiğinde 0535 (…) (..) 04 nolu GSM hattı üzerinden … IMEI nolu telefon ile ByLock isimli kriptografik haberleşme sistemini kullandığı, aynı verilere göre 17.08.2014 – 20.05.2015 tarihleri arası olmak üzere 21127 kez bağlantı sağlandığı, bağlantıların ilk kez Yenimahalle/Ankara ve son kez … Bulvarı/Ankara baz istasyonlarından yapıldığının tespit edildiği, sanık tarafından kabul edilmese de ByLock programının sanık tarafından kullanıldığı kanaatine ulaşıldığı, sanığın bu eylemlerinin, silahlı terör örgütü üyeliği için aranan hiyerarşik-organik bağ, çeşitlilik, süreklilik, yoğunluk kriterlerine uyması nedeniyle suçun maddi ve manevi unsurlarının oluştuğu, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üye olma suçunu işlediği kabul edilerek mahkumiyetine karar verildiği belirlenmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin ‘27.04.2017’ yerine ‘26.04.2017’ olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edilerek, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
1.Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
2.Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 Karar sayılı kararında ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olduğunun kabul edildiği gözetilerek sanığın ByLock kullanıcısı olup olmadığının atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, temyiz aşamasında gelen sanığın ByLock kullanıcısı olduğuna ilişkin ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının ve sanık hakkında teşhis ve anlatımlarda bulunan E.Ç., Ö.Ş., C.A.M. ve Ö.B.’ye ait ifade tutanaklarının 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada okunup tartışılması ve anılan şahısların tanık olarak usulüne uygun biçimde dinlenmelerinden sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ve yetersiz belge ile yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 20.12.2018 tarihli ve 2018/1054 Esas ve 2018/1421 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.02.2023 tarihinde karar verildi.