YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4688
KARAR NO : 2023/243
KARAR TARİHİ : 24.01.2023
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2007/189 E., 2016/44 K.
HÜKÜM/KARAR : Red
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
… Kadastro Mahkemesi kararı davacı … mirasçıları … ve paydaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı …, 07.09.1987 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı davada; hissedarı bulunduğu “Arpalıkta” namlı tarlanın davalı Kooperatif tarafından açılan yüzölçüm arttırılması davası ile yine hissedarı bulunduğu “Arpalık” namlı tapu kaydı kapsamında kalan taşınmazı içine alınarak 19.786,00 m2 olarak arttırıldığını, ancak “Arpalıkta” namlı tapunun gerçek yüzölçümünün eskiden olduğu gibi 2750,00 m2 olduğunu öne sürerek bu miktardan fazlası yönüyle oluşan tapu kaydının iptali ile davalı Kooperatif tarafından yaratılan muarazanın ve müdahalesinin önlenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kooperatif vekili, taşınmazın sınırlarının sabit olup, dayandığı tapu kaydının gerçek yüzölçümünü yansıtmadığını, davacının dayandığı diğer tapu kaydının dava konusu taşınmaz ile sınırının bulunmayıp davalının kendi evinin altındaki bir alanı kapsadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. … Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.05.1989 tarihli ve 1972/610 Esas, 1989/185 sayılı kararıyla; taşınmaz hakkında kadastro tespit tutanağının düzenlenmesi nedeniyle görevsizlikle Kadastro Mahkemesine aktarılmasına karar verilmiştir.
2. Kadastro Mahkemesince Asliye Hukuk Mahkemesinden aktarılan dava dosyası ile tutanak aslının birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; 13.05.2016 tarihli 2007/189 Esas 2016/44 sayılı karar ile; davanın reddine, 53 ada 18 parsel sayılı taşınmazın 30.07.1984 tarihli komisyon kararı doğrultusunda tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı …’in yargılama sırasında ölmesi nedeniyle davaya devam eden mirasçıları vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; “Arpalık” ve “Arpalıkta” adlarıyla mevcut iki ayrı tarla olduğunu, birbirine yakın ve isimlerinin benzer olması nedeniyle karışıklığa yol açıldığını, ancak; büyüklüklerinin birbirinden çok farklı olduğunu, davalı Kooperatifin, 2757 m2 lik tapudan değil de 19.786 m2 olan tapudan yer satın aldığı yönündeki beyanlarına itibar edilemeyeceğini, tapu kayıtlarının aleni olduğunu, bu nedenle hükmün bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 20, 26 ve 30. maddeleri
3. Değerlendirme
1.Kadastro sırasında … İli, … İlçesi, … Mahallesi çalışma alanında bulunan 53 ada 18 parsel sayılı 17.933,00 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı nedeniyle 51.840 pay kabul edilerek 20.672 payı davalı … Memurları ve Öğretmenleri Yapı Kooperatifi, 460 payı davacı … oğlu …, kalan paylarda payları oranında diğer davalılar adına 21.07.1982 tarihinde tespit edilmiş, 30.07.1984 tarihli komisyon kararı ile bir kısım payların miktarlarında düzenleme yapılmıştır.
