Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/1105 E. 2023/3892 K. 05.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1105
KARAR NO : 2023/3892
KARAR TARİHİ : 05.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Katılan … hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 … maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu anlaşıldığından temyizi mümkün görülmemiştir.

Sanık … hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası

gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Osmancık Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.04.2016 tarihli ve 2015/201 Esas, 2016/273 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrası (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrası (d) bendi ve son cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Osmancık Asliye Ceza Mahkemesi kararının katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin 26.11.2020 tarihli ve 2020/12700 Esas, 2020/17355 Karar sayılı kararı ile mağdurun yaralanmalarına ilişkin yetersiz rapora istinaden eksik inceleme ile hüküm kurulması, kabule ve uygulamaya göre de eylemi neticesinde kasten yaralamanın birden fazla nitelikli hal ihlaline neden olan sanık hakkında hakkaniyete uygun ve sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi, hesap hatası ve maddi hata nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Osmancık Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.03.2022 tarihli ve 2021/520 Esas, 2022/145 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrası (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrası (c) ve (d) bentleri ve son cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan vekilinin temyiz istemi; kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulması gerektiğinden suç vasfına, haksız tahrik şartlarının oluşmadığına, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.

2. Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın eylemini silahtan sayılan taş ile gerçekleştirmediğine, alınan yetersiz raporlarla suç vasfının hatalı tayin edildiğine, ceza miktarına, haksız tahrik indiriminin yetersiz olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde katılan ile sanığın kardeşi … arasında hayvan otlatma meselesinden dolayı çıkan tartışmanın arbedeye dönüştüğü, bu sırada katılanın …’ı bıçakla basit tıbbî müdahale ile giderilebilir mahiyette yaraladığı, kardeşinin yaralandığını öğrenen sanık …’ın …’ı hastahaneye götürdükleri, hastane dönüşü katılanın sevk ve idaresindeki araç ile … ile sanık

Reşat’ın içerisinde bulundukları aracın yolda karşılaştıkları, sanık … ile katılan sanık … arasında …’ın bıçaklanmasından dolayı çıkan tartışmada sanığın taşla kafasına ve yüzüne vurarak katılanı yaraladığı anlaşılmıştır.

2. Sanık aşamalarda üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.

3. Katılan, sanığın kendisini taşla yaraladığını beyan etmiştir.

4. Olaya ilişkin bilgisi ve görgüsü olan tanık beyanlarının dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır.

5. Katılan hakkında tanzim olunan adlî muayene raporlarında kafa içi ile iştirakli vücut fonksiyonlarına ağır (4). derecede etkili kemik kırığına (orbita superior duvar kırığı, frontal kemik kırığı, zigomatik kemik kırığı, nazal fraktür, styloid kemik kırığı) sebep olan yaralanmasının yaşamını tehlikeye soktuğu, basit tıbbî müdahale ile giderilebilecek nitelikte olmadığı, sağ üst 2. kesici diş ile sağ alt kanin diş kaybına neden olan yaralanmasının ise yüzde sabit iz niteliğinde olduğu bildirilmiştir.

IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, tanık beyanları ile katılan hakkında tanzim olunan adlî raporlar karşısında sanığın eylemini silahtan sayılan taş ile gerçekleştirdiğinin sabit olduğu, eylem neticesinde katılanın bir adet yaralanmasının hayati tehlike oluşturduğu, diğer yaralanmalarının yaşamını tehlikeye sokmadığı ciddi bir engel hal bulunmadığı halde eylemine son veren sanığın öldürme kastı ile hareket ettiğinin kesin ve net olarak saptanamadığı gözetilirek suç vasfının kasten yaralama olarak tespit edilmesi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanığın eylemi neticesinde katılanın hayati tehlike geçirecek, yüzde sabit ize neden olacak ve kemik kırığı oluşturacak şekilde yaralandığı anlaşıldığından temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılmasının isabetli olduğu, sanığın eylemini katılanın kardeşi …’ı bıçaklamasından duyduğu tahrik altında gerçekleştirdiği, katılanın eyleminin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen tahrik indirim oranının isabetli olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında bulunduğu yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından, katılan vekilinin ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
1. Katılan … Hakkında Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Yönünden Yapılan İncelemede
Katılan hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin

belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmakla, dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,

2. Sanık … Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yapılan İncelemede
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Osmancık Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.03.2022 tarihli ve 2021/520 Esas, 2022/145 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.06.2023 tarihinde karar verildi.