YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6274
KARAR NO : 2010/6692
KARAR TARİHİ : 09.06.2010
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ,
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL.
Taraflar arasındaki davadan dolayı Karaburun Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 17.10.2006 gün ve 91-107 sayılı hükmün Bozulmasına ilişkin olan 08.06.2009 gün ve 5449-6523 sayılı kararın düzeltilmesi süresinde davacı Hazine vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dava, çekişmeli taşınmazın kıyı-kenar çizgisi içerisinde kaldığı iddiasına dayalı tapu iptali ve sicilin kütükten terkini isteğine ilişkin olup mahkemece, davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar, davalıların temyizi üzerine Dairece, 08.06.2009 tarih 2009/5449 – 6523 esas-karar sayılı ilam ile “…çekişmeli taşınmazın Kadastro tespitinin kesinleştiği tarih ile davanın açıldığı tarih arasında 3402 Sayılı Yasanın 12. Maddesinde sözü edilen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu, 5841 sayılı yasa ile yapılan yasal düzenlemeler karşısında davanın hak düşürücü süreden dolayı reddine karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak, Mahkemece, yapılan keşif sonucu elde edilen bilirkişi raporuna göre çekişme konusu taşınmazın bir bölümünün kıyıda kaldığı belirlenmiş olup, her davanının açıldığı tarihteki koşullara tabi olduğu, davanın açıldığı andaki mevzuata ve içtihat durumuna göre davasında haklı olup da, dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren (geçmişe etkili) yeni bir yasa hükmü ya dayeni bir İnançları Birleştirme Kararı gereğince davayı kaybederse, davada haksız çıkmış olmasına rağmen, yargılama giderlerinden ve bu giderlerden sayılan avukatlık ücretinden sorumlu tutulamayacağı aksine maktu harçla beraber yargılama giderinden davalı tarafın sorumlu olacağı açıktır.
Bu durumda, davanın açıldığı tarihte davacı Hazinenin davasında haklı olduğu gözetilerek, maktu harçla beraber yargılama giderinden davalı tarafın sorumlu tulmasına ilişkin hususunda Dairenin bozma ilamındaki gerekçeye eklenmesine, diğer taraftan davacı Hazinenin karar düzeltme dilekçesinde yazılı nedenler HUMK’nun 440. maddesinde gösterilen dört halden hiçbirine uymadığından karar düzeltme isteğinin REDDİNE, 9.6.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.