YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/468
KARAR NO : 2023/713
KARAR TARİHİ : 26.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1175 E., 2022/2176 K.
FER-İ MÜDAHİL :… vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 31.12.2018
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 17. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/481 E., 2021/92 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ve fer-i müdahil Kurum vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve Feri Müdahil Kurum vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalıya ait işyerinde 2010 yılı Mart ayından itibaren şoför ve rehber olarak işe başladığını, 2013 yılı Temmuz ayına kadar çalıştığını bildirimlerinin eksik yapıldığını fakat kesintisiz çalıştığını belirterek davacının davalı yanında kuruma bildirilen süreler dışında 2010 yılı Mart ayından 2013 yılı Temmuz ayları arasında kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının çalışma sürelerinin 17.01.2012-24.05.2013 tarihleri arasında olduğunu, müvekkili şirketin kurulduğundan beri …’in şirketi ile çalışmakta olduğunu, İran Air Havayolları ve Mahan Air Havayollarından gelen ve giden yolcuların transferlerinin ilgili şirket tarafından yapıldığını, davacının işten ayrıldıktan 1-2 ay sonra yine aynı semtte bulunan bir şirkete işe girdiğini, hak düşürücü sürenin gerçekleştiğini, davanın reddi gerektiğini bildirmiştir.
2.Fer-i Müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde; 6552 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesine göre feri müdahil olan kurum aleyhine hüküm kurulmamasını, varsa çalışma olgusunun usulünce ispatlanması gerektiğini, kurum işlemlerinin yerinde ve yasal mevzuata uygun olup, davanın reddi gerektiğini bildirmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile; toplanan deliller ve dosya kapsamına göre; davacı adına davalı işveren tarafından bildirilen hizmet süreleri, ayrıntısı uzman bilirkişi raporunda tablo halinde gösterilen trafik ceza tutanakları, davalı şirkette 10.07.2013 tarihinde …’ in çalışmaya başladığına ilişkin kayıtlar, … plakalı aracın davalı şirket adına kayıtlı olması, tanıklardan … adına … Otelcilik unvanlı işyerinden 14.07.2011-23.02.2016 tarihleri arasında hizmet bildirilmiş olması ve davacının çalışma olgusunu doğrulaması, davalı şirketin vergi kaydının 25.12.2006 tarihinde başlaması hususları birlikte değerlendirildiğinde davacının 01.06.2010-17.01.2012 tarihleri arasında davalı şirkete ait işyerinde hizmet akdi ile çalıştığı, bu çalışmalarının da sigortalı sayılması gerekeceği sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle ” Davanın kabulü ile, davacının davalıya ait işyerinde 01.06.2010-17.01.2012 tarihleri arasında kuruma bildirilen süreler dışında çalıştığının tespitine, ” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket ve feri müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada pek çok delil olmasına rağmen bilirkişinin sadece trafik ceza tutanaklarının esas aldığını, müvekkilinin … isimli firma ile çalıştığını, hava yolu ile gelen yolcuların transferinin adı geçen firma tarafından yapıldığını, davacının şoförlüğünü deneme amacıyla 4-5 sefer yaptırıldığını, yolculara uygun davranmadığı tespit edilince iş çıkışı verildiğini, ancak iyiniyetten iş bulma hususunda sorun yaşamaması için bu husus sebep gösterilmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2.Fer-i Müdahil SGK vekili istinaf dilekçesinde özetle; 4447 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile sigortalıya işe girdiğini Kuruma bildirme hakkı tanındığını, dava açtığı tarihe kadar hiç bir şikayeti olmayan sigortalının iyi niyetli olarak kabul edilemeyeceğini, davanın 5 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını, hizmet tespiti davasının yöntemince ispat edilmediğini ileri sürmüş ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamına göre davacının davalıya ait 1163717 sicil numaralı işyerinden 17.01.2012 ile 24.05.2013 tarihleri arasında sigortalı çalışmalarının bildirildiği, öncesinde 11.02.2010 ile 15.03.2010 tarihleri arasında dava dışı … Petrol Gıda isimli işyerinden bildirildiği, davalı şirkete ait olduğu anlaşılan 01.06.2010, 01.10.2010, 01.11.2011, 14,01.2012 tarihli trafik ceza tutanaklarının şoför olarak davacı adına düzenlenmiş olduğu, iş yerinin … Seyahat Acentası adıyla İranlı müşterileri otellere ve hava alanına karayolu ile götürüp getirdiği, davacının da davalı firmada şoför olarak çalıştığı kayıtlı komşu işyeri çalışanı olan tanık … ‘nın beyanı ile anlaşılmış, davanın kısmen kabulü gerektiği halde kabul hükmü kurulması yerinde görülmemişse de istinaf sebeplerine göre inceleme yapıldığından davalı ve feri müdahil Kurum vekillerinin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı şirket ve feri müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarlamıştır.
2.Feri Müdahil SGK vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarlamıştır.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı madde hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
26.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…