Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/15291 E. 2023/2128 K. 10.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15291
KARAR NO : 2023/2128
KARAR TARİHİ : 10.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kesin kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyize tabi hale gediği, anılan Kanun’a eklenen geçici 5 nci maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde temyiz talebinde bulunduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. …. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.01.2018 tarihli ve 2017/51 Esas, 2018/1 sayılı kararı ile

sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 7 inci maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesi 2 nci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesi, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu, yedinci ve sekizinci fıkraları, 221 inci maddesinin beşinci fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

B. … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 22.03.2018 tarihli ve 2018/342 Esas, 2018/529 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

C. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 04.10.2021 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;

1. Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna,

2. Eksik araştırma ve incelemeyle karar verildiğine,

3. Sanığın dini saikle katıldığı toplantı tarihlerinde FETÖ diye bir terör örgütün ve suç işleme kastının bulunmadığına,

4. Tüm bildiklerini anlatan sanık hakkında etkin pişmanlık nedeniyle yapılan indirimin yetersiz olduğuna, cezasızlık indirimi uygulanması gerektiğine,

5. Temyiz dilekçesinde belirtilen ve sair hususlara,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Suç tarihi ve öncesinde sözleşmeli subay olarak görev yapan sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile ilk irtibatının lise son sınıfta …’de dershaneye gitmesiyle başladığı, örgüt evlerine gittiği, dini faaliyet görünümü altında örgüte bağlılık sağlayabilmek için yapılan risalei nur okuma, fetullah gülenin kitaplarının okunması gibi faaliyetlere katıldığı, daha sonra … Üniversitesi İktisat Fakültesinde öğrenime devam ettiği, örgüt evlerinde kaldığı, bir dönem örgüt içinde ev abiliği diye tarif edilen faaliyeti de yürüttüğü, örgüt mensuplarının yönlendirmesi ile 2012-2013 yıllarında

Kara Kuvvetleri Komutanlığı sözleşmeli subaylık eğitimine başladığı, orada da örgüt mensuplarınca kendisine ulaşıldığı, irtibat kurulduğu, kendisinden sorumlu cemaat abisi diye adlandırılan kişinin sorumluluğuna ve denetimine geçtiği, örgüt evlerinde buluştuğu, evde örgütsel faaliyet yaptıkları, 2014 yılında …’de (Uzunköprü) göreve başlayıncaya kadar bu şekilde irtibatının devam ettiği, …’de göreve başlar başlamaz örgüt mensupları ile irtibat kurduğu ve mahrem imam diye tarif edilen örgüt mensuplarınca kontrol altına alındığı, Uzunköprü’de de yukarıda anlatılanlara benzer örgütsel faaliyetlere katıldığı, maaşından himmet adı altında örgüte para yardımında da bulunduğu, 2016 yılı Mayıs Şırnak’a tayin olduğu, örgütle irtibatını kestiğini sanığın beyan ettiği, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak isteyen sanığın bildiklerini anlattığı, örgüt içerisinde örgütle bağlantısı olan kişilerin isimlerini verdiği, örgütün faaliyeti ve yapısı hakkında bildiklerini anlattığı, örgüt yapılanması içerisinde kod isimlerini bildiği ancak açık kimlik bilgilerini bilmediği örgüt sorumluları ile gizlilik içerisinde “sohbet” adı verilen faaliyetlere katıldığı, örgütün subay yapılanması içinde yer aldığı, bu şekilde fetö/pdy ile arasında organik ve sıkı bir bağ olduğu, örgütün bir üyesi olduğu, halen görevi başında iken yakalandıktan sonra etkin pişmanlıkta bulunarak atılı eylemleri de ikrar ettiği, örgütün yapısı ve faaliyeti hakkında beyanlarda bulunduğu ve bir kısım örgüt üyelerinin yakalanmasını, bir kısım örgüt üyelerinin ise belirlenmesini sağladığı, iddianamede de bu hususun belirtildiği; bu şekilde üzerine atılı terör örgütü üyeliği suçunu işlediği ve etkin pişmanlık gösterdiği sabit olmakla silahlı terör örgütüne üye olma suçundan eylemine uyan 3713 sayılı Kanun’un 7/1 maddesi yollaması ile Türk Ceza Kanunu’nun 314/2, Terörle Mücadele Kanunu’nun 5/1, TCK’nın 221/4 maddesinin son cümlesi uyarınca suçun işleniş şekli, örgütün niteliği, sanığın örgütteki konumu ve faaliyetleri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı sanığın subay olarak görev yaptığı ancak örgütten ayrılmaya çalıştığı hususları dikkate alınarak alt sınırdan cezalandırılmasına karar verilmiş, TCK’nın 221 inci madde de düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinde aynı Kanun’un 4 üncü fıkrasında kişinin örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vermesi ve bu bilgileri yakalandıktan sonra ilgili birimlere aktarması halinde hakkında verilen cezadan 1/3’den 3/4’e kadar indirim yapılacağı amir hükmü gereğince sanığın vermiş olduğu bu bilgileri mahkemede de tekrarladığı anlaşıldığından sanık hakkında takdiren 2/3 oranında indirim yapılmak suretiyle etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandırma cihetine gidilmiş, sanık uzun yıllar bu silahlı terör örgütünün içinde bulunmuş, subay olarak görevi gereği bu terör örgütünü en iyi bilebilecek kişilerden olmasına rağmen değişik çekincelerler örgüt içinde kalmaya devam etmiş olmakla hakkında TCK’nın 221/3 maddesi ile 221/4 maddesinin birinci cümlesinin uygulanmadığı anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda,