2. Mahkemece; davacı tarafından dava konusu 53 ada 18 parselin içerisinde olduğunu iddia ettiği “Arpalık” namlı tapu kaydının dava dışı olan ve kesinleşen 53 ada 17 parsele uygulandığı, söz konusu tapunun krokisinin bulunmadığı, hudutlarının incelenmesinde, güney hududunun sahibi Senet … hanesi derken 53 ada 17 parselin güneyindeki 54 ada 177 parselin içerisine eski evin olduğu, batı hududundaki yolun 53 ada 17 parselin batı sınırında bulunduğu, doğu hududunda … oğlu …’in tarlasının, taşınmazın doğusunda kalan 53 ada 15, 26, 25, 24 ve 13 parselin evvel maliki olduğu, kuzey hududundaki Marazoğlu … arpalığının dava konusu 53 ada 18 parselin başladığı tapu kaydının yüz ölçümünün 14.704 m2. (kök:16 dönüm) olup 53 ada 17 parselin yüzölçümünün ise 16.866 m2 olduğu, bu hali ile tapu kaydının miktar fazlalığının bulunmadığı, tapu kaydının yüzölçümü itibariyle dava konusu 53 ada 18 parsele ulaşmadığı saptandığı, yine 53 ada 17 parsele uygulanan … Arpalığı namlı tapu kaydının bilirkişi raporunda 53 ada 18 parselin içerisinde kaldığı belirtilmiş ise de, hudutlarının yönlerinin birbirini karşılamadığı, kesinleşen dava dışı 53 ada 17 parselin revizyon gördüğü anlaşılmakla, dava konusu taşınmaza uygulanan davacının itiraz ettiği tapu kaydının mahkeme kararı ile yüzölçümünün düzeltildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır.
3.Davacı …’in, değişik oranlarda kayden paydaşı bulunduğu “Arpalıkta”, “Arpalık” ve “Güdüler Arpalığı” olmak üzere ve farklı yüzölçümleri olan 3 ayrı tapu kaydının bulunduğu, “Arpalıkta” tapusunun eldeki davanın konusu olan 54 ada 18 parsele revizyon gördüğü, diğer iki tapunun da dava konusu bulunmayan komşu 54 ada 18 parsel sayılı taşınmaza revizyon görüp tespitinin kesinleştiği anlaşılmaktadır.
4. Öncelikle belirtmek gerekir ki; davalı Kooperatif’in 2757 m2 (kök;3 dönüm) “Arpalıkta” mevkili tapu kaydındaki bir kısım payları 1969 ve 1970 yıllarında kayden satın almak suretiyle malik olduğu, bilahare 1970 yılında Hazine ve Köy Tüzel Kişiliğini taraf göstermek suretiyle mesaha arttırımı davası açtığı ve yapılıp kesinleşen yargılama sonucunda tapunun yüzölçümünün 19.786,00 m2 ye çıkartıldığı ancak eldeki dosyanın davacısının yüzölçümün arttırılması davasında taraf olmaması nedeniyle davacıyı bağlamayacağı tartışmasızdır.
5. Diğer yandan davalı Kooperatifin dayandığı “Arpalıkta” mevkili tapunun bir kısım paylarının davalı kooperatif tarafından satın alınmadan önce her ne kadar “Arpalıkta” tapusundan kayden ifrazı yapılmamış ise de Orman Genel Müdürlüğü tarafından 1152 m2 yüzölçümündeki bölümünün kamulaştırılmak suretiyle idare adına Mayıs 1950 tarihli ve 86 nolu tapunun oluştuğu ve kadastro sırasında da dava konusu parselin kuzeyinde bulunan 54 ada 19 parsele revizyon gördüğü böylece “Arpalıkta” namlı tapunun yüzölçümünün azalarak 1605,00 m2ye düşmüş olduğunun kabulü gerekir.
6. Tarafların da kabulünde olduğu üzere; “Arpalıkta” namlı tapunun kuzeyde 19 parsel sınırından başlamak üzere (19 parsel de dahil) batısının 54 ada 21 parsel, doğusunun 54 ada 11 parsel olacak şekilde kapsam tayin edilmesi gerektiği, tapunun güneyinin yol okuduğu, yine “Güdüler Arpalığı” namlı tapunun “yol” sınırını bulunduğu , özellikle 30.06.2015 tarihinde yapılan ilk keşifte davalı tanıkları da dahil olmak üzere “yol” olarak bildikleri yerin öncesinde var olan ve değirmene gitmek için kullandıkları “değirmen yolu” olarak bilinen ancak zeminde var olmayan yolun nereden geçtiğini gösterdikleri, bu yolun hattının fen bilirkişileri tarafından düzenlenen rapor ve haritada da gösterilmiş olmasına rağmen mahkemenin tapudaki “yol” sınırını ise zeminde fiilen mevcut olan ve beyanlara göre sonradan açılan dava konusu taşınmazın kısmen batısından geçerek ilerleyen imar yolunun kabul edilmesinin doğru olmadığı gibi, hem “Güdüler Arpalığı” hem de “Arpalık” tapusunun sınırında okunan “sahibi senet hanesi”, “Marazoğlu İzzet Hanesi”nin ise beyanlardan 17 parselin içinde ve güney sınırına yakın olacak şekilde yer alan betonerme evden önceki eski evin İzzet”in (davacı …”in dedesi) evi olarak bilindiği ifade edilmiş olmasına rağmen, Mahkemece 54 ada 17 parselin güneyinde yer alan ve “Göktepe” soyadlı aile adına tespit edildiği bildirilen 54 ada 177 parselin “İzzet hanesi” olarak kabul edilmesi de doğru değildir.
