YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12877
KARAR NO : 2023/2221
KARAR TARİHİ : 12.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
KARAR : Mahkumiyet
Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.07.2019 tarihli iddianamesiyle hükümlü hakkında 6136
sayılı Yasaya aykırılık suçundan, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkındaki Kanun’un (6136 sayılı Kanun) 13 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle davası açılmıştır.
Yapılan yargılama sonucunda Gaziosmanpaşa 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 19.11.2020 tarihli ve 2019/431 Esas, 2020/619 Karar sayılı kararıyla hükümlünün 6136 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6.000,00 Türk lirası ve 500,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına karar verildiği, söz konusu kararın, istinaf edilmeksizin tarihinde kesinleştiğine ilişkin kesinleştirme şerhi düzenlendiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 28.04.2021 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, 21.06.2021 tarihli ve KYB- 2021/66731 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.06.2021 tarihli ve KYB-2021/66731 sayılı kanun yararına bozma isteminin “sanığın 12/01/2008 tarihinde işlediği 6136 sayılı Kanunu’nun 13/1. maddesine muhalefet eylemi sebebiyle cezalandırılması talebiyle Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 01/07/2019 tarihli iddianamesiyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda sanığın mahkumiyetine ilişkin karar verilmiş ise de, sanığa yüklenen suç için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin suç tarihinden mahkumiyet hükmünün kurulduğu 19/11/2020 tarihine kadar gerçekleştiği cihetle, sanık hakkındaki kamu davasının dava zamanaşımının dolması nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasa’nın 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Kanunu’nun 34 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 231 inci maddesinin ikinci fıkrası, 232 nci maddesinin altıncı fıkrası ve 291 inci maddesinin bir ve ikinci fıkrası uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin zorunlu olduğu belirtilmiştir.
2. Somut uyuşmazlıkta; sanığın yüzüne karşı , müdafinin ise yokluğunda verilen hükmün ayrıca müdafiine tebliğine gerek olmaması nedeniyle, hükme karşı tefhimden itibaren 15 gün içerisinde istinaf yasa yoluna başvurulabileceğinin belirtilmesi gerekirken, sanık müdafiine tebliğden itibaren 7 gün içerisinde istinaf yasa yoluna başvurulabileceği belirtilmesi ve müdafiye tebligat yapılmaması nedeni ile kanun yolu başvuru hakkının kullanılmasında sanıkta yanılgı oluşturulduğundan, inceleme konusu hükmün usulüne uygun olarak kesinleşmediği anlaşılmıştır.
3. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 272 ve devamı maddeleri uyarınca istinaf kanun yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE ,
Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.04.2023 tarihinde karar verildi