Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/15854 E. 2023/1638 K. 23.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15854
KARAR NO : 2023/1638
KARAR TARİHİ : 23.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.11.2019 tarihli ve 2018/447 Esas, 2019/805 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi,103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi, 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 61 nci maddesinin yedinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkrası uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 16.07.2020 tarihli ve 2020/626 Esas, 2020/626 Karar sayılı kararı ile sanığın İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının kabulüyle hükmün kaldırarak sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası,103 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü ve beşinci fıkrası uyarınca 22 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3.Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 02.06.2022 tarihli ve 2021/16947 Esas, 2022/5284 Karar sayılı kararı ile sanığın üzerine atılı suçu cebirle işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden müsnet suçtan belirlenen cezanın koşulları oluşmadığı halde 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca artırılması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4.Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 28.09.2022 tarihli ve 2022/1037 Esas, 2022/963 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü ve beşinci fıkrası uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi;
Sanığın üst hadden cezalandırılmaması ve kurum lehine vekalet ücreti tayin edilmemesinin hukuka aykırı olduğundan bahisle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

B.Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi;
Sanık hakkında atılı suçu işlediğine dair somut delil bulunmamasına rağmen mahkumiyet kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Sanığın katılan mağdurenin babası olduğu, sanığın 2010 yılından başlayarak 2013 yılına kadar mağdureyi yatağına alarak sarıldığı, cinsel organını mağdurenin ağzına soktuğu, iç çamaşırının içinden ve dışından vajinal bölgesine dokunduğu, iç çamaşırlarını çıkarmak istediğinde mağdurenin direnerek izin vermediği, zaman zaman da mağdurenin bulunduğu yatağa gelerek onun üzerine çıktığı, dudağından ve boynundan öptüğü, 2014 yılında parmağını ağzına sokmaya çalıştığı, bunun dışında mağdureye yönelik dudağından öpme, boynundan öpme gibi cinsel arzuları tatmin amacı içeren davranışlarına devam ettiği, en son ihbar tarihinden yaklaşık bir hafta kadar önce birlikte minibüsle giderken yan yana oturdukları, sanığın mağdurenin bacaklarının arasına elini soktuğu, mağdurenin korktuğu için araç içinde sesini çıkaramadığı, mağdurenin aşamalardaki ana hatları ile istikrarlı beyanları, inceleme dışı mağdure …’nın vekil ve pedagog huzurundaki Cumhuriyet Savcılığındaki anlatımları, mağdurenin 23.03.2018 günlü Adli Tıp Şube Müdürlüğünde alınan anemnezinde de benzer beyanlarında bulunduğuna ve beyanlarına itibar edilebileceğine ilişkin düzenlenen rapor içeriği, olayın hastane tarafından intikal ettirilmesi hususları birlikte değerlendirilerek sanığın, 6545 ve 6763 sayılı yasalarla yapılan değişiklik öncesi 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında zincirleme şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden

1. Mahkemece 5237 sayılı Kanun’un cezanın belirlenmesi başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kriterler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen cezada orantılılık ilkesi göz önünde bulundurulmak suretiyle sanık hakkında kurulan hükümde; suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, suçun işlendiği yer ve zaman, olayın oluş şekli, kasta dayalı kusurun ağırlığı ve failin güttüğü amaç ve saiki göz önüne alınarak temel cezanın alt sınırdan belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, Bakanlığa yüklenen bir kamu görevidir. Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında 5271 sayılı Kanun’un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartı katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesi, hukuka aykırı bulunmamıştır.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden

Sanık hakkında kurulan hükümde; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 28.09.2022 tarihli ve 2022/1037 Esas, 2022/963 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.03.2023 tarihinde karar verildi.