YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5541
KARAR NO : 2023/2474
KARAR TARİHİ : 08.05.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hileli iflas
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.12.2012 tarihli ve 2011/93689 Soruşturma, 2012/44561 Esas, 2012/3535 İddianame numaralı iddianamesi ile sanıklar hakkında hileli iflas suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 161/1. maddesi uyarınca cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.06.2014 tarihli ve 2012/394 Esas, 2014/151 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında hileli iflas suçundan 5237 sayılı Kanunu’nun 161/1, 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.06.2014 tarihli ve 2012/394 Esas, 2014/151 Karar sayılı kararının sanıklar tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 13.12.2017 tarihli ve 2017/6369 Esas, 2017/14238 Karar sayılı kararıyla; “Sanıkların, temsile yetkili oldukları … Ofset “Matbaacılık ve Ambalaj Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin 01.06.2010 tarihinde … 3. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından iflasına karar verildiği, iflas tasfiyesinin yürütüldüğü … 3. İcra ve İflas Müdürlüğü tarafından şirkete ait defter ve belgelerin üzerinde yaptırılan incelemede malvarlığını azaltıcı hileli hareketlerde bulunduğu yönünde tespitler yapıldığı, sanıkların bu surette hileli iflas suçunu işledikleri iddia edilen olayda; Sanıkların yetkilisi bulunduğu şirketin defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmaması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılması açısından, sanıklara ait şirketin muhasebe kayıt ve defterleri ile gerekli belgelerin temini ile defterler üzerinde Ticaret, İcra ve İflas Hukuku Öğretim Üyesi ile Mali Müşavirden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla inceleme yaptırılarak; TCK.nun 161, 162. maddelerinde sayılan eylem ve işlemlerin bulunup bulunmadığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptanmadan, konusunda uzman olmayan bilirkişi heyetinden alınan mevcut bilirkişi raporuna dayanılarak eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm verilmesi,” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4.Bozma sonrası, … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.03.2022 tarihli ve 2018/73 Esas, 2022/104 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında hileli iflas suçundan 5237 sayılı Kanunu’nun 161/1, 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafiinin temyiz isteği, dosya içerisinde bulunan bilirkişi raporundaki tespitlerin sanıkların kusuruna dayanmadığına, dosyanın mevcut hâli ile hüküm vermeye elverişli bilirkişi raporu içermemesi sebebiyle yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğine, sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanıkların, temsile yetkili oldukları … Ofset Matbaacılık ve Ambalaj Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin 01.06.2010 tarihinde … 3. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından iflasına karar verildiği, bu kararın 18.10.2010 tarihinde kesinleştiği, tasfiye işlemi için … 1.İcra Ve İflas Müdürlüğünce adı geçen sanıkların ticari defterlerinin istenmesi üzerine defterler üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi üzerine düzenlenen 04.10.2011 tarihli raporda sanıkların hileli iflas suçunu işlediklerinin tespit edildiği, bilirkişi raporunda, sanıkların defterleri hiç veya kanunun emrettiği şekilde tutmadıkları, usûlsüz muhasebe işlemleri ile aktifi azaltıcı işlemler yaptıkları ve hakikate aykırı muhasebe ve sahte bilançolarla aktifi hakikatte olduğundan az gösterdiklerinin belirtildiği, sanıkların alınan savunmalarında suçlamaları kabul etmedikleri, işlerinin bozulmaları nedeniyle iflas ettiklerini, hileli bir davranışta bulunmadıklarını savundukları, ilk derece mahkemesi tarafından verilen ve soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporuna dayanılarak verilen mahkûmiyet kararının Yargıtay 8. Ceza Dairesi tarafından eksik kovuşturma nedeniyle bozulması üzerine alınan üç kişilik bilirkişi kurulundan alınan bilirkişi raporunda şirket aktiflerinin fiktif muhasebe işlemleriyle toplam 3.026.418,29 TL tutarında azaltıldığı, aktif azaltıcı işlemlerin 5237 sayılı Kanun’un 161/1-d maddesi kapsamında kaldığının rapor edildiği, raporun değerlendirme ve sonuç kısmı itibarıyla hükme esas alınabilecek mahiyette bulunması sebebiyle sanıklar hakkında mahkûmiyet hükmü kurulduğu anlaşılmıştır.
2.Dosya içerisinde bulunan 07.09.2021 tarihli, Ticaret, İcra ve İflas Hukuku Öğretim Üyesi ile emekli banka müdüründen oluşan bilirkişi kurulundan alınan rapora göre, şirketin 01.06.2010 iflas tarihi itibarıyla hazırlanmış bir bilançosunun bulunmadığı, iflas tarihinden sonra da 30.06.2010 tarihi itibarıyla bilanço düzenlendiği, iflas yılına ait ticari defterlerden olan Yevmiye defteri kayıtlarında 15.01.2010 tarihli ve 73 No.lu yevmiye kaydından başlamak üzere, 31.05.2010 tarih ve 1185 nolu yevmiye kaydına kadar geçen 5 aylık dönem içerisinde toplamda 3.026.418,29 TL tutarındaki aktif hesaplarda kalması gereken, ticari mal satışı sonucu alacaklı olduğu ve muhasebe kayıtlarında 120. Alıcılar hesaplarında izlenen firmalara ait bakiyelerin, usûlsüz muhasebe kayıtlarıyla, pasif hesaplardan borçlu olduğu 320. Satıcılara borçlar hesaplarıyla fiktif muhasebe kayıtlarıyla mahsup etmek suretiyle, gerçekte alacaklı kalması gereken cari hesapların kapatıldığı, bu hesapların alacaklı ve borçlu firma isimleri belirtilmeksizin kapatılmış olması sebebiyle bu işlemlerin fiktif ve usûlsüz olduğu, bu fiktif işlemler olmasaydı 120. Alıcılar hesabının bakiyesi 173.677,32 TL değil, 3.300.095,61 TL olacak ve dolayısıyla iflas masasının malvarlığına dahil olacak olan bu tutarın şirket alacaklılarına dağıtılması gerekeceği, şirket aktiflerinin fiktif muhasebe işlemleriyle toplam 3.026.418,29 TL tutarında azaltıldığı, bunun sonucu olarak da sanıkların eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 161/1-d maddesi kapsamında hileli iflas suçunun maddi unsurlarını oluşturup oluşturmadığının mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmiştir.
IV. GEREKÇE
… 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.03.2022 tarihli ve 2018/73 Esas, 2022/104 Karar sayılı kararında, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, bozma üzerine alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli ve hükme esas alınabileceği anlaşıldığından, sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.03.2022 tarihli ve 2018/73 Esas, 2022/104 Karar sayılı kararında sanıklar müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümleri, Tebliğname’ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.