Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2020/2913 E. 2023/341 K. 26.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2913
KARAR NO : 2023/341
KARAR TARİHİ : 26.01.2023

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/2953 E., 2020/453 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Amasya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki galle fazlasına müstehak vakıf evladı olduğunun tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekilince duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne, duruşma isteminin davanın niteliği gereğince reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı … vekili dava dilekçesinde; davacının babasının …, …’in babasının Rahtuvanzade Bahattin olduğu, davacının dedesi Bahattin’in de vakfeden Rahtuvan Mehmet Paşa’nın torunu olduğu ileri sürülerek davacının Mülhak Cidde Muhafızı Rahtuvan Mehmet Paşa Vakfı’nın galle fazlasına müstehak vakıf evladı olduğunun tespitini istemiştir.

II. CEVAP
1. Davalı Mülhak Vakıf vekili cevap dilekçesinde; vakfiye kaydına göre müvekkili vakfın senedinde “nesil be nesil bütün çağlar boyunca kendi evladına vakfeyledi” hükmü bulunduğunu, ancak Rahtuvan Mehmet Paşa’nın evladı ve onun alt soyunun böyle bir davayı açabileceğini, mevcut davada davacının belirttiği üzere … isminde bir kaydın bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.

2. Davalı … vekili beyan dilekçesinde; dava dosyasına sunulan ya da İlk Derece Mahkemesince getirtilen tüm belgeler ve alınan bilirkişi raporlarında davacının, vakıf evladı olduğunu ispata yarar bir delile ulaşılamadığı, sunulan belgeler, dinlenen tanık beyanları, alınan bilirkişi raporlarıyla ne vakfedenle soy bağı kurulabildiği ne de vakıf mütevellileri ya da galle fazlası alan vakıf evlatlarıyla akrabalık ilişkisi (soy bağı) kurulamadığı, mevcut delil durumuna göre davacının davasını ispat edemediği beyan edilerek davanın reddi savunulmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; vakfiye kaydından “nesil be nesil bütün çağlar boyunca kendi evladına vakfeyledi” hükmünün yer aldığı, buna göre Rahtuvanzade Mehmet Paşa’nın evlatlarının ve onun alt soyunun böyle bir davayı açabileceği, mevcut davada, davalı … Müdürlüğünden getirtilen Hicri 1111 tarihli, vakfiye, şecere ve kayıtlarda, kurumlardan gelen yazı cevaplarında, kolluk marifeti ile yapılan tüm araştırmalardan davacının vakıf evladı olduğunun tespit edilemediği bu sebeple davacının davasını ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Amasya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/433 Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiği, iş bu dosyada vakfeden Cidde Muhafızı Rahtuvan Mehmet Paşa’nın çocukları ve torunlarının şeceresinin ortaya çıkacağını, Vakfın vakfiyesinin nerede olduğunu ve celbini sağlayanın davacı olduğunu, davacının 85 yaşında olduğunu, davacının elinde dedesi Rahtunvanzade Bahattin’in Osmanlı nüfus kaydı olduğunu, Vakfın mal varlığının sadece Taşhan olmadığını, vakfa ait taşınmaz tapu kayıtlarının celp edilmediği, Vakıflar idaresinde 1935 öncesi belgelerin olduğunu ancak çıkartmadıklarını, galleye müstehaklığın tespiti davasının kamu davası niteliğinde olduğunu, Osmanlı kayıtlarının Devletin elinde olduğu açıklanarak İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından, Rahtuvan Mehmet Paşa’nın mirasçısı olduğuna dair bir veraset belgesi ibraz edilemediği gibi dosya arasında bulunan … Asliye Hukuk Mahkemesinin 04.12.1986 tarihli 1986 Esas, 1986/567 karar sayılı kararında, galle fazlasına müstehak vakıf evladı olduğunun tespitine ilişkin tespit davasında, Mehmet Paşa’nın Amasya’da inşa ettirdiği Handan dolayı, Mehmet Paşa’dan Aliye ve ondan da karısı …, oğlu …, kızı …, kızı … ve kızı …’ın vakıf gelirlerinden faydalandıkları, ..’ın ise 17.11.1978 tarihinde ölümü ile mirasının evlatları … ile …, …’in kaldığı belirtildiği, dosya içerisindeki … tarafından dosya gönderilen vakıf şahsiyet kayıt örneğinde de, mütevelli …’nin 6 Şubat 1935 öldüğü, tevliyetin 15.11.1995 tarihinde …’a, 26.07.1991 tarihinde …’e, 06.07.2001 tarihinde …’e verildiği, ayrıca, davacı vekilinin bekletici mesele yapılmasına talep ettiği Amasya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/433 Esas sayılı dosyasının, UYAP üzerinden yapılan inceleme sonucu, … tarafından, … ile İçişleri Bakanlığı aleyhine dava açıldığı, davanın konusununu Mülhak Cidde Muhafızı Rahtuvan Mehmetpaşa Vakfı’nın, galle fazlasına müstehak vakıf evladı olduğunun tespitine ilişkin olduğu, davanın derdest olduğu, ilgili dosyada alınan 22.03.2016 tarihli bilirkişi raporunda, davacısı Nülifer Rahtuvan Sayımlar’ın Vakfın galle fazlasına müstehak evladı olduğunun ispatlayamadığının rapor edildiği, iş bu dosyanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 165 inci maddesine göre bekletici sorun yapılmasını gerektiren bir husus olmadığı, bu kapsamda, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları delillere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Vakıa Mahkemesi hakiminin dosyadaki delillerle çelişmeyen tespit ve değerlendirmesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı Kanun’un 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re’sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun’un 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir .

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının dedesi …’in nüfus kayıtlarının mevcut olduğunu ve bunu İlk Derece Mahkemesine sunduklarını, davacının vakfiye aslını çocukken gördüğünü, davacının babaannesi Rahtuvanzade … Hanım’ın davacının sünnetine geldiğini, Devlet kayıtlarının İlk Derece Mahkemesinden saklandığını, nüfus kayıtları dışında tapu kayıtlarının da resmi kayıt olduğu ve delil olarak değerlendirilmesi gerektiğini, eksik ve yetersiz incelemeye dayalı Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, vakfın gelir fazlasından faydalanma amacına yönelik galle fazlasına müstehak vakıf evladı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 5737 sayılı Vakıflar Kanunu’nun (5737 sayılı Kanun) 3, 6 ve 76 ıncı maddeleri, Vakıflar Yönetmeliğinin 23, 28, 53 ve 55 inci maddeleri, 24.02.1943 tarihli ve 1942/27 Esas, 1943/11 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR :
Açıklanan sebeplerle ;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 125,50 TL’nin temyiz edenden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.