Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/8682 E. 2023/3870 K. 05.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8682
KARAR NO : 2023/3870
KARAR TARİHİ : 05.06.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli kasten öldürme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Temyiz incelemesi, 1412 sayılı Kanun’un 318 … maddesi uyarınca hükmolunan ceza miktarı ve sanık müdafiinin yasal süresindeki istemi nedeniyle duruşmalı olarak yapılmakla, gereği düşünüldü;

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.11.2016 tarihli ve 2015/512 Esas, 2016/374 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında maktullere yönelik nitelikli kasten öldürme suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca iki kez müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

2. Bakırköy 9.Ağır Ceza Mahkemesi kararının katılan … vekili ile sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 16.06.2021 tarihli ve 2018/2952 Esas, 2021/10700 Karar sayılı kararı ile;
“Oluşa ve dosya kapsamına göre; sanık …’nin olay günü, oğlu …’in, komşuları olan … tarafından öldürülmesi nedeni ile açılan, …’in asıl fail, maktuller … ve … ‘nın ise öldürme olayının azmettireni olarak yargılandıkları Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin, 2010/388 Esas sayılı dosyasının duruşmasına katılmak için, yanında damadı olan sanık …, …’ın babası sanık … ve diğer akrabaları ile birlikte adliyeye gittiği, kendi beyanı ile de sabit olduğu üzere, giderken yanına ruhsatsız tabanca aldığı ve tabancayı polis kontrolünde bulunmaması için önce otoparkta araç altına saklayarak binaya giriş yaptığı, güvenlik nedeniyle duruşma salonuna tek olarak giren sanık …’nin, duruşmada çıkan olay sonrası, henüz duruşma bitmeden salondan ayrılarak … ile birlikte otopark kısmında bulunan kafeye gittikleri, kısa bir süre sonra güvenlik refakatinde çıkan maktullerin de ticari taksiye binerek adliyeden ayrıldıkları, taksinin adliyenin hemen çıkışındaki kırmızı ışıklarda durması üzerine, kabule göre önce kimliği belirlenemeyen bir şahsın, sonrasında ise sanık …’in işareti üzerine, … ve kendisinin sırayla maktullerin bulunduğu taksiye doğru gittikleri, sanıklar … ve …’in gelmesi üzerine, maktul …’ın taksiden inerek taraflarla tartışmaya başlayarak maktulleri oyaladıkları, bu sırada sanık …’nin arkadan gelerek, aksi ispat edilemeyen savunmasına göre, karşı taraftan zarar gelmemesi ve ruhsat işlemlerini halletmek için yanında bulundurduğu ruhsatsız tabancası ile önce … …’a, akabinde de taksi içinde bulunan …’e birden çok kez ateş etmek suretiyle, her iki maktulün de ölümüne sebebiyet verdiği olayda;
1) Sanıklar … ve …’in kasten öldürme eylemine ortak suç işleme kararına bağlı olarak, fiil üzerinde müşterek hakimiyet kurmak suretiyle katıldıkları anlaşılmakla, TCK’nın 37/1 maddesi uyarınca sorumlu tutulmaları yerine aynı kanunun 39. maddesine göre cezalandırılmaları suretiyle eksik ceza tayini,
2) Sanık …’nin, önceden belli olan duruşma gününde, adliyeye girerken aranacağını bildiği halde suç aleti olan silahı yanında getirerek otoparkta gizlemesi nazara alındığında, sanığın suç işleme kararını önceden verdiği, karar ile fiilin icrası arasında makul sürenin geçtiği, sebat ve ısrarla kararından dönmediği anlaşılmakla, tasarlayarak kasten öldürme suçunun koşullarının bulunduğu gözetilmeksizin, sanıkların TCK’nın 82/1-a-j maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi yerine suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde TCK’nun 82/1-j maddesi uyarınca cezalandırılmalarına karar verilmesi,”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.05.2022 tarihli ve 2021/456 Esas, 2022/309 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında maktullere yönelik nitelikli kasten öldürme suçlarından, 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a-j) bentleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca iki kez müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
1. Kan gütme saikiyle öldürme suçunun yasal koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle suç niteliğine,
2. Haksız tahrikin varlığına,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Maktuller ve sanığın mensup olduğu ailelerin Büyükçekmece ilçesi Esenyurt mahallesindeki komşuluk ilişkisinden kaynaklanan bir sınır ihtilafı bulunduğu, iki aile arasında ihtilaflı olan arsa üzerine bina yapılması ve buna bağlı olarak aileler arasında yaşanan bir otomobil park etme meselesi nedeniyle sanık …’nin oğlu olan … ile maktul … arasındaki tartışmaya müdahale eden …’in eşi ve maktul …’ın damadı olan …’in suçta kullandığı tabanca ile …’i öldürdüğü ve … … ile …’in olayın faili …’i kasten öldürme suçuna azmettirdikleri iddiasıyla kamu davası açıldığı, davanın Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkeme’sinin 2010/388 esas sayılı dosyasına kaydedildiği, sanık …’nin, oğlu …’in … tarafından öldürülmesinden her iki maktulu sorumlu tuttuğu ve her iki şahsı da öldürerek oğlunun intikamını almaya karar verdiği, yaptığı plan doğrultusundan maktullerin sanık olarak yargılandığı Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya geldikleri gün gerçekleştirmeye karar verdiği, bu kararını icra etmek amacıyla temyiz dışı sanıklardan damadı … ile onun babası … ile birlikte bir öldürme planı hazırladığı, bu amaçla temin ettiği tabancayı adliye içerisine sokması mümkün olmadığından adliye otoparkına bıraktığı araç içinde olay sırasında kolayca erişebileceği bir şekilde sakladığı, duruşma sonrası otopark kapısına kadar güvenlik önlemi alan polislerin nezaretinde çıkan maktullerin … plakalı ticari taksiye binerek hareket ettikleri, maktullerin içinde bulunduğu taksi trafik ışıklarında durduğu sırada, sanık …’in işareti üzerine, … ve kendisinin sırayla maktullerin bulunduğu taksiye doğru gittikleri, sanıklar … ve …’in geldiklerini fark eden, maktul …’ın taksiden inerek onlarla tartışmaya başladığı, sanıkların bu tartışma bahanesiyle maktulleri oyalayarak sanık …’nin aracın yanına kadar gelmesini sağladıktan sonra, sanığın, yaptıkları plan gereği sakladığı araç içerisinden aldığı suçta kullandığı tabancası ile önce aracın yanında ve ayakta olan maktul …’a sonra da taksi içerisinde arka koltukta oturmakta olan maktul …’e ateş ettiği ve her ikisini de otopsi raporlarında belirtilen biçimde öldürdüğü, silah sesleri üzerine çevreden gelen insanların oluşturduğu kalabalıktan istifade eden diğer sanıkların kalabalığın arasına karışıp olay yerinden kaçtıkları, sanık …’nin ise olaydan sonra tekrar beline koyduğu silahı ile birlikte olay yerine gelen güvenlik görevlileri tarafından yakalandığı olayda, sanığın oğlu …’in ölümüyle sonuçlanan husumetin bu olaydan sonra bir kan davası niteliği aldığı, her iki ailenin yaşadığı sosyal çevre, mensubu oldukları kültür ve çevresel etkiler ile değer yargıları nazara alındığında, sanık …’nin maktulleri tasarlayarak kan gütme saiki ile öldürdüğü anlaşılmakla, sanık hakkında nitelikli kasten öldürme suçlarından uygulamalar yapıldığı, anlaşılmıştır.

