Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2022/14927 E. 2023/17962 K. 08.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14927
KARAR NO : 2023/17962
KARAR TARİHİ : 08.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … Asliye Ceza Mahkemesinin 14.01.2014 tarih, 2013/69 Esas, 2014/7 Karar sayılı ilamı ile sanık hakkında;
1. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, aynı maddenin dördüncü fıkrası, adı geçen Kanun’un 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
2. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları adı geçen Kanun’un 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
Karar verilmiştir.
B. Kararın sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 18 inci Ceza Dairesinin 12.11.2018 tarih, 2016/13696 Esas, 2018/14803 Karar sayılı ilamı ile sanığın aşamalarda suçu kabul etmediğine ilişkin beyanlarında; polislerin kendisine husumet duyduklarını savunduğu, asıl dövülenin kendisi olduğunu bildirdiği ve savunmasının, hakkında düzenlenen doktor raporu, tanık M.Y’nin beyanlarıyla desteklendiğinin anlaşılması karşısında, gerekçeli kararda tanıklar S.D. ile M.Y’nin beyanlarından hangisine üstünlük tanındığı tartışılmadan yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması, adli sicil kaydında yer alan mahkumiyetin kesin nitelikte adli para cezası olması karşısında tekerrür hükümlerinin uygulanmayacağı ve eylemlerini birden fazla görevliye karşı işlemesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması gerektiğinden bahisle cezayı aleyhe değiştirme yasağı da gözetilerek bozulmasına karar verilmiştir.
C. Bozma üzerine yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu … Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında;
1. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanunu’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, adı geçen Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası, 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine, 1 yıl 3 ay denetim süresi belirlenmesine,
2. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları adı geçen Kanun’un 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 8 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine, 1 yıl denetim süresi belirlenmesine,
Karar verilmiştir.
D. Tebliğname’de hükümlerin bozulması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği, bozma ilamının gereğinin tam olarak yerine getirilmediğine, olayda şikâyetçilerin sanığa yönelik kasıtlarının çok açık olduğuna, sanığın doktor raporu, kamera kayıtları ve tanık beyanlarının bunu ispatladığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, hakaret suçundan hüküm kurulurken uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrasının gösterilmesine, vesaire ilişkindir.
O Yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, hakaret suçunun aleni olarak işlenmesi nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay günü gece saatlerinde … Merkez’de … Bar isimli eğlence merkezinde kavga olduğu ihbarı üzerine polis memurları şikâyetçi ve katılanların olay yerine gittikleri, temyiz dışı sanıklar … ve …’nün bardan bağırarak dışarı çıktıkları, polis memurlarının durumu sorduğunda temyiz dışı sanıkların polislere hakarette bulundukları ve bu nedenle polis memurlarının bu sanıklara kimliklerini sorduğunda ise bu defa sanık …’nın gelerek polis memurlarına “Bırakın onları, beni alın sıkıysa.” diyerek polis memurlarının üzerine yürüdüğü, polis memuru M.A.’yı kolundan çekerek yere düşürdüğü, sonrasında temyiz dışı sanıkların da polis memurlarına saldırdıkları, katılanların sanıkları yakalamak için kovalarken olay yerinde kalan sanık …’nın, şikâyetçi U.K.’ye tekme atarak “Benim babam emniyet müdürü. Sizin hepinizi sinkaf ederim.” diyerek polis memuruna saldırdığı iddiasıyla açılan davada Yerel Mahkemece tanık beyanları, katılanlar ve şikâyetçinin anlatımları ve olay tutanaklarına göre sanığın her iki suçtan da mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Tüm dosya kapsamı, 31.08.2011 tarihli olay tutanağı, katılanlar ve şikâyetçinin iddialarının tanık beyanları ve katılan M.A. ile şikâyetçi U.K.’ya ait adli rapor ile doğrulanması karşısında, sanığın atılı suçları işlediği, tanık beyanlarına ve Mahkemece sanığın adli raporunda tespit edilen bulguların direnmesi nedeniyle kontrol altına alınması sırasında oluşabileceğine dair takdirinin yerinde görülmesine ve polis memurları hakkında soruşturma aşamasında kasten yaralama suçunda ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesine göre sanık müdafiinin temyiz isteğinin reddine karar vermek gerekmiş, sanık hakkında mahkûmiyet kararları verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Yönünden
Hakaret suçundan kurulan hükümde hakaretin alenen işlenmesi nedeniyle sanığın cezasında yapılan 1/6 arttırımın uygulanma maddesinin 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası yerine sehven adı geçen Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası olarak gösterilmesinin mahallinde düzeltilebilir nitelikte maddi hata olduğu bu nedenle bozmayı gerektirmediği anlaşılmış ve Cumhuriyet savcısının temyiz istemine bu nedenle iştirak edilmemiştir.
C.Diğer Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Sanığa yükletilen hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2. Sanık hakkında kurulan hükümlerde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen ilk hükümlerin sadece sanık müdafii tarafından temyiz edilip Özel Dairece bozulmasından sonra, “cezayı aleyhe değiştirme” yasağı gözetilmeden ve önceki hükümde her iki suçtan tayin edilen cezalardan daha fazla ceza miktarlarına hükmedilerek, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrasına muhalefet edilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (C) bendinin ikinci maddesinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hakaret suçuna ilişkin hüküm fıkrasına, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca netice hapis cezasının 1 yıl 2 ay’a indirilmesi ve görevi yaptırmamak için direnme suçuna ilişkin hüküm fıkrasına 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca netice hapis cezasının 8 ay’a indirilmesi ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.05.2023 tarihinde karar verildi.