Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2023/2152 E. 2023/18093 K. 09.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2152
KARAR NO : 2023/18093
KARAR TARİHİ : 09.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, tehdit

Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden (UYAP) alınan güncel nüfus kaydına göre, temyiz isteminde bulunan katılan …’in karar tarihinden sonra 12.10.2017 tarihinde öldüğü, bu nedenle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 243 üncü maddesi gereğince katılma kararının hükümsüz kaldığı, ölenin mirasçısının da bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında hakaret suçundan kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile,
1. Sanık …’ın hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. Sanık … hakkında tehdit suçundan beraat kararı verilmiştir.
3. Sanık … hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan sanık … müdafiinin temyiz isteği; tarafsız tanıkların hakareti doğrulamadıkları, cezanın seçenek yaptırıma çevrilmesi ve ertelenmesi, karşılıklı hakaret nedeniyle de ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
2. Katılan sanık …’in temyiz isteği; hakaret etmediğine, sanık …’ın tehdit suçunu işlediğinin sabit olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan ile sanık …’ın komşu oldukları, katılanın sanığın evinden su akması nedeniyle zabıta çağırdığı, bu duruma sinirlenen sanığın “Beni şikâyet edenin anasını avradını sinkaf ederim a… koyduğumun çocukları, şerefsizler.” dediği Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
2. Sanık aşamalarda suçlamaları reddetmiştir.
3. Katılan ve tanıklar B.C., A.P. ve A.Ö. sanığın eylemlerini doğrulamıştır.
4. Sanığın eşi S.Ö. sanığın savunmalarını destekler nitelikte beyanda bulunmuştur.
5. Katılan ve tanıkların geçmişe dönük telefon kayıtları dosyada mevcuttur.
IV. GEREKÇE
A. Katılan …’in Sanık … Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İsteği Yönünden
UYAP’tan alınan güncel nüfus kaydına göre, temyiz isteminde bulunan katılan …’in karar tarihinden sonra 12.10.2017 tarihinde öldüğü, bu nedenle 5271 sayılı Kanun’un 243 üncü maddesi gereğince katılma kararının hükümsüz kaldığı, ölenin mirasçısının da bulunmadığı anlaşılmakla, katılanın temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanıklar Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
1. Sanık … hakkında kurulan hükme ilişkin olarak, katılan beyanı, sanık savunması, tanık anlatımları, geçmişe dönük telefon kayıtları karşısında, Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmış olup sanığın bozma sebebi dışındaki temyiz istemleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir
Ancak,
a. Katılan ve sanığın karşılıklı hakaret ettikleri kabul edilmesine rağmen sanık … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesinin uygulanmaması,
b. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5217 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde “basit yargılama usulü” düzenlenmiş olup bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin, 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 inci ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönüyle hukuka aykırı görülmüştür.
2. Sanık …’in, UYAP’tan temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 12.10.2017 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşmesine karar verilip verilmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

V. KARAR
A. Katılan …’in Sanık … Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkeme kararına yönelik katılan …’in temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanıklar Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik katılan sanık … müdafii ve sanık …’in temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.05.2023 tarihinde karar verildi.