“1-) Sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulandığı (2) numaralı hüküm fıkrasındaki “ve 221/5” ibaresinin hükümden çıkartılmasına,

2-) Hükmün sonundaki (7) numaralı hüküm fıkrasından sonra gelmek üzere ” 8- TCK’nın 221/5. maddesi uyarınca sanığın 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına”

Şeklindeki ibarelerin eklenmesine,

Karar verilmek suretiyle, CMK’nın 280/1.a-son ve 303. maddeleri uyarınca, sair yönleri aynen bırakılan hükmün “Bölge Adliye Mahkemesi tarafından düzeltilmesi dışında bir isabetsizlik bulunmadığı” belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE

A. Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasa’sının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.

B. Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, örgütle dershane döneminde tanışan, örgüte ait evlerde kalıp bir dönem ev abiliği yapan, örgüt mensuplarının yönlendirmesi ile Kara Kuvvetleri Komutanlığı sözleşmeli subaylık eğitimine başlayıp kendisinden sorumlu cemaat abisi diye adlandırılan kişi ile örgüt evlerinde buluşup örgütsel faaliyetler yapan, 2014 yılında …’de göreve başlayınca da mahrem imam diye tabir edilen örgüt mensupları kontrolünde örgütsel faaliyetlere katılan, maaşından himmet adı altında örgüte para yardımında da bulunan ve savunmalarında bildiklerini anlatıp etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini ifade eden ve örgüt içerisinde örgütle bağlantısı olan kişilerin isimlerini veren, örgütün faaliyeti ve yapısı hakkında bildiklerini anlatan, örgüt yapılanması içerisinde kod isimlerini bildiği ancak açık kimlik bilgilerini bilmediği örgüt sorumluları ile gizlilik içerisinde “sohbet” adı verilen faaliyetlere katılan, örgütün subay yapılanması içinde yer alan sanığın anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.

C. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır.

TCK’nın 221/4 üncü fıkrasının 2 nci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığım söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 Esas 2015/1292 Karar 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 Karar).

TCK’nın 221/4 üncü fıkrasının 2 nci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı

öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir.

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde,

Soruşturma aşamasında verdiği ifadelerinde örgüt içerisinde tanıdığı şahısları teşhis edip örgütsel faaliyetleri ile ilgili bildiği her şeyi anlatan ve duruşmada da bu beyanlarını tekrarlayan sanığın, hakkında soruşturma başlatılıp yakalandıktan sonra etkin pişmanlık beyanlarını sunduğu, örgütte kaldığı süre ve konumu itibarıyla örgütün yapısı, faaliyetleri, örgüt yapılanması ve mensupları ile ilgili verdiği ve kovuşturma sonuna kadar özü itibariyle dönmediği bilgilerin faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulunulan aşama da gözetilerek sanığın cezasında üst hadden indirim yapılması gerekirken fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 22.03.2018 tarihli ve 2018/342 Esas, 2018/529 sayılı kararı ile sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda etkin pişmanlık hükümleri gereği sanığın cezasında indirim yapılırken uygulanan kanun maddesinin amaç ve gerekçesi ile orantılılık ilkesi çerçevesinde belirlenen ceza üzerinden dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun olarak üst hadden indirim yapılması gerekirken yazılı şekilde uygulama ile fazla ceza tayini bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca …. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.04.2023 tarihinde karar verilmiştir.