Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/19075 E. 2022/15538 K. 28.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/19075
KARAR NO : 2022/15538
KARAR TARİHİ : 28.11.2022

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Davacı … vekili Av. … tarafından, davalı … aleyhine 04/01/2021 tarihli dilekçe ile trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine Uyuşmazlık Hakemince yapılan inceleme sonucunda; davanın kabulüne dair verilen karara davalı vekilinin itirazı üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine dair verilen 20/05/2021 tarih ve 2021/İHK-12331 sayılı kararın taraf vekillerince süresi içinde temyiz edilmesi üzerine davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya incelendi, gereği görüşüldü.

K A R A R

Davacı vekili; 02/02/2019 tarihinde davalıya trafik sigortalı aracın, davacının sürücüsü olduğu araçla karıştığı kazada davacının yaralanarak %10 oranında maluliyeti oluştuğunu, iyileşme süresinin 6 ay olduğunu, davalıya başvurulmasına karşın cevap verilmediğini belirterek, belirsiz alacak davası olarak 5.000,00 TL sürekli ve 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 5.100,00 TL tazminatın 08/01/2020 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 25/02/2021 tarihli miktar artırım dilekçesiyle talebini toplam 41.415,71 TL’ye artırmıştır.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince; davanın kabulü ile 35.959,28 TL sürekli ve 5.456,43 TL geçici iş göremezlik olmak üzere toplam 41.415,71 TL tazminatın 21/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı davalı vekili itiraz yoluna başvurmuştur. İtiraz Hakem Heyetince; davalının itirazının reddine karar verilmiş; karar, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacının temyizi yönünden; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı davacı vekili tarafından itiraz edilmemiş olmasına, İtiraz Hakem Heyetince de davalı vekilinin itirazlarının reddedilmiş olmasına ve hükmedilen miktarın değişmemiş olmasına göre davacı vekili artık temyize gelemeyeceğinden davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalının temyiz istemleri yönünden yapılan incelemede;
a) Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve özellikle davacı vekili tarafından tahkim yoluna başvurulmadan önce zararın kapsamının belirlenmesi için gerekli tüm belgelerle birlikte davalıya gerekli başvurunun yapıldığı dikkate alındığında davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazının yerinde görülmemesine, konusunda uzman bilirkişi tarafından oluşa ve dosya kapsamına uygun olarak düzenlenen rapordaki kusur tespitinin benimsenmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına, tahkim başvurusu öncesi davalıya da iletilen maluliyet raporuna davalının herhangi bir itirazının olmaması, davalının başvuruya cevap vermemesi, hesap raporunun tebliğine karşın itiraz ve beyanda bulunmaması dikkate alındığında davalının yeniden maluliyet raporu alınmasına ilişkin temyiz itirazının yerinde görülmemesine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
b) Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda; Uyuşmazlık Hakem Heyetince kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına 6.184,04 TL vekalet ücretine hükmedilmiş; davalı vekilinin İtiraz Hakem Heyeti nezdinde vekalet ücretine yapmış olduğu itirazı reddedilmiştir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesinin (17) numaralı fıkrası ve 19/01/2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 6. maddesi ile adı geçen Yönetmelik’in 16. maddesine eklenen 13. fıkra uyarınca tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 17. maddesi (2) numaralı fıkrasına göre de Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarifenin üçüncü kısmına göre nispi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nispi ücretin beşte birine hükmedilir.
Açıklanan nedenlerle; Uyuşmazlık Hakem Heyeti’nce davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16. maddesinin (13) numaralı fıkrasının uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 13. maddesi ve AAÜT’nin 17. maddesi gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, kararın 6100 sayılı HMK’nın 370. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, (2-a) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazının reddine, (2-b) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının hüküm kısmının 3. bendinde yer alan “6.184,04 TL” rakamı çıkartılarak yerine “4.080,00 TL” rakamının yazılmasına ve kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalıya geri verilmesine 28.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.