YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12609
KARAR NO : 2012/2034
KARAR TARİHİ : 28.02.2012
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, maliki oldukları 28 nolu bağımsız bölümün …’in ekonomik sıkıntısı nedeniyle diğer davalı … tarafından kredi çekilmesi için teminat amacıyla devredildiğini, kredi taksitleri ödendikten sonra taşınmazın iadesinin kararlaştırıldığını, … tarafından çekilen krediden bir miktarının …’a verildiğini, geri kalan kısmın ise …’in hesabına yatırılarak faiz geliri ile taksitlerin bir kısmının ödendiğini, …’in taşınmazı muvazaalı olarak diğer davalı …’a temlik ettiğini ileri sürerek tapu iptal ve tescile karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar … ve Solmaz, davanın reddini savunmuşlar, diğer davalı … ise davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, inançlı işlemin yazılı delil ile kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı ve davalı … vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 28.2.2012 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat … ile yine temyiz eden dvl. vekili Avukat … geldiler, davetiye tebliğine rağmen … …, davalı … gelmediler, yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle ara malik … ile davacılar arasındaki hukuki ilişki inançlı işlemden kaynaklanmakta olup, davacı tarafın 5.2.1947 tarih 20/6 sayılı İnançları Birleştirme Kararı uyarınca iddialarını yazılı bir belge ile kanıtlayamadıkları gibi taşınmazı temellük eden … yönünden kendisini bağlar nitelikte 6100 Sayılı HMK nun 202. (HUMK nun 292) maddesinde öngörülen yazılı delil başlangıcı sayılabilecek bir olgununda bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan; ispat külfeti kendisinde olan davacılara, karşı tarafa yemin teklif etme … hatırlatıldığı halde yemin delilinede başvurmayacaklarını belirtmeleri, davalı … ile davacı … arasında yapılan protokolün ise … yönünden hukuki bir sonuç doğurmayacağı gözetildiğinde iddianın kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak davalı …, taşınmazın temlikinde vekil olarak akitte yer aldığına göre satış bedelinden kaynaklanan davacıların kişisel haklarını ayrı bir davaya konu edebileceğine göre davacıların tüm temyiz itirazları yerinde değildir. Reddiyle aleyhlerindeki hükmün ONANMASINA,
Davalı …’ın temyiz itirazlarına gelince; dava, taşınmazın aynına yönelik tapu iptal ve tescil isteğine ilişkin olup davada vekille temsil edildiğine göre nispi avukatlık ücretinin hüküm altına alınması gerekirken maktu olarak avukatlık ücret tayin edilmesi doğru değil ise de; anılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün 4. fıkrasındaki davalı … yönünden “1.100,00 TL” nin çıkartılarak yerine “3.520,00 TL” yazılmasına, hükmün bu şekliyle 1086 sayılı HUMY’nın 438/2. (6100 sayılı HMY’nın 370/2) ve 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/2. maddesi yollaması ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21.12.2011 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden taraf vekilleri için 900.00.’er -TL. duruşma avukatlık parasının karşılıklı olarak alınıp birbirlerine verilmesine, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 28.2.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.