YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18390
KARAR NO : 2023/772
KARAR TARİHİ : 21.02.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Reşit olmayanla cinsel ilişki
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bafra Cumhuriyet Başsavcılığının 04.02.2016 tarihli ve 2016/174 Esas numaralı iddianamesi ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile 63 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi, 63 üncü maddesi ve 109 uncu
maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası ile 53 üncü, 58 inci ve 63 üncü maddeleri gereğince cezalandırılması isteği ile kamu davası açılmıştır.
2. Bafra Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli ve 2016/36 Esas, 2016/118 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve cinsel amaçla cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de, sanığın eyleminin bir bütün halinde reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu anlaşıldığından 5237 sayılı Kanun’un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Katılan sanık ile bir kez cinsel ilişkiye girdiğini beyan ettiği, bu nedenle suçun zincirleme şekilde işlenmediğine ve ortaya çıkacak diğer sebeplere ilişkindir.
2. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Sanığın beyanlarının aşamalarda tutarsız olduğuna, çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişi hürriyetinden yoksun kılma suçlarının oluştuğuna, sanığın adli sicil kaydında benzer suçlardan ceza almış olduğu ve bu suçu alışkanlık haline getirmiş olduğuna, alt sınırdan ceza verilmesinin ve taktiri indirim nedenlerinin yüksek hadden uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, mazeret sunmasına rağmen kabul edilmeyip savunma haklarının kısıtlandığına, vekalet ücreti verilmesi gerektiğine ilişkindir.
3. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine, kanun maddelerinin doğru uygulanmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dolmuş şoförlüğü yapan sanık ile mağdurenin dolmuşta gidip gelirken tanıştıkları, sonra telefonda ve yüz yüze konuşmaya başladıkları, HTS kayıtlarında çok fazla mesajlaşma ve konuşmalarının tespit edildiği, olay günü sanığın mağdureyi evine götürdüğü, orada cinsel ilişkiye girdikleri, mağdurenin 15.12.2015 günü Bafra Devlet Hastanesine muayene için başvurduğu, mağdurenin muayenesinde 15.12.2015 tarihinde 12 haftalık gebeliğinin tespit edildiği, bunun kolluk kuvvetlerine haber verilmesi üzerine soruşturma başlatıldığı, Adli Tıp Kurumu Trabzon Grup Başkanlığı Biyoloji İhtisas Dairesi’nin tanzim ettiği 15.01.2016 tarihli raporunda; yapılan DNA profili karşılaştırmaları ile elde edilen sonuçlar ile sanık …’nin, cenin için biyolojik babalığının reddedilmediği, babalık indeksinin 44185948364921,4 olduğu, sanığın %99.99 ihtimalle ceninin biyolojik babası olabileceğinin tespit edildiği ve 04.05.2016 tarihli bilirkişi raporuna göre; sanık tarafından dosyaya ibraz edilen sanığın telefonundan mağdureye ait resimler tespit edildiği ancak bunların mağdure tarafından gönderildiğinin tespit edilemediği, sanığın mağdure ile rızası dahilinde birden fazla kez cinsel ilişkiye girdiklerini beyan ettiği tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Mağdurenin 15.12.2015 tarihinde 12 haftalık gebeliğinin tespit edildiğine dair rapor, HTS kayıtları, 04.05.2016 tarihli telefon inceleme bilirkişi raporu, sanığın %99.99 ihtimalle ceninin biyolojik babası olabileceğine ilişkin rapor, sanık … mağdure beyanları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; suç tarihinde on beş – on sekiz yaş grubunda bulunan mağdure çocuk ile sanığın cinsel ilişkiye girdikleri, mağdurenin hamileliğinin ortaya çıkmasından sonra suç isnadında bulunması, mağdurenin 3 aydır telefon kullanmadığını ve eski telefon numarasını hatırlamadığına ilişkin beyanı, olayın intikal şekli ve zamanı dikkate alındığında sanığın mağdureye yönelik eylemini cebir, tehdit veya hile ile gerçekleştirdiğine dair savunmasının aksini doğrulayan her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, sanık ile mağdurenin cebir, tehdit ve hile olmaksızın cinsel ilişkiye girdiği anlaşılmıştır.
Ancak; 5271 sayılı Kanun’un 225 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan ”Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir” şeklindeki düzenleme karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olduğu, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının kanuna aykırı olduğu gözetildiğinde, Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 04.02.2016 tarihli iddianame ile sanığın bir kez nitelikli cinsel istismar eyleminde bulunduğundan bahisle kamu davası açılıp, müsnet suçun zincirleme şekilde işlendiğine dair iddianamede herhangi bir anlatımda bulunmadığı halde sanığa ek savunma hakkı verilerek belirlenen temel cezada 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi ile artırım yapılması nedeniyle mahkeme hükmü hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Mahkeme hükmünde; sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan da kamu davası açıldığı halde, yasal unsurları itibarıyla oluşmayan müsnet suçtan sanığın beraatine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde eylemlerin bir bütün olduğu kabul edilerek sadece reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Mahkeme hükmünde; hükmedilen 2 yıl 6 ay hapis cezasından 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince indirim yapıldığında sonuç olarak 2 yıl 1 ay hapis cezasına hükmedilmesi gerektiği halde hesap hatasına düşülerek yazılı şekilde eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
4. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi hüküm dayanağı mahkeme kararının hükümde gösterilmemesi hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bafra Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli ve 2016/36 Esas, 2016/118 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili ve katılan mağdure vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.02.2023 tarihinde karar verildi.