YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13306
KARAR NO : 2023/461
KARAR TARİHİ : 25.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki ihalenin feshi konulu şikayet davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın hukuki yarar yokluğu nedeni ile ihalenin feshi talebinin usulden reddine ve işin esasına girilmediğinden şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde;
1. Müdürlükçe satışa konu taşınmaz için 20.10.2021 tarihli kıymet takdir raporu alındığı, rapora süresi içerisinde itiraz edildiği, … 4. İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/507 Esas sayılı dosyası ile itiraz edildiği, mahkemece 21.01.2022 tarihili yeni rapor tanzim edildiği, ancak mahkece alınan yeni raporun taşınmaz tapu kaydındaki haczi olan tüm ilgililerin hepsine tebliğ edilmediği,
2. Şikayet konusu ihalenin 21.03.2022 tarihli satış kararında mal ilanının ulusal gazete yerine mahalli gazetede ilan şeklinde belirlenmesinin ihaleye çok az kişinin katılmasına neden olduğu, taşınmazın mesken olduğu, son yıllarda mesken satışlarının fazla olduğu ve her yerden alıcısının çıkabileceği şikayetleri ile ihalenin feshini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı banka vekili cevap dilekçesinde;
1. Dava dilekçesindeki beyanın aksine, kıymet takdirine itiraz davasında alınan raporun dava dışı haciz alacaklılarına tebliğinin zorunlu olmadığı,
2. Taşınmazın özellikleri dikkate alındığında, her yöreden alıcısı çıkabilecek otel, fabrika veya benzeri nitelikte bir mal olmadığı, değeri itibari ile de ulusal bir gazetede ilanın zorunlu olmadığı,
3. Yapılan ihalede taşınmazın muhammen bedeli üzerinde satıldığı, ihalede zarar unsurunun gerçekleşmediğinin kabulü gerekeceği iddiaları ile davanın reddini talep etti.
Diğer davalı/ihale alıcısı Şirket cevap dilekçesi sunmadı fakat 21.09.2022 tarihli 1 nolu duruşmada Şirket Yetkilisi Hikmet Savaş Doğaner; ihalenin usulüne uygun yapıldığı ve davanın reddini talep ettiği görülmektedir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın hukuki yarar yokluğu nedeni ile ihalenin feshi talebinin usulden reddine ve işin esasına girilmediğinden şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararda özetle; ihale bedelinin muhammen bedelden yüksek olduğu ihalede zarar unsurunun gerçekleşmediği ve borçlunun ihalenin feshini istemekte hukuki yararının olmadığı belirtilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili dava dilekçesini tekrarla gelerek;
1. Müdürlükçe satışa konu taşınmaz için 20.10.2021 tarihli kıymet takdir raporu alındığı, rapora süresi içerisinde itiraz edildiği, … 4. İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/507 Esas sayılı dosyası ile itiraz edildiği, mahkemece 21.01.2022 tarihili yeni rapor tanzim edildiği, ancak mahkece alınan yeni raporun taşınmaz tapu kaydındaki haczi olan tüm ilgililerin hepsine tebliğ edilmediği,
2. Şikayet konusu ihalenin 21.03.2022 tarihli satış kararında mal ilanının ulusal gazete yerine mahalli gazetede ilan şeklinde belirlenmesinin ihaleye çok az kişinin katılmasına neden olduğu, taşınmazın mesken olduğu, son yıllarda mesken satışlarının fazla olduğu ve her yerden alıcısının çıkabileceği şikayetleri ile ihalenin feshini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Anılan kararda özetle; feshi istenen şikayete konu 530.000,00 TL muhammen bedelli taşınmazın, 782.000,00 TL’ye ihale edildiği, satış bedellerinin taşınmazın muhammen bedelinin üzerinde olduğu, şikayetçi borçlunun şikayet dilekçesinde ihalenin feshi ile birlikte itiraz üzerine … 4. İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/507 Esas sayılı dosyası ile alınan bilirkişi raporunun (… 4. İcra Hukuk Mahkemesince belirlenen kıymet takdirinin) taşınmaz değerini karşılamadığına yönelik şikayet ve itirazının bulunmadığı gibi ihaleye fesat karıştırıldığına ilişkin bir iddiasının da bulunmadığı dolayısıyla zarar unsurunun gerçekleşmediği ve şikayetçinin İİK’nın 134/11. maddesi kapsamında kendi menfaatinin muhtel olduğunu ispatlayamadığı anlaşıldığından, ihalenin feshini istemekte hukuki yararı bulunmadığı belirtildi.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı/borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili yine dava dilekçesini tekrarla gelerek;
1. Müdürlükçe satışa konu taşınmaz için 20.10.2021 tarihli kıymet takdir raporu alındığı, rapora süresi içerisinde itiraz edildiği, … 4. İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/507 Esas sayılı dosyası ile itiraz edildiği, mahkemece 21.01.2022 tarihili yeni rapor tanzim edildiği, ancak mahkece alınan yeni raporun taşınmaz tapu kaydındaki haczi olan tüm ilgililerin hepsine tebliğ edilmediği,
2. Şikayet konusu ihalenin 21.03.2022 tarihli satış kararında mal ilanının ulusal gazete yerine mahalli gazetede ilan şeklinde belirlenmesinin ihaleye çok az kişinin katılmasına neden olduğu, taşınmazın mesken olduğu, son yıllarda mesken satışlarının fazla olduğu ve her yerden alıcısının çıkabileceği şikayetleri ile ihalenin feshini taleple anılan kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ihalenin feshi konulu şikayete ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 16., 17., 18. ve 134. maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.