Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2023/5975 E. 2023/10856 K. 05.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5975
KARAR NO : 2023/10856
KARAR TARİHİ : 05.07.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/115 E., 2022/648 K.
KARAR : Davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddi, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 9. … Mahkemesi
SAYISI : 2018/612 E., 2020/211 K.
BİRLEŞEN DAVA
MAHKEMESİ : … 20. … Mahkemesi
SAYISI : 2019/301 E., 2019/271 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davalı nezdinde personel uzmanı olarak çalıştığını, son aylık ücretinin 1.800,00 USD olduğunu ve yılda 2 maaş sadakat primi, barınma ve günde 3 öğün yemek karşılığında 21.03.2016 – 29.09.2017 tarihleri arasında çalıştığını, fazla çalışma yaptığını, iki haftada bir gün cuma günleri istirahat edildiğini, diğer günler çalışıldığını, Ramazan bayramları ve Kurban bayramlarının birinci günleri dışında diğer … bayram ve genel tatil günlerinde çalışıldığını ancak karşılıklarının ödenmediğini ileri sürerek fazla çalışma, … bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.

2. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; ödenmeyen sadakat primlerinin olduğunu ileri sürerek sadakat primi alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def’inde bulunarak, davacının son ücretinin 1.200,00 USD olduğunu, müvekkili Şirkette sadakat primi uygulaması olmadığını, davacının bütün alacaklarının ödendiğini, bordrolardan ve davacının imzaladığı ibranameden bu durumun anlaşıldığını belirterek asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 21.03.2016-29.09.2017 tarihleri arasında davalı yanında en son aylık 1.800,00 USD ücretle çalıştığı, dosyaya sunulan puantaj kaydı, işe giriş çıkış çizelgesi veya benzeri işyeri kaydı bulunmadığından, dinlenen tanık beyanlarına göre davacının ödenmeyen fazla çalışma, … bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacaklarının bulunduğu, işyerinde sadakat primi uygulamasının olduğu ve davacının ödenmeyen sadakat primi alacağının olduğu gerekçeleriyle asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili; davacı tanıklarının beyanlarına göre yemek molaları hariç davacının günde 10 saat çalıştığını, 15 günde bir cuma günü tatil yapıldığını, dinî bayramlarda birinci günü tatil yapılıp diğer günler çalışıldığını, resmî bayramların tamamında çalışıldığını, hesaplamaların eksik yapıldığını, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin bir kısmının davacı üzerinde bırakılmasının hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılması ve davanın tümden kabulüne karar verilmesi istemiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

2. Davalı vekili; müvekkiline ait işyerinde sadakat primi gibi bir uygulamanın söz konusu olmadığını, çalışma bölgesindeki koşulların ağırlığından ötürü zaman zaman teşvik amaçlı yahut performans niteliğinde … seferlik prim ödemeleri yapıldığını, davacı tarafından sunulan müvekkilinin imza ve kaşesini taşımayan, belgeye ve davacı ile menfaat birlikteliği olan tanık beyanlarına dayalı olarak sadakat primi alacağına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, ibranamenin fesihten sonra alındığını ve karşılığının bankaya yatırıldığını, davacı tanıklarının davalıya karşı davaları bulunduğundan beyanlarının dikkate alınamayacağını, olumsuz koşullar nedeniyle şantiyenin 4 kez tahliye edildiğini, bu dönemlerin hesaplamada dışlanmadığını, davacının ücretinin 1.200,00 USD olduğunu, 21.03.2016-29.09.2017 tarihleri arasında 27,5 gün … bayram ve genel tatil bulunduğu kabul edilmiş ise de; 2016 yılı için 11 gün 2017 yılı için ise 9 gün … bayram ve genel tatil çalışmasının bulunduğunu, primin ilgili dönemdeki ücretine göre hesaplanması gerektiğini, artık yıllar için uygulanan kıstelyevm hesaplamanın dayanağının bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi istemiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tanıklarının beyanlarından davacının günde ara dinlenmeler düşüldükten sonra 10 saat çalıştığı, kesinleşen emsal kararlar ve tüm dosya kapsamından davacının haftanın 6 gününde fiilen 10 saat çalıştığı, haftada ise 15 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek yapılan hesaplama doğrultusunda hüküm kurulması gerektiği, davacının ödenmeyen … bayram ve genel tatil ile hafta tatili ve sadakat primi alacaklarının bulunduğu, işçilik alacaklarının yabancı para olarak talep edildiği davalarda harç ve vekâlet ücretinin karar tarihindeki … Cumhuriyet … Bankası (TCMB) efektif satış kuru üzerinden hesaplanması gerektiği, karar tarihindeki TCMB … doları efektif satış kurunun 18,6659 TL olduğu gerekçeleriyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki gerekçelere ek olarak gerek … sözleşmesi gerekse mutad işyerinin … olması sebebiyle uyuşmazlığa … kanunlarının uygulanması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk, davacının davaya konu ettiği sadakat primi, fazla çalışma, … bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı ile bu alacakların hesaplanmasına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 370 ile 371 inci maddeleri.

2. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un (5718 sayılı Kanun) 24 ve 27 nci maddeleri.

3. 4857 sayılı … Kanunu’nun 41, 44, 46, 47 nci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. 5718 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre hukuk seçimi, taraflarca açıkça yapılabileceği gibi zımni olarak da yapılabilir. Yabancılık unsuru taşıyan bir … sözleşmesinin varlığı karşısında, … hukukuna göre açılmış bir davada davalı tarafça en geç cevap dilekçesi ile yabancı hukukun uygulanması gerektiği yönünde itirazda bulunulmaması yahut en geç ön inceleme duruşmasında tarafların hukuk seçimi konusunda anlaşmamış olmaları durumunda uyuşmazlığa uygulanacak olan hukukun … hukuku olarak zımnen seçilmiş olduğunun kabulü gerekir. Buna göre somut uyuşmazlığa … hukukunun uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

3. Somut uyuşmazlıkta, dosyada ” ibraname-feragatname” başlıklı belgede “eylül 2017 fazla mesai ödemesi” açıklamasıyla 632,00 USD davacının tamamen ve nakden aldığının yazılı olduğu belge bulunmaktadır. Banka kayıtlarında da davacıya 13.10.2017 tarihinde ücret ödemesi açıklamasıyla “ibraname-feragatname” başlıklı belgede yazan alacak kalemlerine ilişkin ödemeler yapıldığı anlaşılmaktadır. Buna göre fazla çalışmaya ilişkin miktar içeren ibranamenin ve banka kaydının dikkate alınarak ödenen miktarın yapılan hesaplamadan mahsup edilmesi gerekmektedir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.