2. Maktul … hakkında düzenlenen Adlî Tıp Kurumu Başkanlığının 18.02.2011 tarihli; “Kişinin ölümünün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı mandibula, klavikula ve kot kırığı ile birlikte iç organ ve büyük damar delinmesinden gelişen iç kanama sonucu meydana gelmiş olduğu”
Görüşünü içeren otopsi raporu dava dosyasında bulunmaktadır.

3. Maktul … hakkında düzenlenen Adlî Tıp Kurumu Başkanlığının 18.02.2011 tarihli; “Kişinin ölümünün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı kafatası, alt çene ve kot kemik kırıkları ile birlikte beyin kanaması, beyin doku harabiyeti; iç organ ve büyük damar delinmesinden gelişen iç kanama sonucu meydana gelmiş olduğu”
Görüşünü içeren otopsi raporu dava dosyasında bulunmaktadır.

4. Olay yeri inceleme raporu ve basit krokisi, uzmanlık raporları, Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/388 esas sayılı dosyasına ait evrak, kamera görüntüsü inceleme tutanağı, nüfus kayıtları ile tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır.

IV. GEREKÇE
Oluşa ve dosya kapsamına göre; sanık …’nin oğlu …’in maktul …’ın damadı, maktul …’in eşi olan temyiz dışı … tarafından öldürülmesi, sanık …’nin ise yaralanması eylemleri nedeniyle Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/388 esas sayılı dava dosyası kapsamındaki iddianame ile sanık … hakkında fail, maktuller … … ve … hakkında ise …’in eylemlerine yönelik azmettiren sıfatıyla kamu davalarının açıldığı, anılan dava dosyasında maktuller hakkında açılan kamu davalarının ölüm nedeniyle ayrı ayrı düşmesine karar verildiği anlaşılmakla; Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre, önceki öldürme suçuna fail, yardım eden veya azmettiren olarak iştirak edenlere karşı gerçekleştirilen öldürme eylemlerinin kan gütme saikiyle işlenmiş sayılamayacağı gözetilmeden sanık hakkında sadece 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile uygulamalar yapılması gerekirken, yazılı şekilde (j) bendi ile de uygulamalar yapılması ile Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/388 esas sayılı dava dosyasında sanık …’nin yaralanması ve oğlu …’in öldürülmesi eylemleri nedeniyle maktullerden sanığa yönelen ve haksız tahrik teşkil eden eylemlerin ulaştığı boyut dikkate alınarak, haksız tahrik nedeniyle cezadan indirim öngören 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi uyarınca sanık yararına makul oranda haksız tahrik indirimi uygulanmaması suretiyle fazla cezalar tayin edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.05.2022 tarihli ve 2021/456 Esas, 2022/309 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, “suç niteliği ve haksız tahrik” yönünden 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.06.2023 tarihinde karar verildi.

05.06.2023 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet savcısı …’ın huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafii Avukat …’ın yokluğunda 15.06.2023 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.