YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/34
KARAR NO : 2023/1716
KARAR TARİHİ : 27.03.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, özel hayatın gizliliğini ihlal, müstehcenlik
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat
Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.12.2018 tarihli ve 2017/5 Esas, 2018/546 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, dördüncü fıkrası, 43, 61 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca 30 yıl yıl hapis cezası, aynı Kanun’un 134 üncü maddesinden açılan davada 44 üncü maddesi uyarınca eylem müstehcenlik suçu kabul edilerek 226 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis ve 10.000 TL adlî para cezası, aynı Kanun’un 226 ncı maddesinin birinci fıkrasından açılan davada 44 üncü madde uyarınca eylem 226 ncı maddesinin beşinci fıkrası kabul edilerek bu madde ile 43 madde uyarınca 8 yıl 16 ay 15 gün hapis ve 25.000 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 18.03.2019 tarihli ve 2019/757 Esas, 2019/574 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik yapılan istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
3. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararının sanık müdafileri, katılan Bakanlık vekili ve mağdure vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 07.06.2022 tarihli ve 2021/27595 Esas, 2022/5693 Karar sayılı kararı ile özetle “Olayda hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuzun kötüye kullanılması bulunmadığı halde, 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile verilen cezanın aynı Kanun’un 103 üncü maddesinin (e) bendi ile artırılması, mevcut bilirkişi raporu ile dosya içeriği nazara alındığında mağdureye gönderilen müstehcen içerikli görüntülerin 5237 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları kapsamına girmediği gözetilerek 226 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince cezalandırılması gerekirken vasıflandırmada hataya düşülerek 226 ncı maddesinin beşinci fıkrası ile hüküm kurulması ve tüm dosya kapsamına göre suç tarihinde on beş yaşından küçük mağdurenin cinsel organına ait çektiği resimleri sanığın cep telefonuna gönderdiğine dair elde denetime elverişli görüntü bulunmadığı nazara alındığında her tarla şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı ve mevcut hali ile ilk derece mahkemesinin sübuta ilişkin kabulünün dosya içeriği ile çelişmesi” nedeni ile bozulmasına ve dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4. Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.10.2022 tarihli ve 2022/315 Esas, 2022/314 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 43, 61 inci maddesinin yedinci fıkrası, 53, 63 maddeleri uyarınca 30 yıl hapis cezası, müstehcenlik suçundan 226 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 43, 52 uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 2.000 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve özel hayatın gizliliği suçundan delil yetersizliği nedeni ile 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Davanın mağdurenin çelişkili beyanları esas alınarak açıldığı, sanığın cezalandırılması için yeterli delil bulunmadığı, sanığın başından beri tutarlı beyanları nazara alındığında hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği, mağdurenin sanığın kendisini kameraya çektiğini iddia etmesine rağmen beyanı dışında dosyada delil bulunmadığı, sanığın mağdurenin yaşı konusunda hataya düştüğü, mağdurenin küfürlü konuşması nedeni ile sanığın mağdureyi uyarması nedeni ile mağdurenin iftira attığı, mağdure sanık ile zorla ilişki yaşadığını iddia etmesine rağmen olayı ailesine anlatmaması ve şikayetçi olmaması hayatın olağan akışına uygun oladığı, olaylardan sonra bile sanığın evine gitmesi, sanık ile buluşmasının da olağan olmadığı, müştekinin de kızı için yalan söylemiş olabileceğini söylediği ancak bu ifadesinin dikkate alınmadığı, dinlenen mağdurenin arkadaşlarının da mağdurenin sanığın organ sokmak sureti ile birlikte olduğunu söylemediğini ifade ettikleri, bu durumda sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği, mağdurenin telefondaki mesajlardan sanığın mağdurenin isteği ve rızası dışında herhangi bir şey yapmadığının anlaşılacağı, telefon incelenmesine rağmen sanığın lehine olan mesajların dikkate alınmadığı, dosyada Akdeniz Üniversitesinden alınan raporda mağdurenin 19-20 yaşında olduğunun belirtildiği, Adlî Tıp Kurumundan alınan raporda da 15 yaş içinde olduğunun belirtildiği, mağdurenin olayların 2 yıl önce olduğunu iddia etmesine rağmen bu tür olayın 2 yıl boyunca görülüp duyulmamasının mümkün olmadığı, ceza verilirken alt sınırdan uzaklaşılmasını gerektirir durum bulunmadığı, mahkemenin somut gerekçe göstermediği, sanık hakkında 62 nci maddenin uygulanmamasının da hakkaniyete uygun olmadığına ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanık hakkında özel hayatın gizliliğinden beraat kararı verildiği, müstehcenlik suçundan ise 2.000 TL adlî para cezası verildiği, sanığın üzerine atılı suçlardan üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında; sanık …’in her ne kadar mağdurenin araba kullanmayı öğrenmek bahanesiyle kucağına oturduğunu sürtünmeye başladığını ve bu sebeple erkeklik organının uyandığını, mağdurenin