Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/7627 E. 2023/4743 K. 05.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7627
KARAR NO : 2023/4743
KARAR TARİHİ : 05.07.2023

D U R U Ş M A T A L E P L İ

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : Mahkûmiyet

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.12.2018 tarihli ve 2015/51 Esas, 2018/597 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 … maddesinin birinci fıkrası, 35 … maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 … maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, müsadereye ve mahsuba karar verilmiştir.

2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 26.10.2020 tarihli ve 2019/659 Esas, 2020/807 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvuruları üzerine 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasıyla sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 … maddesinin birinci fıkrası, 35 … maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 … maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 9 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, müsadereye ve mahsuba karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan Tebliğname ile sanığın ceza ehliyetine ilişkin raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiği ve suç vasfının kasten yaralama olduğundan bahisle hükmün bozulması görüşü ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan vekilinin temyiz sebebi; eksik incelemeye ilişkindir.

B. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; eksik incelemeye, sanığın ceza ehliyetine ilişkin raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğine, sanığın öldürme kastı bulunmadığından bahisle suç vasfına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay günü katılan …’ın gece 02:30 sularında işe gitmek için evinden çıkıp arabasına bindiği sırada sanık …’in arabanın kapısını açıp hiçbir şey söylemeden elindeki bıçakla katılana saldırmaya başladığı, katılanın vücudunun çeşitli yerlerinde toplam 7 bıçak darbesi oluşacak ve bunlardan batın, bacak ve kasık bölgesindeki kesiler basit tıbbî müdahale ile giderilemeyecek, diğer kesiler ise basit tıbbî müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı, katılanın etkin direnmesi ve tanığın bağırması üzerine korkan sanığın eylemine son vererek olay yerinden kaçtığı anlaşılmıştır.

2. Sanık savunması, katılanın beyanları, tanık anlatımları, olay yeri inceleme tutanağı, sanığın ceza ehliyetine ilişkin daha önce düzenlenen raporlar ve tedavi evrakları, nüfus ve adlî sicil kayıtları, tutanaklar ve diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.

3. Sanığın eylemi neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmalara ilişkin Gaziantep Adlî Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 10.05.2018 tarihli adlî muayene raporu ile;
“Kişide sol subcostalde kasa nafiz, göğüs sağda yüzeyel, sol el başparmakta, işaret parmağında ve orta parmakta, el sırtı ve avuç içi, sol bacak arkada kasa nafiz, sol kasıkta kasa nafiz hematom oluşturduğu bildirilen toplamda 7 adet kesici delici alet yaralanması bulunduğu, bunlardan hiçbiri iç organa nafiz olmadığından kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı,
Karın soldan aşağıya seyirli, sol bacak arkada ve sol kasıkta tanımlı kesici delici alet yaralanmalarının kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı,
Tanımlı diğer kesici delici alet yaralarının kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğu” tespit edilmiştir.

4. Sanığın ceza sorumluluğunun tespiti yönünden İstanbul 4. Adlî Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 04.11.2016 tarihli sağlık kurulu raporu ile sanığın yargılama konusu suç yönünden ceza sorumluluğunun tam olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesinde, maddi olayın gelişim süreci ile suçun vasıflandırılması aynı kabul edilmiş; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 35 … maddesinin ikinci fıkrası gereğince teşebbüs nedeniyle tayin edilen ceza miktarı yetersiz görüldüğünden duruşmalı yapılan inceleme sonucunda İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün kaldırılmasına ve sanığın cezasının artırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Suç vasfı yönünden
Sanığın öldürücü etkiye sahip bıçakla katılanın hayatî bölgelerini hedef alarak çok sayıda darbe ile saldırdığı, katılanın hayatî bölgeleri de dahil olmak üzere vücudunun 7 farklı yerinden bıçak darbesi aldığı, bunlardan üç adedinin kasa nafiz olup basit tıbbî müdahale ile giderilemeyecek şekilde olduğunun tespit edildiği, katılanın tekme savurmak ve eli ile kendisini savunmaya çalışarak etkin direnmesi nedeniyle sanığın istediği neticeyi elde edemediği, adlî rapor içeriğine göre katılanın elindeki kesiler ile bacağının arkasındaki kesinin de bu durumu desteklediği, sanığın Bölge Adliye Mahkemesince 26.10.2020 tarihli celsede alınan beyanında bıçaklama eylemine komşuların bağırması üzerine son verdiğini, yakalanmaktan korktuğunu beyan etmesi karşısında sanığın eyleme bağlı ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğunun kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki (2) numaralı bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.

B. Ceza ehliyeti ve eksik inceleme yönünden
Olay ve Olgular kısmında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen İstanbul 4. Adlî Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 04.11.2016 tarihli sağlık kurulu raporu ile sanığın yargılama konusu suç yönünden ceza sorumluluğunun tam olduğu tespit edilmiş ise de; sanığın ceza ehliyetine ilişkin … Dr. Ekrem Tok Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesince düzenlenen 23.02.2012 tarihli sağlık kurulu raporu ile sanığa atipik psikoz tanısı konularak ceza ehliyeti bulunmayıp 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesinin birinci fıkrası kaspamında değerlendirilmesi gerektiğinin tespit edildiği, aynı hastane tarafından düzenlenen 27.10.2015 tarihli raporda sanığın yatarak tedavisinin devam ettiği ve ne zaman çıkacağının tahmin edilemeyeceğinin belirtildiği, yine aynı hastanenin 05.05.2016 tarihli raporunda ise sanığın ceza sorumluluğunun tam olduğunun tespit edildiği anlaşılmış ise de; hükme esas alınan İstanbul 4. Adlî Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen raporda, yukarıda bahsi geçen sanık hakkında 2012 ve 2015 tarihinde düzenlenen raporlardan bahsedilmediği, sanığın ceza ehliyetine ilişkin sağlık kurulu raporları arasında çelişkili bulunduğu anlaşılmakla, sanığın önceki raporları ve tüm tedavi evrakları da eklenerek tahkikat dosyası ile birlikte Adlî Tıp Üst Kuruluna gönderilmesi, muayenesi de yapılarak raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi suretiyle sanığın hukukî durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümündeki (B) paragrafında açıklanan nedenle katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri eksik inceleme ve ceza ehliyeti yönünden yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 26.10.2020 tarihli ve 2019/659 Esas, 2020/807 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.07.2023 tarihinde karar verildi.