YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/14352
KARAR NO : 2009/17958
KARAR TARİHİ : 04.12.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 2/B madde iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı temsilcisi, … Köyü 146 ada 1 parselin 2/B sahası olarak 1978 yılında Hazine adına tesbit ve tescil edildiğini, 72 parselin ise, davalıya ait olduğunu, ancak Hazineye ait olması gereken 1000 m2 taşınmazın 72 parsel içinde kaldığını bildirerek bu bölümün tapusunun iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 28.04.2008 tarihli krokide (A) işaretli 393 m2 bölümün 72 parselden ifrazı ile tapusunun iptaline ve Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 2/B madde iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1948 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1975 yılında 1744 Sayılı Yasaya göre yapılarak dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu işlemi 31.05.1979 tarihinde kesinleşmiştir. Çekişmeli 72 parsel 1972 yılında yapılan kısmi kadastro sahasında kalmaktadır.
Çekişmeli taşınmaz 1948 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastrosunda, orman sınırları içinde bırakılmış, 1975 yılında yapılan ve kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması sonucu (A) bölümü Hazine adına orman rejimi dışına çıkartılmış, 1972 yılında yapılan arazi kadastrosunda ise taşınmazın, daha önce yapılan orman kadastrosu sınırları içinde olduğu gözönünde bulundurulmadan, hata ile ikinci kere kadastrosu yapılarak kişiler adlarına özel mülk olarak tesbit ve yolsuz olarak tescil edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman ve … bilirkişiler tarafından kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu dava konusu taşınmazın 1948 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, 31.12.1961 tarihinden önce bilim ve … bakımından orman niteliğini yitirmesi nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılma işleminin de kesinleştiği taşınmaz daha önce yapılan orman kadastro sınırları
içinde olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet … kazandırmayacağı ve T.M.Y.nın 1026 (E.M.Y.nın 934. İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet … kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihden itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023 (E.M.Y.931 İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı,şartları varsa devreden kişiden sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre satış bedelinin istenebileceği belirlenerek kaydın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalının; 72 parselin (A) bölümü dışında kalan bölümlerinin baştan beri orman kadastro sınırları dışında kalması nedeniyle davacının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının gerçek kişiye yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 04/12/2009 günü oybirliğiyle karar verildi.