Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2023/3237 E. 2023/2464 K. 04.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3237
KARAR NO : 2023/2464
KARAR TARİHİ : 04.05.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.09.2009 tarihli ve 2009/27367 numaralı iddianamesiyle sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-b, 53/1 ve 63/1. maddelerinden cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.12.2010 tarihli ve 2010/71 Esas, 2010/289 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142/2-b, 168/2, ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231/5. maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 28.01.2011 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
3. … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.02.2015 tarihli ve 2015/19 Esas, 2015/13 Karar sayılı kararı ile sanığın, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında hırsızlık suçundan 142/2-b, 168/2, 62 ve 53. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 13. Ceza Dairesinin, 20.03.2017 tarihli ve 2015/15386 Esas, 2017/2779 Karar sayılı kararı ile;
“Suç tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMUK’nun 231/6-a maddelerine göre, sanığın denetim süresi içersinde yeniden suç işlemesi halinde hükmün açıklanabilmesi için bahse konu yeni suçtan mahkum olması gerektiği, sonradan işlendiğinden bahisle ihbara konu … 16.Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/511E- 2013-397K sayılı kararında belirtilip, TCK’nın 141/1. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesine göre uzlaşma kapsamında kalması ve sanık ile mağdur arasında 6763 sayılı yasa ile değişik 5271 sayılı CMK’ nın 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın yeniden değerlendirilmesi lüzumu karşısında, ihbara konu suça ilişkin belirtilen işlemlerin akıbetinin mahkemesinden sorulup sonucuna göre hükmün açıklanıp açıklanamayacağının tartışılması zorunluluğu,” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Bozma üzerine … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.02.2019 tarihli ve 2017/42 Esas, 2019/46 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142/2-b, 168/2, 62 ve 53. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
6. Anılan kararın sanık ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 13. Ceza Dairesinin, 20.10.2020 tarihli ve 2020/1621 Esas, 2020/9653 Karar sayılı kararı ile;
“Suç tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMUK’nun 231/6-a maddelerine göre, sanığın denetim süresi içersinde yeniden suç işlemesi halinde hükmün açıklanabilmesi için bahse konu yeni suçtan mahkum olması gerektiği, sonradan işlendiğinden bahisle ihbara konu … 16. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/511E- 2013-397K sayılı kararında belirtilip, TCK’nın 141/1 maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesine göre uzlaşma kapsamında kalması ve sanık ile mağdur arasında 6763 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın yeniden değerlendirilmesi lüzumu karşısında, ihbara konu suça ilişkin belirtilen işlemlerin akıbetinin mahkemesinden sorulup sonucuna göre hükmün açıklanıp açıklanamayacağının tartışılması zorunluluğu dikkate alınmaksızın … 16. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/511E- 2013-397K sayılı dosyası yerine aynı mahkemenin 2013/551 Esas sayılı ilamı getirtilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
7. Bozma üzerine … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.02.2021 tarihli ve 2020/212 Esas, 2021/11 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142/2-b, 168/2, 62 , 63 ve 53. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz talebi; suçun zamanaşımına uğradığına, sanığın suçu işlemediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.25.09.2009 günü sanık …’ın, … ile birlikte araç kiralayarak Çubuk’tan …’ya geldikleri, sanık …’in aracı kullandığı, sanık …’ın da arka koltukta oturduğu, saat 19.00 sıralarında sanık …’in kullandığı araçla yolda yürümekte olan mağdur …’a yaklaşıp, sanık …’ın aracın camından uzanarak mağdurun sol omuzunda asılı bulunan çantasının sapından tutarak çektiği, mağdurun çantasını sıkıca tuttuğu ancak; araç hareket hâlinde olduğu için yere düştüğü ve yaralandığı, mağdurun sanığı emniyette gömleğinden teşhis ettiği, böylece sanığın müsnet suçu işlediği mahkemece kabul edilmiştir.
2. Sanık suçlamayı kabul etmemiştir.
3. Olay yakalama tutağına göre, aynı gün sanığın yaralanmış bir şekilde kiraladığı aracın yanında görüldüğü, aracın yanında ve içerisinde eşyaların da bulunduğu, sanığın bahse konu eşyaları Keçiören ilçesindeki bayanlardan zorla aldığını ifade ettiği, mağdura ait eşyaların da aracın yanında bulunduğu anlaşılmıştır.
4.Sanığın adlî sicil kaydı ve nüfus kayıt örneği dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 149/1-c maddesinde tanımlanan yağma suçunu oluşturduğu ve bu suç için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun’un 66/1-d ve 67/4. maddelerine göre hesaplanan 15 yıllık olağan ve 22 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı sürelerinin dolmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin bu yöndeki temyiz sebebi yerinde görülmemiş, 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak;

1. Şikâyetçinin hazırlık aşamasında verdiği istikrarlı ve samimi görülen ifadesinde, yolda yürüdüğü esnada kendisine yaklaşan aracın arka koltuğunda oturan şahsın, kolunu uzatarak sol omzunda bulunan çantasından tutarak çektiğini, şikâyetçinin çantasını sıkıca tuttuğunu, ancak şahısların aracı sürmeye devam ettikleri için yere düştüğünü, mahkemede ise, çanta omzunda olduğu için yerde sürüklendiğini ve yaralandığını beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; gerçekleşen eylemin 5237 sayılı Kanun’un 149/1-c maddesinde düzenlenen yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden hırsızlık suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
2. 25.09.2009 tarihli olay- yakalama tutanağına göre, kolluk ekibinin devriye görevi esnasında, kalabalık bir grup arasında sanığı darp edilmiş olarak gördüğü, sanığın yanına gidildiğinde, sanık tarafından kiralanmış aracın çevresinde dağınık vaziyette eşyaların görüldüğü, sanığın bahse konu eşyaları … ili Keçiören semtindeki bayanlardan zorla aldığını ifade ettiği, yerde bulunan eşyalar incelendiğinde ise, şikâyetçiye ait cüzdan ve içerisinde kimlik, kart, yüzük gibi eşyaların bulunduğu anlaşıldığından, sanığın şikâyetçiye ulaşılmasına yardımcı olmak adına somut olarak yer, zaman ve şahıs bilgisi veremediği, şikâyetçinin bulunması ve çalınan malzemelerin tesliminde bir katkısının olmadığı gözetildiğinde, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 168. maddesinin uygulanması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.02.2021 tarihli ve 2020/212 Esas, 2021/11 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.