YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/18540
KARAR NO : 2022/15788
KARAR TARİHİ : 29.11.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki hakem kararına itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı itirazın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, 11.06.2017 günü meydana gelen ve davacının motosiklet sürücüsü olduğu çift taraflı trafik kazasında davacı …’ın yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 5.001,00 TL iş göremezlik zararının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiş, bilirkişi raporuna göre ıslahla talep miktarını 53.335,00 TL olarak artırmıştır.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; kabulü ile 49.123,00 TL sürekli iş göremezlik zararı ile 4.212,00 TL geçici iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 53.335,00 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınmasına karar verilmiş; karara davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazlarının kısmen kabulü ile davacının %20 kusuru dikkate alınarak 39.298,00 TL sürekli iş göremezlik zararı ile 3.369,00 TL geçici iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 42.667,00 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınmasına karar verilmiş, İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde,zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Genel Şartlar Ek. 6. maddesine göre 30.03.2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Eldeki dosyada; kaza sonrası Sütçü İmam Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen raporda, maluliyet oranı %5 olarak belirlenmiştir. Kaza tarihi olan 11.06.2017 tarihi itibariyle Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri geçerli olup, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen raporun karara esas alınması doğru değildir.
O halde İtiraz Hakem Heyetine; davacının kaza tarihi ve sonrasındaki tüm tedavi evrakları da eklenerek, davacının muayenesi de yapılmak suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre yeni bir maluliyet raporu alınarak sonucuna göre (usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak) karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi bozmayı gerektirmiştir.
3- Somut olayda, İtiraz Hakem Heyeti tarafından, davacı yararına toplam 5.894,00 TL vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Sigortacılık Yasası 30/17 md. ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 Resmi Gazetede yayımlanarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin 13. fıkrasına “(13) (Ek:RG-19/1/2016-29598) tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.” hükmü eklenmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince verilen 27.04.2021 tarihli kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16.13 maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi(hesaplanan miktarın maktu ücretin altında kalması halinde maktu ücrete karar verilmesi) gerekirken yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 29.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.