YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12890
KARAR NO : 2023/1436
KARAR TARİHİ : 29.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.09.2020 tarihli ve 2019/81 Esas, 2020/226 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.
2. Bu kararın Cumhuriyet savcısı (aleyhe) tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 19.01.2022 tarihli ve 2022/69 Esas, 2022/354 Karar sayılı ilâmıyla özetle;
“Sanığın kastının yoğunluğu, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı da dikkate alınarak, temel cezaya hükmedilirken cezada orantılılık ilkesi gereğince hakkaniyete uygun ve sonuca etkili şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.03.2022 tarihli ve 2022/65 Esas, 2022/172 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebebi, hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
1. Sanık ve mağdur arasında olay günü ilk haksız hareketin kimden geldiği tespit edilemeyen şekilde çıkan kavga sırasında, sanığın birden fazla bıçak darbesi ile mağdura saldırıp yaşamını tehlikeye sokacak bir duruma neden olacak şekilde yaralayıp eylemine kendiliğinden son vererek kaçtığı anlaşılmıştır.
2. Sanık savunması, mağdurun beyanları, tutanaklar, nüfus ve adlî sicil kayıtları ile diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.
3. İstanbul Adlî Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen, 18.03.2020 tarihli adlî muayene raporuna göre; “Mağdurun yaralanmasının yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olduğunun” tespit edildiği anlaşılmıştır.
4. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilmiş ve bozma gereğinin yerine getirildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 20.03.2015 yerine 25.03.2015 olarak hatalı gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.03.2022 tarihli ve 2022/65 Esas, 2022/172 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğu ile ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.03.2023 tarihinde karar verildi.
(M)
K A R Ş I O Y
1. Mağdur … ve tanık … tarafından doğrulanan sanığın savunması ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında çıkan tartışmada, mağdur …’ın bıçakla sanığın üzerine yürüyüp bıçağı savurduğu, ancak isabet ettiremediği, bunun üzerine sanığın bıçak çekerek mağduru beş yerinden bıçakladığı, mağdurun silahtan sayılan bahçıvan bıçağı ile sanığa saldırması, mağdur … hakkında silahla yaralamaya teşebbüs suçundan dava açılmış olması karşısında, sanık lehine haksız tahrik nedeniyle makul oranda cezai indirim yapılması yerine, yerleşmiş uygulamalara aykırı şekilde asgari oranda indirim yapılması suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
2. Adlî Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu raporunda, mağdur …’ın vücudunda, sol arka aksiller hatta iki adet, sol ön aksiller hatta bir adet, sol meme altında bir adet, sol arka yüzde bir adet olmak üzere toplam beş adet kesici delici alet yaralanması bulunduğu, sol göğüs ön ve yan duvarında tanımlanan üç adet kesici delici alet yaralanmasından en az birinin toraksa nafiz olup pnömotoraksa neden olduğundan şahsın yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğunun bildirildiği, tanık …’in; “Ben ve mahalleli araya girerek, tarafları ayırdık.” şeklinde beyanda bulunduğu,
Bu itibarla sanık …’nin elverişli vasıta olan bıçakla, mağdur …’ı dördü göğüs sol kısmına beşincisi de yine göğüs kısmına savurma nedeniyle sol kol üst kısmına vurduğu, göğüs kısmında meydana gelen yaralanmalardan en az birinin mağdurun yaşamını tehlikeye soktuğu, olay yerinde bulunanların aralaması nedeniyle engel hâl bulunduğundan, sanığın eyleminin insan öldürmeye teşebbüs yerine yaralama olarak kabulüne ilişkin sayın çoğunluğun görüşüne katılmamaktayım.
…