Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2022/13633 E. 2023/3423 K. 04.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13633
KARAR NO : 2023/3423
KARAR TARİHİ : 04.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin tahsiline ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, kesinlik, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Asıl dava davacıları vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerine ait … ili, … ilçesi, … Mahallesi 6323 ada 1 parsel sayılı taşınmaza davalı idarece park yapımı şeklinde el atıldığını ve davacıların tasarruftan fiilen men edildiğini, el koymanın kamusal hizmete tahsis amaçlı ve kalıcı nitelikte olduğunu belirterek taşınmazın bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2. Birleştirilen … 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/264 Esas, 2015/335 Karar sayılı dava dosyasındaki davacıların vekili dava dilekçesinde özetle; … ili, … ilçesi, … Mahallesi, 6323 ada 1 parsel sayılı 1.909,08 m²lik taşınmazda müvekkillerinin hisse sahibi olduğunu, davaya konu teşkil eden taşınmaz için haksız olarak park yapımı şeklinde davacı idarece fiilen el atılması nedeniyle diğer paydaşlar tarafından açılan … 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/170 Esas sayılı dosyası ile dosyalarının birleştirilmesine, taşınmazın bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

3.Dairemizin birinci bozma ilamından sonra birleştirilen … 9.Asliye Hukkuk Mahkemesi dava dosyasındaki davacıların vekili dava dilekçesinde özetle; birleştirilen … 8. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/264 Esas, 2015/335 Karar sayılı dosyasında fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 10.000,00 TL talep edildiğini, alınan bilirkişi kurulu raporunda birleştirilen dosya davacılarının pay bedellerinin daha yüksek hesaplandığını belirterek dava niteliğindeki iş bu davalarının kabulü ile fark 107.957,18 TL’nin asıl dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı idareden alınarak birleştirilen dava dosyası davacılarına verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı idarevekili cevap dilekçesinde özetle; davanın idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğini, öncelikle uzlaşma yolunun tüketilmesi gerektiğini, davaya konu parselin Büyükşehir Belediye Meclisinin 05.10.2010 tarihli ve 16021073/028 sayı ile onaylı 1/1000 ölçekli Emek …- Emek- Hamitler arası bölgenin İmar planı kapsamında Çocuk Bahçesi alanında kaldığının tespit edildiğini, daha sonra taşınmazın güneybatı köşesinin Büyükşehir Belediye Meclisinin 17.03.2011 tarihli ve 259 sayılı kararı ile 16021073/341-1 sayı ile onaylı plan değişikliği ile trafo alanı olarak düzenlendiğini, söz konusu parselin yapılan imar uygulamasında %35 oranında düzenleme ortaklık payı kesintisi ile oluştuğunu, kesilen düzenleme ortaklık payı miktarının ortak kullanım alanlarının tamamını karşılamaya yetmediği için bütün hissedarlardan ayrıca %11.82 oranında kesinti yapılarak kamulaştırma parsellerinin oluşturulduğunu, husumetin taşınmaza fiilen el atan idareye yöneltilmesi gerektiğinden müvekkili belediye açısından davanın husumetten reddi gerektiğini, kamusal hizmete tahsis amaçlı ve kalıcı nitelikte bir el atma olmadığını, buna ilişkin bir tazminat talebinin de hukuka uygun olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI
… 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 23.11.2015 tarihli ve 2015/170 Esas, 2015/905 Karar sayılı kararı ile asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. … 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 23.11.2015 tarihli ve 2015/170 Esas, 2015/905 Karar sayılı kararı karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucu; hükme esas alınan bilirkişi raporundaki emsalin özel amaçlı satış olduğu, emsalin kadastral parsel olduğu gözetildiğinde eksik-üstün yönler açısından yapılan kıyaslama sonrasında düzenleme ortakllık payının emsal taşınmaz değeri üzerinden hesaplanan bedele eklenmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
… 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.12.2019 tarihli ve 2018/36 Esas, 2019/911 Karar sayılı kararı ile asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı
1…. 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.12.2019 tarihli ve 2018/36 Esas, 2019/911 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucu; uzak mesafeden, küçük yüzölçümlü seçilen emsalin uygun olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmaza belirlenen m² değerinin düşük kaldığını, birleştirilen … 9. Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasında faiz başlangıç tarihinin asıl dava tarihi olan 27.02.2015 olması gerektiğini ileri sürerek kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; idareleri tarafından dava konusu taşınmaza el atıldığına dair delil bulunmadığını, usulüne uygun emsal incelemesi yapılmadığını, belirlenen bedelin yüksek olduğunu ileri sürerek kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı tapu maliki davacılar ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili hususundadır.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.

2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “… Usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine men’i müdahale davası açmağa hakkı olduğuna; ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”

3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “… Usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da hadisede Borçlar Kanunu’nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına …” karar verilmiştir.

4. 2942 sayılı Kanun’un Ek 1 inci maddesi şöyledir: “(Ek: 20/8/2016-6745/33 md.) Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamaları yapılır ve bütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazlar ilgili idarelerce kamulaştırılır veya her hâlde mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılır/yaptırılır. (İptal: Anayasa Mahkemesinin 20/12/2018 tarihli ve E.: 2016/181 K.: 2018/111 sayılı Kararı ile)”

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dosya safahatındaki bozma ilamları da gözetilerek kısmen fiilen el atılan, imar planında park alanında olan dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak yazılı şekilde davacılar payına düşen bedellere hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Davacılar vekili her ne kadar birleştirilen … 9. Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasındaki alacak için asıl dava tarihi olan 27.02.2015 tarihinden itibaren faiz işletilmesini istemiş ise de son hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporundan asıl dava tarihi olan 27.02.2015 ve birleştirilen … 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin dava tarihi olan 15.06.2015 itibarıyla dava konusu taşınmazın metrekare birim değerinin ayrı ayrı hesaplandığı; birleştirilen … 9. Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasının ise birleştirilen … 8. Asliye Hukuk Mahkemesi dosyası için hesaplanan kamulaştırma bedeline ilişkin ek dava niteliğinde olduğu anlaşıldığından, bu dosyadaki alacak miktarı olan 107.957,11 TL bedele 15.06.2015 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi yerinde olmuştur.

4. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, aşağıda yazılı harcın davalı … Başkanlığından alınmasına,

04.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.