Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2023/9772 E. 2023/2486 K. 08.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/9772
KARAR NO : 2023/2486
KARAR TARİHİ : 08.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sanık hakkında, … Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 06.08.2015 tarihli ve 2015/12141 esas numaralı iddianame ile; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 43, 58 ve 53. maddeleri uyarınca hırsızlık suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.

2…. 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2016 tarihli ve 2015/531 Esas, 2016/120 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 43, 145, 62, 58, 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3.Yukarıda anılan kararın sanık ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 13.04.2022 tarihli ve 2021/10345 Esas, 2022/5558 Karar sayılı kararı ile sanığın temyiz istemi yönünden hükmün onanmasına, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin ise 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 310. maddesinde öngörülen 1 haftalık yasal süreden sonra yapıldığı gerekçesiyle süre yönünden reddine karar verilmiştir.
4.Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 13.04.2022 tarihli ve 2021/10345 Esas, 2022/5558 Karar sayılı kararına yönelik, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.05.2022 tarihli itirazında; İlk Derece Mahkemesince kararın o yer Cumhuriyet savcısınca bir aylık süre içinde, 09.03.2016 tarihinde temyiz edilmesi karşısında, temyiz isteminin reddine ilişkin verilen kararın kaldırılması ve hükmün bozulması talep edilmiştir.
5. Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 08.06.2022 tarihli ve 2022/3886 Esas, 2022/8755 Karar sayılı kararı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının reddine, dosyanın itiraz konusunda karar verilmek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.
6. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 01.12.2022 tarihli 2022/6-338 Esas, 2022/755 Karar sayılı kararı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 13.04.2022 tarihli ve 2021/10345 Esas, 2022/5558 Karar sayılı ret ve onama kararlarının kaldırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.O yer Cumhuriyet savcısının temyiz talebi, sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine, ayrıca suça konu eşyaların değerinin düşük olarak kabulünün mümkün olmadığı ve sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 145. maddesinin uygulanamayacağına ilişkindir.
2.Sanık dilekçesinde sadece hükmü temyiz etmek istediğini ifade etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Nar Gros isimli marketin sahibi katılanın, 29.07.2015 günü markette sayım yaptığı esnada 29 adet sucuğun yerinde olmadığını fark ettiği, iş yerine ait güvenlik kamera kayıtları izlendiğinde, 29.07.2015 günü saat 15:58 civarında bir şahsın markete gelerek 6 paket sucuğu ceketinin altına gizleyerek marketten ayrıldığı, aynı şahsın 14.07.2015 tarihinde de reyondan 2 paket sucuğu montunun altına gizleyerek marketten ayrıldığının tespit edildiği, polis tarafından yapılan incelemede sanığın teşhis edildiği anlaşılmıştır.
2.Sanık aşamalarda suçlamaları kabul etmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Yönünden
1. Cezanın Alt Sınırdan Tayini Yönünden
Mahkemece temel ceza tayin edilirken sanığın çalmış olduğu eşyaların değeri ve suçun işleniş biçimi nazara alınarak değerlendirme yapılmış ve temel ceza takdiren beş yıl olarak belirlenmiştir. 5237 sayılı Kanun’un 61. maddesinde, “Hakimin, somut olayda; a) Suçun işleniş biçimini, b) Suçun işlenmesinde kullanılan araçları, c) Suçun işlendiği zaman ve yeri, d) Suçun konusunun önem ve değerini, e) Meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığını, f) Failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığını, g) Failin güttüğü amaç ve saiki, göz önünde bulundurarak, işlenen suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında temel cezayı belirler.” şeklindeki düzenleme uyarınca dosya kapsamına, sanığın beyanlarına ve suça konu eşyaların değerine göre temel cezanın alt sınırdan tespit edilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Suça Konu Eşyaların Değeri Yönünden
Dosya içeriğine göre iki farklı tarihte, yaklaşık 180,00 TL değerinde 8 paket sucuğu çaldığı kamera kayıtları ile tespit edilen sanık hakkında, şartları oluşmadığı hâlde 5237 sayılı Kanun’un 145. maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B-2) nolu bendinde açıklanan nedenle … 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2016 tarihli ve 2015/531 Esas, 2016/120 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.