YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/16235
KARAR NO : 2023/998
KARAR TARİHİ : 28.02.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I.HUKUKÎ SÜREÇ
1. Gebze Cumhuriyet Başsavcılığının 07.09.2021 gün ve 2021/6352 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.01.2022 tarihli ve 2021/271 Esas, 2022/24 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi yollamasıyla 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca uyarınca neticeten 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 15.03.2022 tarihli ve 2022/506 Esas, 2022/499 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik yapılan istinaf başvurularının 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasındaki eksiklik tamamlanmak suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi; Sanığın suçu işleyiş şekli ve mağdurenin uğradığı zarar göz önünde bulundurularak temel cezanın üst sınırdan belirlenmesi ve Bakanlık lehine de vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Yapılan yargılama sonucunda Mahkemece; “Sanığın 2019 yılından başlayarak intikal tarihi olan 27.08.2021 tarihine kadar kadar, öz kızı olan ve on iki yaşından küçük bulunan ayrıca beden ve ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olan mağdureye yönelik olarak aynı suç işleme kararının icrası kapsamında farklı zamanlarda, mağdurenin vajinal, anal bölgeleri ile ağzına organ sokmak suretiyle zincirleme şekilde nitelikli cinsel istismarda bulunduğu”” şeklinde olayların gerçekleştiği kabulü yapılmış,
2. Yine Mahkemece “Gebze Adli Tıp Şube Müdürlüğünden alınan 06.09.2021 tarihli raporda, mağdurda darp cebir izi olmadığı, hymende saat kadranına göre 6 hizasında vajen duvarına kadar uzanım gösteren yırtık olduğu ve hymenin intakt olmadığı, anal sfinkter tonusu azalmış olduğu, anal pililerde hafif silinmeler olduğu bulgularının fiili livatanın maddi delillerinden sayılabileceği, mağdurun meydana gelen cinsel saldırı fiilinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olmadığı, cinsel saldırı eylemine karşı beden ve ruh bakımından kendisini savunabilir olmadığı hususlarının belirtildiği ve bu haliyle mağdur beyanı, müşteki ifadesi, mağdura ilişkin alınan adli tıp raporu, müşteki ve mağdur ile sanık arasında, mağdurun sanık aleyhine gerçek dışı beyanda bulunmasını gerektirecek bir husumetin bulunmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın atılı suçlamayı kabul etmediğine dair savunmaları yerine mağdur … annesi katılanın anlatımlarına itibar edildiği” gerekçesine binaen sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan yukarıda “HUKUKİ SÜREÇ ” başlığı altında yer alan şekilde hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği yalnızca hükümdeki 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasındaki eksikliğin tamamlanmak suretiyle düzeltildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
1.Dosya kapsamı ile ilk derece mahkemesinin gerekçesi dikkate alınarak mahkemece temel cezada alt sınırdan hüküm kurulması ve gerekçesinin oluş, dosya kapsamı ve Kanun’a uygun olduğu anlaşıldığından bu yöndeki temyiz istemi ile 271 sayılı Kanun’un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirdiği nazara alınarak katılan Bakanlık vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
2. Buna göre; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olup dosya kapsamı uyarınca evrelerde de sanığın savunma hakkının kısıtlanmadığı anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 15.03.2022 tarihli ve 2022/506 Esas, 2022/499 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.02.2023 tarihinde karar verildi.