Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/310 E. 2023/16886 K. 05.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/310
KARAR NO : 2023/16886
KARAR TARİHİ : 05.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi ile 43 ve 62 nci maddeleri uyarınca 7600 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği, mağdurun sanığa başka bir ceza infaz kurumuna nakledileceğini gizleyip tahliye olacağını söyleyerek yanlış bilgi verdiği, sanığın söz konusu gerçek dışı beyanın açığa çıkması neticesinde tepki gösterdiği, bu suretle haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine vesaire ilişkindir
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın ceza infaz kurumunda hükümlü olduğu, mağdurun ise burada görevli jandarma personeli olup sanığın başka bir ceza infaz kurumuna nakli işinde görevlendirildiği, tanık jandarma erleri ile birlikte nakledilmek üzere çağrıldığında sanığın taşkınlık yapmaya başladığı, arabaya bindirildiğinde mağdura yönelik sinkaflı hakarette bulunduğu ve yol boyunca hakaret eylemlerine devam ettiği, nakledildiği ceza infaz kurumu idaresindeki görevlilere teslim edildiği sırada mağdura yeniden hakaret etmeye başladığı hususlarının mağdur beyanı ve bunu doğrulayan tanık anlatımları ile sanığın ikrar içeren savunması neticesinde sübut bulduğu Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Mağdurdan kaynaklı bir haksız hareket tespit edilemediğinden sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesinde düzenlenen hükmün uygulanmamasında ve Olay ve Olgular bölümünde anlatıldığı şekliyle sanığın mağdura yönelik hakaret suçunu işlediği hususunun taraf ve tanık anlatımları neticesinde sübut bulduğu yönündeki Mahkemenin takdir ve gerekçesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
B. Sair Sebepler Yönünden
1. Adli sicil kaydına göre mükerrir olan sanık hakkında, seçimlik ceza öngören suçlarda hapis cezasına hükmolunması zorunluluğu gözetilmeden, hakaret suçundan kurulan hükümde adli para cezası seçilmek suretiyle 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
2. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken (B-1) bendindeki bozma yönünden 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanık hakkında cezayı aleyhe değiştirme yasağının dikkate alınmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.04.2023 tarihinde karar verildi.