7. Komşu taşınmazların tamamına yakın kısmının tapu kayıtlarına dayalı olarak tespitlerinin yapıldığı, dayanak kayıtlarının bir kısmının dosya içinde bulunduğu, Dairece yapılan geri çevirme ile eksik kısımlarının getirtilerek yapılan incelemede; dava konusu 18 parsel ve komşu 17 parselin bulunduğu yeri, “Mariz oğlu Kadir”, “Güdüller Arpalığı”, “Güdüller”, “Mariz ve müşterekleri”, “Marazoğlu Kadir tarlası”, “Marazoğlu Halil ve İzzet tarlaları” olarak okumakla, davacının paydaş olduğu tapuların sahibi evvellerini (ilk maliklerini) ve sahip oldukları taşınmazların mevkisini okudukları görülmektedir.
8. Tüm bu anlatımlar karşısında dava konusu 18 ve dava dışı 17 ve 19 parsel sayılı taşınmazların tamamının “Arpalıkta”, “Arpalık” ve “Güdüler Arpalığı” namlı tapuların kapsamında kaldığı açıktır. Bu durumda çözümlenmesi gereken husus bu üç tapunun kendi içinde sınırlarının belirlenmesi noktasında toplanmaktadır. Özellikle uydu fotoğrafları ile kadastro paftasının çakıştırılması ile düzenlenen harita ve ikinci keşif sonucunda düzenlenen fen bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere “Arpalık” tapusunun 54 ada 17 parsel sayılı sınırlarının mevcut durumu itibariyle bu parseli kapsadığı, “Arpalıkta” ve “Güdüler Arpalığı” tapularının kapsamının ise dava konusu 54 ada 18 parsel ile dava dışı 19 parselin (Arpalıkta tapusundan kamulaştırma yoluyla idare adına oluşan tapuya dayalı olarak tespit görmesi nedeniyle) bulunduğu alan olduğu, her iki tapunun birbirini sınır olarak “yol” okuması nedeniyle bu yolun tam ve doğru bir şekilde tayini ile kapsadığı alanların belirlenebileceği, yerel bilirkişi ve tanıklarca “Değirmen yolu” olarak bilinen yolun geçtiği hat gösterilmiş ise de bu yolun zeminde var olmamasından dolayı tapu kayıtlarının miktarına göre dengeleme yapılmak suretiyle aradaki sınırının ve böylece kapsamlarının tayininin gerektiği, ikinci keşif sonucunda fen bilirkişilerince düzenlenen 31.03.2016 havale tarihli rapor ve ekindeki haritaya göre 54 ada 18 parselin 5958,50 m2 yüzölçümündeki bölümünün “Arpalıkta” namlı davacı … ile davalı Kooperatifin paydaş olduğu tapunun, (A):11886,06 m2 yüzölçümündeki bölümünün ise “Güdüler Arpalığı” namlı tapunun dengeleme yoluyla bulunan kapsamları olduğu kabul edilerek hüküm kurulması gerekirken, delillerin ve özellikle tapu kayıtlarının kapsamlarının tayini noktasında hataya düşülmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
V. KARAR
Yukarıda açıklan sebeplerle;
Davacı … mirasçıları vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya aykırı bulunan hükmün BOZULMASINA,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
İstek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine,24.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.