Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2012/28692 E. 2013/17688 K. 01.07.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/28692
KARAR NO : 2013/17688
KARAR TARİHİ : 01.07.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I- Sanık … hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuk hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231.maddesi uyarınca verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan ”hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı aynı kanunun 231/12. madde ve fıkrasına göre itiraz yasa yolu açık olup, yine aynı Kanununun 264.maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda ya da merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmayacağından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile görevli ve yetkili ilk derece mahkemesince itiraz konusunda inceleme yapılması için, dosyanın incelenmeksizin istem gibi İADE edilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE,
II- Sanık … hakkında kurulan hükmün incelenmesinde ise;
Dosya kapsamına göre diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Suç tarihi itibariyle 12-15 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuğun, 5237 sayılı TCK.nun 31/2 maddesi uyarınca işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamadığı veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği hususunda uzman hekim raporu alınması gerektiği gözetilmeyerek, bu konuda çocuk hastalıkları uzmanı tarafından düzenlenen rapor ile yetinilerek eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Kanunun 35/1.maddesi uyarınca sosyal inceleme raporu aldırılmadan, aynı Kanunun 35/3.maddesine göre de sosyal inceleme yaptırılmamasının gerekçesi gösterilmeden yazılı biçimde eksik inceleme ile hüküm kurulması,
3- Temel ceza alt sınırdan belirlendiği halde, hırsızlık suçunun gece işlenmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK.nın 143. maddesi uyarınca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden en üst oranda artırım yapılması,
4- 25.10.2009 tarihli olay ve yakalama tutanağına göre evden kaçtığı yönündeki …’in babasının ihbarı üzerine suça sürüklenen çocukların, devriye görevi yapan kolluk görevlileri tarafından yakalanması, bu sırada üzerlerine atılı hırsızlık suçunu ikrar edip, yakıtı biten suça konu motorsikleti terk ettikleri yeri kendiliklerinden göstermek suretiyle iadesini sağlamış olmaları karşısında, soruşturma evresinde gerçekleşen kısmi iadeye rızası bulunup bulunmadığı yakınandan sorularak sonucuna göre 5237 sayılı TCK.nun 168/1-4 fıkralarının suça sürüklenen çocuk hakkında uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
5- 5237 sayılı TCK.nun 50. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendindeki düzenlemenin, “…belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanma…”yı öngördüğü, yasada geçen “etkinlik” kavramının ise, “…insanın, çevresiyle arasındaki ilişkileri düzenleyen her türlü eylem-çalışma, iş yapma, işlerlik ve devinimi” ifade ettiği, bu fıkraya göre belirli yerler ve etkinlikler; suça sürüklenen çocuğun suç işlemesinde, suça yönelmesinde ya da zararlı alışkanlıklar edinmesinde veya bağımlılık yapan maddeler kullanmasında çevresel, psikolojik, sosyal veya ekonomik etkisi bulunan yada suça sürüklenen çocuğun yeniden suç işlemesine yol açan etkenleri tetikleyecek yerler veya etkinliklerdir. Bu bağlamda suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilecek seçenek yaptırımın infazı ile ulaşılmak istenilen temel amacın, suça sürüklenen çocuğun yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, suça sürüklenen çocuğun sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken, kanunlara ve toplumsal kurallara …, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmak niteliğinde olması gerektiği gözetilmeden, suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen hapis cezasının, 5237 sayılı TCK.nun 50/1-d maddesi uyarınca “20.00-08.00 saatleri arasında yanında anne veya babasından biri olmaksızın dışarıya çıkıp dolaşma yasağı” yaptırımına çevrilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 01/07/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.