YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14617
KARAR NO : 2023/1414
KARAR TARİHİ : 15.03.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı (…), çocuğun cinsel istismarı (… ve …)
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
Sanık … müdafiinin istinaf incelemesi neticesinde kurulan hükmü temyiz etmesinden ardından sanık …’ın bulunduğu cezaevi aracılığıya gönderdiği 27.02.2023 tarihli dilekçe ve 06.03.2023 günlü yazılı ifadesiyle temyizden feragat ettiğini bildirdiği tespit edilmekle, incelemenin sanıklar … ve … müdafiileri, katılan mağdure ile katılan … vekili ve katılan Bakanlık vekilinin temyizleriyle sınırlı yapılması gerektiği belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı
Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci
fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık … müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, sanığın temyiz hakkından feragat ettiği de gözetilerek 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdiren reddine karar verilerek, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.03.2022 tarihli ve 2021/332 Esas, 2022/271 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 20 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanıklar … ve … hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 16.09.2022 tarihli ve 2022/1337 Esas, 2022/1436 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafileri ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 02.11.2022 tarihli ve 9-2022/134499 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdure ve Katılan … Vekilinin Temyiz Sebebi
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından katılan mağdurenin ilişkilerde rızasının bulunduğunun anlaşıldığı belirtilmekteyse de, aşamalarda verilen beyanlardan da anlaşılacağı üzere katılan mağdurenin kendisine yönelik gerçekleştirilen eylemlerde hiç bir şekilde rızasının bulunmadığının açık olduğu, ayrıca Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinin hüküm fıkrasından çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu, açıklanan nedenlerle de hükümlerin bozulmasına karar verilmesi istemine yöneliktir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz Sebebi
Sanıklar hakkında alt sınırdan ceza tayin edilmesi ve takdiri indirim nedenleri bulunmamasına rağmen cezalarında indirime gidilmesi hususlarını kabul etmediklerini, yerel mahkemenin 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanması ve gerekçelendirmesi konusundaki kararının isabetli olduğunu, ayrıca haklarında kurum lehine vekalet ücreti tayin edilmesi gerektiği, açıklanan nedenlerle hükümlerin bozulmasına karar verilmesi istemine yöneliktir.
C. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebebi
Sanığın aşamalardaki beyanlarında çelişki bulunmadığını, aksine mağdurenin anlatımlarının çelişkili olduğunu, sanığın suça yönelik herhangi bir kastının bulunmadığını, mağdurenin olay öncesi sanıkla arasında geçen mesajlarda rızasının bulunduğunun görüleceğini, sanığın eylemlerini kabul etmemekle birlikte, söz konusu mesajların ancak cinsel taciz suçunu oluşturabileceğini belirterek, sanık hakkında kurulan hükmün bozulması istemine yöneliktir.
D. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebebi
Mağdurenin çelişen beyanlarının hayatın olağan akışına ve olay bütünlüğüne uymadığını, mağdurenin apartta yalnız kaldığı süre boyunca çevreden yardım isteyebileceğini, sanığın mağdure ile ilişkiye girdiğine dair somut bir delilin bulunmadığını, mağdurenin 15 yaşından küçük olduğunu bilmeyen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 30 uncu hükümlerinin tatbik edilmesi gerektiği, açıklanan nedenlerle hükümlerin bozulmasına karar verilmesi istemine yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Hastane doğumlu olan mağdurenin suç tarihinde 12-15 yaş grubunda olduğu ve olaydan on beş gün kadar önce mağdure ile sanık …’ın internet ortamında tanıştıkları, sanıklar … ve …’ın da …’ın arkadaşları oldukları, olay tarihinde mağdurenin, dedesi ve anneannesinin yanında bulunduğu, mağdurenin bu köyde iken sanık … ile yaptığı görüntülü görüşme sırasında diğer sanıklarla da tanıştığı, bu görüşmeden önce mağdurenin dedesi ve anneannesi ile tartışma yaşadığı ve bu nedenle sanık …’tan kendisini köyden almasını istediği, görüşmeden sonra sanıkların araç ile mağdureyi alarak … il merkezine doğru yola çıktıkları, seyir halinde iken sanıkların mağdurenin annesi katılan …’i arayıp kızını babasına götüreceğiz diyerek görüşmeyi sonlandırdıkları, seyir halinde iken mağdurenin ön yolcu koltuğunda bulunan sanık …’ın kucağına oturduğu, bu sırada aracı kullanan sanık … ile öpüştüğü, mağdurenin sanık …’un cinsel organını bir süre ağzına aldığı, bu sırada sanıklar … ve …’ın mağdurenin vücudunu okşayıp öptükleri, bahsi geçen aracın … ilinde gelmesinden sonra sanık …’un kaldığı aparta gittikleri, ilk olarak aparta mağdure ile sanık …’un girdiği, yaklaşık 10 dakika sonra sanık …’un aparttan çıktığı, diğer sanıklar ile birlikte polis karakoluna haklarında şikayet var mı diye araştırmaya gittikleri, adli bir işlem bulunmadığını öğrendiklerinde geriye dönüp aparta girdikleri, daha sonra sanık …’un, mağdurenin rızası dahilinde anal yoldan mağdureyle cinsel ilişkiye girdiği, ayrıca sanıklar … ve …’ın da çıplak haldeki mağdurenin vücudunu öpüp okşadıkları ve olayın bu şekilde gerçekleştiği kabul edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanıklar hakkında cinsel istismar suçundan hüküm kurulurken suçun birden fazla kişi ile birlikte işlendiğinden bahisle 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile artırım yapılmış ise de, sanıkların eylemlerini zora dayalı olarak gerçekleştirmeyip olayda mağdurenin rızasının bulunduğunun ve bu nedenle 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinin uygulama koşullarının oluşmadığının anlaşılması karşısında 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırı olmakla birlikte bu hususun davanın yeniden görülmesi ve duruşma açılması gerektirmeksizin 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca düzeltilmesi mümkün olduğundan sanıklar hakkında ayrı ayrı cinsel istismar suçundan kurulan hüküm kısımlarındaki 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinin çıkarılmasına diğer hususların ise aynı kalması suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanıkların soruşturma aşamasında kollukta müdafii huzurunda alınan beyanlarında mağdurenin kendilerine on yedi yaşında olduğunu söylediği yönündeki savunmaları, tarafların olaydan kısa süre önce tanışmaları ve olay tarihindeki görüşmenin tarafların yüz yüze ilk görüşmelerinin olması, kayden 28.10.2006 doğumlu mağdurenin suç tarihi itibarıyla on dört yaş yedi aylık olması hususları göz önünde bulundurulduğunda, sanıklar hakkında hata hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi açısından mağdurenin usulüne uygun olarak duruşmaya getirilip kaç yaşında göründüğü konusunda gözlem yapılması ve bu gözlemin denetime olanak verecek şekilde tutanağa geçirilmesi, hastane doğumlu olduğu tespit edilen mağdurenin soruşturma aşamasında Adli Görüşme Odasındaki beyanında “Kimlikteki yaşım 14 ancak aslında 15 yaşındayım” şeklindeki beyanı ile yaş hususunda sanıklara bir beyanının olup olmadığı mağdureye açıklattırılmasının ardından olayda 5237 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı da tartışıldıktan sonra karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması karşısında söz konusu karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine düzeltilerek esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Bozma sebebine uygun olarak Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar … ve … müdafiileri, katılan mağdure ile katılan … vekili ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 16.09.2022 tarihli ve 2022/1337 Esas, 2022/1436 Karar sayılı kararların 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bozma sebebine göre sanıkların TAHLİYELERİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadıkları takdirde derhal salıverilmelerinin ilgili yerlere en seri şekilde bildirilmesi için müzekkere yazılmasına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdiren … 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.03.2023 tarihinde karar verildi.