YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13568
KARAR NO : 2012/2108
KARAR TARİHİ : 29.02.2012
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, 1877, 1878 ve 954 parsel sayılı taşınmazların tamamını davalıdan 27.3.2006 tarihinde satın almak suretiyle malik olduğunu ancak davalının taşınmazları boşaltmadığını ileri sürüp, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemiştir.
Davalı, dava konusu taşınmazların eski eşi … … tarafından, boşanma karşılığında kendisinin ömür boyu kullanımına tevdi edildiğini, boşanma protokolüne dayanarak taşınmazları kullanmaya davam ettiğini, davacının ve eski eşinin kendisini kandırarak taşınmazın devrini sağladıklarını, davacının Medeni Kanunun 2. maddesinde de yer alan dürüstlük kuralına aykırı davrandığını bildirip, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının taşınmazları protokol uyarınca kullandığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmeşitir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davalının taşınmazları eski eşi … … ile aralarında görülen boşanma davasındaki protokol uyarınca kullandığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, çekişmeli 1877, 1878 ve 954 parsel sayılı taşınmazları davacı …’in 27.03.2006 tarihli akitle davalı …’ten satın almak suretiyle malik olduğu, … … tarafından eski eşi davalı … aleyhine açılan İmamaoğlu Aile Mahkemesinin 2007/27 E. 2007/69 K. Sayılı boşanma davasında … ve …’in anlaşmalı boşanmalarına ve bu kişilerin imzalarını taşıyan 22.5.2007 tarihli protokolün boşanma ilamının eki sayılmasına karar verildiği, bu protokol hükümlerine göre, dava konusu taşınmazları ölünceye kadar …’in kullanacağının düzenleme altına alındığı ve boşanma ilamının temyiz edilmeyerek kesinleştiği, daha sonra davacı … ile dava dışı …’in evlendikleri, davacının eşi ile davalı arasındaki protokol uyarınca taşınmazların davalı tarafından kullanıldığı anlaşılmaktadır.
Ne var ki, davacı kayıt maliki olup kayıt iptale kadar geçerlidir. Dosyaya sunulan protokolde davacının imzası bulunmayıp, başka bir dava nedeniyle ve dava dışı kişi ile düzenlenlenmiş bir belgedir. Davalının savunmasındaki hususların ( sözünü ettiği gibi kandırıldığı iddiasında ise) ayrı bir tapu iptal ve tescil davasına konu edilebileceği tartışmasızdır. Davacının eşi …’in taşınmazlarda kayda dayalı bir … ve tasarrufa yönelik yetkisi bulunmadığı gözetildiğinde, davalının kullanımının haklı ve geçerli bir nedene dayandığının söylenemeyeceği de açıktır.
Öte yandan, davalının uzun süredir devam eden kullanımına, dava açılana kadar ses çıkarmayan davacının davalıya muvafakat ettiği ve bu muvafakatin dava açılmakla geri alındığının kabulünde zorunluluk vardır. İzne dayalı kullanımlarda ecrimisil istenemeyeceği kuşkusuzdur. Öyle ise, ecrimisil isteğinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davacının bu hususa yönelik temyiz itirazı yerinde değildir, reddine.
Hal böyle olunca, belirlenen bu olgular karşısında, davalının çekişmeli taşınmazlara el atmasının önlenmesine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu elatmanın önlenmesi davasının da reddine karar verilmiş olması doğru değildir.
Davacının bu yöne değinen temyiz itirazı yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.’nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 29.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.