Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2023/4246 E. 2023/2463 K. 04.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/4246
KARAR NO : 2023/2463
KARAR TARİHİ : 04.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli olarak iş yeri dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.07.2015 tarihli ve 2015/20395 numaralı iddianamesiyle sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 116/4, 119/1-c, 53. maddelerinden cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 41. Asliye Ceza Mahkemesinin, 1512.2015 tarihli ve 2015/1027 Esas, 2015/1111 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 116/2, 116/4 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklaruna karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz talebi; beraati yönünde karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıklar … ile … tarafından olay günü saat 00.45 ila 01.00 sıralarında şikâyetçiye ait İbrahim Karaoğlanoğlu caddesi üzerindeki iş yerinin kapısının sert bir cisimle zorlanarak açıldığı, içeri girildiği ve sanık …’in iş yerinin içine girerek içeride bulunan 87 kg ağırlığında bakırı çalmaya çalıştıkları, şikâyetçinin evinden bizzat sanıklardan …’in iş yerine girdiğinin görüldüğü anlaşılarak, sanığın suçu işlediği Mahkemece sabit kabul edilerek cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2- Sanık suçlamayı kabul etmemiştir.
3- Yakalama ve Görgü Tespit Tutanağı dosya arasına alınmıştır.
4-Sanığın adlî sicil kaydı ve nüfus kayıt örneği dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak ;
1-Şikâyetçi mahkemedeki beyanında, evinin penceresinden baktığında yolun karşısında bir şahıs gördüğünü, deponun önünde bir kişiyi görmesi üzerine, iki şahsın önünden kaçtığını, hırsızlık suçuna ait dosyadaki beyanında ise, hırsızlığın gerçekleştiği yerin evinin altında bulunan depo olduğunu belirttiğinin anlaşılması karşısında; şikâyetçi yeniden çağrılarak hırsızlığın gerçekleştiği yere ilişkin beyanları sorulup gerekirse keşif yapılmak suretiyle, hırsızlığın gerçekleştiği yerin evinin altındaki depo olduğunun anlaşılması hâlinde konutun eklentisi kabul edileceğinden 5237 sayılı Kanun’un 116/1-4. maddesinin uygulanması gerektiği, hırsızlığın başka bir yerde bulunan depoda gerçekleştiğinin anlaşılması hâlinde ise, herhangi bir ticari faaliyet yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre, ticari faaliyette bulunmayan ve sadece depo olarak kullanılması hâlinde söz konusu yere girilmesinin iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçunun unsurlarını oluşturmayacağı gözetilmeksizin, adı geçen suçtan beraatine ticari faaliyetinin sürdürüldüğünün tespiti hâlinde ise aynı Kanun’un 116/2-4. maddesinin uygulanması yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
2- Sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 62. maddesinin uygulanmadığı hâlde, gerekçe kısmında uygulandığının belirtilmesi suretiyle gerekçe ile hüküm arasında çelişkiye sebep olunması,
3- Sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 50. maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevrilmemesine karar verilirken, kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığı ve suçun işlenmesindeki özellikler değerlendirilmeden, “Sanık hakkında verilen hapis cezasının süresi nazara alınarak koşulları oluşmadığından” şeklindeki dosya kapsamı ile uyumlu olmayan gerekçe ile anılan maddenin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
4-Hırsızlık eyleminin iki kişi tarafından işlendiğinin anlaşılması karşısında; cezanın 5237 sayılı Kanun’un 119/1-c maddesi uyarınca artırılması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 41. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.12.2015 tarihli ve 2015/1027 Esas, 2015/1111 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.