YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15874
KARAR NO : 2023/2213
KARAR TARİHİ : 15.03.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İstanbul Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.02.2021 tarihli ve 2020/64 Esas, 2021/67 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci, 52 nci , 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 26.04.2021 tarihli ve 2021/937 Esas, 2021/1358 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Eylemin sabit olmadığına, “Şüpheden sanık yararlanır.” ilkesinin ihlal edildiğine,
3. Eylemin “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçunu oluşturduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
“Sanığın ismi, ikamet adresi ve uyuşturucu madde satışı yaptığı yer” belirtilerek yapılan isimsiz ihbar üzerine, olay günü yapılan fiziki takipte, ihbarda belirtilen yerde bekleyen kimliği tespit edilemeyen şahıs ile sanık …’ın buluştukları ve aralarında alışveriş olacağı sırada kolluk görevlilerinin müdahale etmesi üzerine, sanığın elindeki nesneyi ikametinin bahçesine attığı, diğer şahsın ise kaçtığı ve yakalanamadığı; sanığın attığı şeyin kontrolünde şeffaf poşet içinde iki fişek halinde daralı 1 gram eroin olduğunun tespit edildiği; ikametinde yapılan aramada ise şeffaf poşet içinde 5 fişek halinde daralı 2,5 gram eroinin ele geçtiği olayda; ihbarın ve olay tutanağının içerikleri, uyuşturucu maddelerin kullanım sınırının üzerinde, satışa hazır paketler halinde ele geçmesi hususları birlikte dikkate alındığında, “uyuşturucu madde ticareti yapma” eyleminin sabit olduğu, suç konusunun eroin olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca artırım yapıldığı, eylemin konut eklentisi olan bahçede işlendiği hususunda oluşan şüphe sanık lehine değerlendirilerek, aynı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanmadığı gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile hukuki nitelendirme ve uygulama konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkındaki hükümde, “5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ile 7242 sayılı Kanunla yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesinin mümkün olduğu” belirtilip, “Adli para cezasının taksitlendirilmesi sırasında 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasındaki ihtarların yapılmaması” nedeniyle buna ilişkin hukuka aykırılık düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun sübutuna ve vasfına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 26.04.2021 tarihli ve 2021/937 Esas, 2021/1358 karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.03.2023 tarihinde karar verildi.