kendisiyle ters ilişkiye girmek istediği kendisinin kabul etmediğini, kendisine hiç bir şekilde organ sokma eylemini gerçekleştirmediğini ve sadece mağdureye sürtünme yoluyla mağdurenin isteği doğrultusunda ilişkide bulunduklarını söylemiş ise de, mağdure beyanında sanığın mağdureyi eşinin kuzeni ile sevgili olduğunu annesine söyleyeceğinden bahisle tehdit ettiğini bu yüzden sanığın isteklerini yerine getirmek zorunda kaldığını cinsel yönden kendisine dokunmaya başladığı ve mağdurenin cinsel içerikli cdlerinin olduğu ve internette yayınlayacağını ifade etmesi nedeniyle kendisine cinsel istismarda bulunduğunu, buna yönelik olarak oral yönden 3-4 kez ilişkiye girdikleri yönündeki mağdurenin beyanları, bu beyanları doğrulayan Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünden gönderilen cd formatındaki rapor ve bu rapor kapsamında bilirkişiye tevdi edilerek alınan çözümleme raporu ile çözümleme raporunda örnek olarak bildirilen Tamer’in mağdureye gönderdiği 13.07.2016 tarihli mesajda: “Ya tamam sen ağzına bosalmami istiyorsun belli ki tadı hoşuna gitmiş hallederim bay” şeklindeki mesajı ile sanığın 19.11.2016 tarihinde mağdureyle oral yoldan cinsel birliktelik yaşadıklarına ilişkin soruşturma aşamasındaki ifadeleri ve yine rapor kapsamında tespit edilen mağdurenin sanığın tehdidi ile evden çıkmak zorunda kaldığına yönelik mesajlar, mağdurenin yaşadıklarını yazmış olduğu bir mektupta belirtmiş olması ve bu mektubu arkadaşı ….’ya vermesi sonrasında mektubu okuyan ….’nun bayılması ve mektubun ortaya çıkmasıyla olayın ortaya çıkış şekli ve mektup içeriği birlikte değerlendirildiğinde sanığın savunmalarına itibar edilmeyerek mağdurenin beyanlarının yukarıda belirtilen deliller kapsamında doğrulandığı kabul edildiğinden sanığın mağdureye yönelik değişik zamanlarda birden fazla kez organ sokmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı ve çocuğun basit cinsel istismarı suçlarını işlediği kabul edilmiş,
2. Sanık … hakkında mağdure Kader’e ait fotoğraflarını kendisine çektirerek göndermesini sağladığı yönündeki mağdurenin beyanlarını siber suçlarla mücadele müdürlüğünce gönderilen rapordaki mesaj içeriklerinden 2016 yılı Haziran Temmuz aylarında değişik zamanlarda birden fazla kez mağdurenin çıplak fotoğraflarının kendisine gönderilmesini sağlayarak bu görüntülerin üretiminde çocuk olan mağdureyi kullandığı bu durumun dosya kapsamında yer alan siber suçlarla mücadele şube müdürlüğünden gönderilen CD formatındaki rapor içeriğinde mevcut bulunduğu, her ne kadar sanığın telefonunda bu kayıtlara ulaşılamadığı rapor edilmiş ise de mağdurenin telefonundan elde edilen verilerde bu bilgiye ulaşıldığından mahkememizce daha önce verilen karar da eylemin 5237 sayılı Kanun’un 44 üncü maddesi gereğince 5237 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesi kapsamında kaldığı değerlendirilerek hüküm kurulmuş ve bu hüküm Yargıtay 9. Ceza Dairesince denetime imkan verecek şekilde fotoğrafın bulunmadığından bahisle bozma kararı verildiği ve mahkememizce bozma kararına uyulduğu gözetildiğinde; mağdureye ait denetime elverişli görüntü bulunmadığı da nazara alındığında sanığın mahkumiyetine yeterli kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden (özel hayatın gizliliği suçundan dolayı şikayetten vazgeçilmiş olması da gözetilerek) eylemi sabit görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine karar verilmiş,
3. Siber suçlarla mücadele müdürlüğünce gönderilen rapordaki mesaj içeriklerinden 2016 yılı Haziran Temmuz aylarında değişik zamanlarda 15.11.2018 tarihli bilirkişi raporundaki 07.07.2016 tarihinden 03.10.2016 tarihine kadar sanığın mağdureye whatsapp üzerinden birçok porno göndererek mağdurenin bu görüntüleri izleyip yorumlamasını istediğinin bilirkişi raporuyla anlaşılmış olması sebebiyle sanığın müstehcen içerikli videoları değişik zamanlarda mağdureye izlettiğinin anlaşıldığı ancak mağdure tarafından sanığa gönderilen kendisine ait müstehcen nitelikteki fotoğrafları denetime elverişli olacak şekilde bulunmamasından dolayı sanık tarafından bu fotoğrafların mağdureye geri gönderilmesi şeklindeki tespitler sebebiyle 5271 sayılı Kanun’un 226 ncı maddenin üçüncü ve dördüncü fıkralarının şartlarının oluştuğunun tespit edilemediği yine gönderilen videolarda çocuk, ölmüş hayvan, ölmüş insan bedeni gibi görüntülerin de bulunduğunun da tespit edilememiş olması sebebiyle eylemin 5237 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında kaldığı kabul edilmekle; sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince cezaladırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Özel Hayatın Gizliliği Suçu Yönünden
Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.10.2022 tarihli ve 2022/315 Esas, 2022/314 Karar sayılı kararında kabul ve takdir kılınmış beraat hükmü usul ve Kanun’a uygun bulunduğundan, katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz talepleri reddedilmiştir.
B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı ve Müstehcenlik Suçları Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin ve katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.10.2022 tarihli ve 2022/315 Esas, 2022/314 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.03.2023 tarihinde karar verildi.