Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/912 E. 2023/2081 K. 10.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/912
KARAR NO : 2023/2081
KARAR TARİHİ : 10.04.2023

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne yardım etme
HÜKÜM : Beraat
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan verilen beraat hükmüne yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü :
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. …. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.12.2018 tarihli ve 2018/528 Esas, 2018/663 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ve 220 nci maddesinin yedinci fıkrası yollamasıyla 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 nci maddesinin yedinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. ….Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 25.02.2019 tarihli ve 2019/102 Esas, 2019/239 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulü ile duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılması ile, sanığın 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 25.11.2021 tarihli ve hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının (aleyhe) temyiz istemleri özet olarak;
1- Usul ve kanuna aykırı karar verildiğine,
2- Delillerin hatalı değerlendirildiğine,
3- Sanığın suç kastının bulunmadığına,
4- Suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca beraat kararı verilmesi gerektiğine,
5- Sanığın 23.06.2015 başlangıç tarihli Aktif Eğitim Sen üyeliğini darbe teşebbüsüne kadar devam ettirmiş olması ve 03.03.2010 açılış tarihli Bank … hesabında örgüt elebaşısının talimatından sonra 31.01.2014 tarihinde 500 TL yatırıp bu parayı 20.04.2016 tarihine kadar hesabında tutmuş olması gözetilerek, sanığın silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan cezalandırılması gerektiğine,
6- Beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna ve temyiz dilekçelerinde belirtilen sair temyiz sebeplerine ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın örgüte müzahir ….Eğitim Sen isimli sendikaya 2306.2015-19.07.2016 tarihleri arasında üyeliğinin de bulunduğu, ancak sendika faaliyetlerine aktif olarak katıldığına dair bir delil olmayışı, Bank Asyaya para yatırma eylemi ile birlikte değerlendirildiğinde silahlı terör örgütü üyeliği için gerekli kriterlerin gerçekleşmediği, ancak; Bank … hesap hareketlerine ilişkin bilirkişi raporunda; Bank Asyada 03.03.2010 tarihinde hesap açtırdığı, hesap açtırdığı bu tarihten itibaren örgüt liderinin talimatına kadar para yatırma ya da hesap açtırma hareketi yok iken, örgüt liderinin talimatının hemen sonrasında 31.01.2014 tarihinde 500 TL para yatırdığının ve bu parayı bankanın TMSF’ye devrinden sonra 20.04.2016 tarihinde çektiğinin belirlenmesi yanında; hesapta uzun süre para yatırma ve katılım ya da altın hesabı açtırma şeklinde işlem yapmamışken, örgüt liderinin talimatı üzerine 500 TL yatırması, bu parayı uzun süre çekmemesi, parayı yatırım amacıyla yatırdığını söylemesine karşın herhangi bir altın ya da yatırım hesabı da açıp nemalandırmaması, banka örgüt kontrolünden çıkarak TMSF’ye devrolunca parasını çekmesi karşısında, sanık savunmalarına itibar edilmemiş; eyleminin silahlı terör örgütüne yardım etme suçunu oluşturduğunun kabulüyle mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Dosya kapsamı itibariyle, sanığın Aktif Eğitimciler Sendikasına üye olmasının başlı başına örgüte yardım olarak değerlendirilmediği, sanık tarafından 31.01.2014 tarihinde Bank Asyadaki hesabına 496 TL yatırılmış ise de, hesabın örgüt liderinin talimatı sonrasında değil 2010 yılında açılmış olması, paranın katılım hesabı olarak yatırılmaması, yatırılan meblağın oldukça düşük miktarda olması, Bankanın TMSF’ye geçmesini müteakip paranın hemen çekilmeyip yaklaşık 11 ay sonra hesaptan alınması hususları dikkate alındığında sanığın örgüte yardım kastıyla Bank … hesabına para yatırdığı sonucuna ulaşılamadığı, sanığın örgütle bağlantılı sendikaya üye olmasının ise, konumu ve kişisel özellikleri de gözetildiğinde sempati boyutunda kaldığı, aksi düşüncenin ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden biri olan “in dubio pro reo” kuşkudan sanık yararlanır kuralına aykırılık teşkil edeceği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü CMK’nın 280/2 nci maddesi uyarınca kaldırılarak sanığın CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca sanığın beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık hakkında silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmünün hukuka aykırı olduğunu değerlendiren Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereğince duruşma açılıp sonucuna göre aynı kanun maddesinin 2 nci fıkrası gereğince İlk Derece Mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kurulması gerekirken, kanun maddesine yanlış anlam yüklenerek sanık hakkında duruşma açılmaksızın evrak üzerinden beraat kararı verilmesi, anılan uygulamanın sanık lehine olması, Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından bu hususun temyiz edilmemesi ve hüküm içeriğinin de doğru olması gözetilerek, bozma sebebi yapılmamıştır.
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, dosyada mevcut Bank … hesap kayıtları, hesap kayıtlarına ilişkin Bilirkişi Raporu ve sanık savunmaları itibarıyla, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü liderinin talimatı doğrultusunda örgüte yardım etmek kastıyla Bank Asyada işlem yaptığına ilişkin savunmalarının aksini ispat eden yeterli delilin bulunmadığı, Aktif Eğitimciler Sendikası üyeliğinin tek başına suçun sübutu yönünden örgütsel delil olarak kabul edilemeyeceği, müsnet suçu işlediğine dair dosya kapsamında başkaca bir delilin de bulunmadığı, yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçe gösterilerek Bölge Adliye Mahkemesince kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla, karar gerekçelerine göre Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından sunulan temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden, beraat hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 25.02.2019 tarihli ve 2019/102 Esas, 2019/239 sayılı Kararında Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.04.2023 tarihinde karar verildi.