Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/4215 E. 2023/1078 K. 02.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4215
KARAR NO : 2023/1078
KARAR TARİHİ : 02.03.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı 29.11.2013 tarihli iddianamesi ile sanığın beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılması istemiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci, altıncı fıkraları gereğince kamu davası açılmıştır.
2. Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.12.2014 tarihli ve 2013/428 Esas, 2014/214 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece; “13/09/2013 günü 14 yaşında olan mağdurun evde yalnız olduğu sırada daha önce mağdurun annesi ile aynı işyerinde çalıştıkları için tanıştıkları ve elektrikle ilgili evlerinde çalışma da yapan sanığın anne baba ve kardeşi evde yokken onların olmadığını mağdur söylediği halde eve girerek hazır bulunan kahvaltı sofrasına oturup kahvaltı yaptığı sonrasında sofrayı topladığı ve halen evden ayrılmayarak mağdurla sohbet etmeye çalıştığı bu durumun Türk örf ve adetleriyle bağdaşmadığı gibi sanığın tüm aşamalarda verdiği ifadelerinde çelişkili beyanlarının bulunduğu; emniyette verdiği ifadesinde “… Bir bardak su isteyerek içtiğini, tepsi üzerindeki kahvaltılıkları görünce mağdurun midesi ağrıdığı için yemediğini kendisinin yiyebileceğini söylemesi üzerine yemeğe başladığını, mağdurun telf ile oynadığını ve kendisinin tlf nosunu istediğini elektrik işi olursa arayacağını söylediğini, karşılıklı numaralarını kaydettiklerini, yedikten sonra kendisinin safrayı topladığını mağdurunda mutfağa götürdüğünü, kanepeye oturup mağdurun telefonunu incelediğini, odaya gidip interneti açan mağdurun sonrasında gelerek yanına oturduğunu. ” beyan ettiği halde sorguda alınan ifadesinde “… Kendisinden su istedim, su getirdi akabinde de yerde hazır bulunan sofradan biraz yiyecek aldım, sonra hiç bir sebep yokken mağdure birden bağırarak benden evden gitmemi istedi ben de çıkıp gittim,evin içinde iken cinsel anlamda bir temasımız olmadı sadece ben koltukta otururken kolumu kanepenin üzerinde açmıştım kendisi de buraya oturup koluma başını dayamıştı, …” şeklinde beyanda bulunduğu halde mahkemede alınan savunmasında ” …Ben kendisinden su istedim. Su getirdi, sonra da yerde kurulu olan yer sofrasına davet etti. Ben biraz atıştırdım. Sonra kanepeye oturdum. Mağdure de daha sonra gelip yanıma oturdu. Aramızda yaklaşık 10-15 cm mesafe vardı. Aramızda hiçbir şey geçmedi.. ” şeklinde beyanda bulunduğu; mağdurla sohbet etmeye çalışarak yaklaşıp cinsel arzularını tatmin etmek amacıyla elini mağdurenin omzuna attığı, saçlarını okşamaya başladığı, yanağından öptüğü, ayrıca mağdureyi dudağından öpmeye çalıştığı fakat mağdurenin buna izin vermediği, mağdurenin tepki vermesi üzerine şüphelinin evden ayrıldığı; sanık tarafından sonradan geliştirilen savunmada bahsi geçen borç tahsilatı için evlerine gittiği hususunun sübut bulmadığı gibi müdahil Halime tarafından sanığın avize takmadığı sadece elektrik anahtarları ve prizleri konrol ettiği herhangibir malzeme kullanmadığının ifade edildiği, aksinin sübuta ermediği gibi yaşananlara gerekçe de olamayacağı açık olup; Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı’nın 13/02/1014 gün, 564 sayılı mağdure hakkında düzenlenen raporda mağdurenin olay nedeniyle ruh sağlığının bozulduğunun rapor edildiği anlaşılmakla sanığın eyleminin 15 yaşından küçük çocuğun basit cinsel istismarı suçunu oluşturduğu kanaatine ulaşılmıştır.
5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince, 6545 sayılı Yasanın yürürlük tarihi de dikkate alınarak ve lehe olan yasanın belirlenmesi amacıyla yapılan inceleme ve uygulama sonucunda; Sanığın üzerine atılı 6545 sayılı Yasa ile değişik Türk Ceza Yasasının 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının lehe olduğu değerlendirmesiyle eylemin işleniş şekline ve sanığın sabıkasız kişiliğine göre 15 yaşını ikmal etmemiş çocuğa karşı cinsel istismar eylemi sübuta ermekle 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın duruşmalardaki hal ve tavırları lehine indirim sebebi kabul edilerek verilen cezadan 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sonuç ceza için başkaca takdiri ve kanuni indirim ve arttırıma yer olmadığına karar verilerek Adli Emanetin 2013/10699 sırasında kayıtlı bir adet CD’nin delili olarak dosyasında muhafazasına dair oyçokluğuyla aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.” gerekçesiyle karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Mağdurenin aşamalardaki samimi anlatımları, savunma ile tüm dosya kapsamına göre olay günü sanığın, mağdurenin saçlarını okşayıp yanağından öpmesi ve dudaklarından öpmeye çalışması şeklindeki eylemlerinin kısa süreli, ani ve kesintili gerçekleşmesi nedeniyle sarkıntılık düzeyinde kaldığı ve 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi dikkate alınarak hüküm kurulması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.12.2014 tarihli ve 2013/428 Esas, 2014/214 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.03.2023 tarihinde karar verildi.