YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/33465
KARAR NO : 2023/819
KARAR TARİHİ : 28.02.2023
T. C.
Y A R G I T A Y
3. C E Z A D A İ R E S İ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/259 E., 2022/653 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşlarının
zararına dolandırıcılık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.01.2021 tarihli ve 2019/470 Esas, 2021/9 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 22.06.2022 tarihli ve 2021/259 Esas, 2022/653 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısı ve katılan … vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 30.07.2022 tarihli ve kısmî ret, kısmî onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle, sanığın beyanı dışında GSM hattı kullanıp kullanmadığının araştırılarak tespiti halinde söz konusu hat veya hatlara ilişkin ByLock sorgulamasının yapılmasına, sanığın FETÖ/PDY’nin üst yönetiminde bulunan şahıs veya şahıslarla irtibatının bulunup bulunmadığının tespit edilmesine, sanığın mahrem yapılanma kapsamında sabit/ankesörlü hatlardan periyodik/ardışık olarak aranıp aranmadığının tespit edilmesine, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/997 Esas sayılı iddianamesiyle hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan dava açılan C. F. ile ilgili değerlendirme kısmında sanığın mahrem imam olarak belirtilmesi karşısında söz konusu isnat ile ilgili bilgi ve belgelerin ilgili birimlerden talep edilmesine, eksik inceleme sonucunda karar verildiğine, beraat kararının sanık aleyhine bozulmasına ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 18.09.2019 tarihli ve 2019/43267 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarından cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
2. Dosya kapsamına göre, sanığın 07.08.2009 tarihli Polis Koleji Giriş Sınavını kazandığı, 23.09.2009 tarihinde okula kaydını yaptırdığı, 14.06.2013 tarihinde Polis Kolejini bitirdiği, devamında 16.07.2013 tarihinde Polis Akademisine kaydını yaptırtığı ve 10.04.2015 tarihinde 6638 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi kapsamında Güvenlik Bilimleri Fakültesinden ilişiğinin kesildiği, 07.08.2009 tarihli Polis Koleji Giriş Sınavı’na ilişkin alınan 22.11.2016 tarihli bilirkişi rapora göre, sanığın 1 kritere takılarak “şüpheli” olduğunun belirtildiği, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/68532 soruşturma sayılı dosyası kapsamında ele geçirilen … SD kart üzerinde yapılan incelemede, Polis Akademisi/Koleji öğrencilerinin FETÖ/PDY üyeleri tarafından fişlendiği ve personelin örgüt mensubiyeti ile ilgili derecelendirmelerin yer aldığı, sanık hakkında “OKULDAKİ EN SON DERECE” olarak (5) şeklinde kodlamanın yapıldığı, söz konusu kodlamanın karşılığının “Mahrem yapı ile üst seviyede ilişkisi olan kişiyi” ifade eden kişi olarak belirtildiği tespit edilmiştir.
3. İlk Derece Mahkemesinin kabulüne göre, sanığın 07.08.2009 tarihli Polis Koleji Giriş Sınavı’na ilişkin sınav sorularını sınav öncesinde aldığı hususunun kesin olarak kanıtlanamadığı, bilirkişi raporları ile tespit edilen hususların değerlendirme ve kanaat içerdiği, “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi gereğince söz konusu durumun sanık lehine değerlendirildiği, her ne kadar Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/68532 soruşturma sayılı dosyası kapsamında ele geçirilen … SD kart içeriğinde sanığın “Mahrem yapı ile üst seviyede ilişkisi olan kişiyi” ifade eden (5) numaralı kodlama ile kodlandığı belirtilmiş ise de, söz konusu … SD kartın örgüt üyelerinden ele geçirildiği ve kodlamaların örgüt üyelerinin kişisel kanaatleri kapsamında hazırladıkları verilerden ibaret olduğu, söz konusu verilerin doğruluğunun başkaca delillerle desteklenmesi gerektiği, sadece örgüt içi fişleme verileri ile mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı, sanığın örgüt hiyerarşisine organik bağ ile dahil olup üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğine dair mahkûmiyetine yeterli her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delilin elde edilemediği belirtilerek sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verildiği tespit edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Katılan … Vekilinin Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık Suçu Yönünden Temyiz İstemi
5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan … vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçu Yönünden Temyiz İstemi
Ayrıntıları Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 26.10.2017 tarihli ve 2017/1809 Esas, 2017/5155 sayılı Kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere;
Örgüt üyesi; örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği; örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi, örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ; canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, syf. 383 vd.).
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin “suç işlemek amacı” olması aranır (… özel kısım syf. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf. 280).
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanığın örgütün nihai amacını bilerek örgütle organik bağ kurduğuna, iradesini örgütün hiyerarşik gücünün emrine teslim ettiğine, örgüt adına süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylemlerde bulunduğuna ve örgüt mensubu olduğuna dair her türlü kuşkudan arınmış, somut, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, incelenen hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
A. Katılan … Vekilinin Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle katılan … vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 22.06.2022 tarihli ve 2021/259 Esas, 2022/653 sayılı Kararında bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.02.2023 tarihinde karar verildi.