YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9896
KARAR NO : 2023/17969
KARAR TARİHİ : 08.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu … Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca ceza tertibine yer olmadığı kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği, tanık beyanlarıyla katılanın sanığa hakaret etmediği sabit olmasına karşın, sanık hakkında verilen ceza tertibine yer olmadığı kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın …’de şoför olarak çalıştığı, katılanın aynı otobüse yolcu olarak bindiği, … Mahalesi … Caddesi üzerinde otobüsten çocukları ile birlikte ineceği sırada otobüsün hareket etmesi üzerine katılanın sanığa hakaret etmesi üzerine sanığın da katılana “O….” şeklinde sözlerle hakaret ettiği iddiasıyla açılan davada Yerel Mahkemece tanık beyanlarına göre hakaretin karşılıklı işlendiği kabul edilerek sanık hakkında ceza tertibine yer olmadığı kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanın iddiası ve tanık beyanlarına göre hakaretin karşılıklı işlendiğine dair Mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen hakaret eyleminin karşılıklı işlendiğinin kabul edilmesi karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerekirken, kararda ” hakaretin karşılıklı olduğu anlaşılmakla TCK’nın 129. maddesi gereğince CEZA TERTİBİNE YER OLMADIĞINA” şeklinde hüküm kurulması, dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan bir numaralı bentten ” Hakaretin karşılıklı olduğu anlaşılmakla TCK’nın 129. maddesi gereğince CEZA TERTİBİNE YER OLMADIĞINA;” ibaresinin çıkarılması ve yerine “hakaretin karşılıklı olduğu anlaşıldığından 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına” ibaresi eklenmek suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.05.2023 tarihinde karar verildi.