YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/14459
KARAR NO : 2009/17501
KARAR TARİHİ : 24.11.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi … mirasçıları, Hazine, A…., … … Tereke Temsilcisi, R…., H…. …, … (…), … …, … ve arkadaşları (… mirasçılarının bir kesimi ), Orman Yönetimi, …, … ve arkadaşları (…mirasçılarının bir bölümü) vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
1962 yılında … Köyünde yapılan kadastro çalışmaları sırasında 1 ila 223 sayılı toplam 223 adet parselin bir kısmı fundalık meşelik niteliği ile Hazine, bir kısmı da vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak kişiler adlarına tespit edilmiş, bu parsellerden bir kısmına … … mirasçıları … … ve arkadaşları, Kartal Tapulama Mahkemesinin 1976/1200, bir kısmına … … ve arkadaşları, Kartal Tapulama Mahkemesinin 1976/1144, bir kısmına Orman Yönetimi, Kartal Tapulama Mahkemesinin 1976/1123, bir kısım kişiler de Kartal Tapulama Mahkemesinin 1979/49, 50 ve 52 sayılı dosyalarında dava açmışlar ve dava dosyalarının bir kısmı Pendik Kadastro Mahkemesinin 1979/49 sayılı dosyası ile birleştirildikten sonra, Hazine adına tespit tutanağı düzenlenen tüm parsellerin orman ve devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiası ile davaya katılmıştır. Kartal ilçesinde Tapulama Mahkemesi kapatılınca bu dosyalar Tapulama Mahkemesi davalarına da bakmakla görevlendiren Kartal 2. Asliye Hukuk Mahkemesine devir edilmiş ve bu mahkemenin 1981/674 ve 675 sayılarına kayıt edilmiş, Pendik İlçesinde adli teşkilat kurulunca da dosyalar yetkisizlikle Pendik Kadastro Mahkemesine gönderilerek bu mahkemenin 1993/37 – 41 esas numaralarını almıştır. Tüm çekişmeli taşınmazların keşifleri bu iki dosyada yapılmış, bilirkişilerden raporlar alınmış, parsellerin tamamı hakkındaki davalar bu iki dosya üzerinden yürütülmekte iken, davaların daha sağlıklı görülebilmesi amacıyla ayrılmış ve her bir parsel hakkında Pendik Kadastro Mahkemesinin 2003/4 ila 2003/226 sayılarına kayıt edilen dava dosyaları oluşturulmuş, bilirkişilerin rapor örnekleri yeniden oluşturulan bu dosyalara konulmuş, Pendik Kadastro Mahkemesinin 1993/37 ve 41 (Dairenin 2007/3530-2007/3329) sayılı [bu dava dosyaları hakkında davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına dair verilen kararlar hakkındaki müdahil Hazinenin temyiz itirazları, dairede aynı gün bu dosyalar içindeki deliller de değerlendirilerek incelenmiş ve 1993/37 ve 41 (Dairenin 2007/3530 ve 2007/3529) sayılı dosyaların 133 ila 138, 140, 151 ila 183 sayılı parsellere ait mahkemenin 2003/57 (Dairenin 2008/14459) sayılı dosyası ile birleştirilip delillerin birlikte değerlendirilmesi gerekçesiyle mahkeme kararları bozulmuştur] dosyalarında dava konusu edilen hiç bir parsel kalmamıştır. Pendik Tapulama Mahkemesinde 2003/4 ila 2003/226 sayılı dosyalarda toplam 223 adet dava ayrı ayrı görülmekte iken, … … ve arkadaşlarına; tutundukları tapu kayıtlarının hangilerinin hangi parsele ait olduğunu bildirmeleri konusunda mahkemece kesin süre verilmesi üzerine aynı kayıt kapsamında kaldığı iddia edilen 3 ila 8 sayılı parsellerhakkındaki davalar Pendik Kadastro Mahkemesinin 2003/9 (Dairenin 2008/14451), 44 ila 51 sayılı parseller hakkındaki davalar Mahkemenin 2003/6 (Dairenin 2008/14449), 40 ila 43, 52 ila 57, 72 ve 73 sayılı parseller hakkındaki davalar Mahkemenin 2003/7 (Dairenin 2008/14458), 74 ila 92 sayılı parseller hakkındaki davalar Mahkemenin 2003/84 (Dairenin 2008/14461), 58, 59, 62, 63, 64, 66 ila 71, 93 ila 99 sayılı parseller hakkındaki davalar Mahkemenin 2003/13 (Dairenin 2008/14450), 184, 189, 195 ve 196 sayılı parseller hakkındaki davalar Mahkemenin 2003/74 (Dairenin 2008/14455), 22 ila 29 ve 39 sayılı parseller hakkındaki davalar Mahkemenin 2003/25 (Dairenin 2008/14456), 100 ila 122, 126, 131, 132 sayılı parseller hakkındaki davalar Mahkemenin 2003/26 (Dairenin 2008/14457), 133 ila 140, 151, 153 ila 170, 172, 174 ila 180, 182 ve 183 sayılı parseller hakkındaki davalar Mahkemenin 2003/57 (Dairenin 2008/14459), 200 ila 221 sayılı parseller hakkındaki davalar Mahkemenin 2003/62 (Dairenin 2008/14634) sayılı dosyalarında birleştirilmiştir. Birleştirilme kararından önce ayrı ayrı görülen 1, 2, 11 ila 14, 16 ila 21, 30 ila 38, 123 ila 129, 141 ila 145, 147 ila 150, 179, 181, 185 ila 188, 190 ila 194, 197 ila 199 sayılı parsellerin orman niteliği ile Hazine adına tesciline ilişkin kararlar Dairece onanmıştır.
Bu davanın konusu olan;
133 parsel sayılı 19.800 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 164 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ev ve tarla niteliği ile … adına tespit edilmiştir.
134 parsel sayılı 5.280 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 163 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile … adına tespit edilmiş; … … ve arkadaşları, A…. ve arkadaşları ile … Türeyen’in itirazları kadastro komisyonunca ret edilmiş, ancak 134 sayılı parselin ilk tespit maliki iptal edilerek 133 ve 134 sayılı parsellerin … adına tespitine karar verilmiştir.
135 parsel sayılı 20.440 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 162 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile Yusuf Kespecan ve ortakları adlarına yapılan tespite … … ve arkadaşları, A…. ve arkadaşları ile …’nın itirazları üzerine kadastro komisyonunca fen bilirkişi tarafından düzenlenen krokili raporda (A) ile işaretlenen 8.580 m2 yüzölçümlü bölümünün en son parsel numarası verilerek … adına, 135 parselin 11.860 m2 yüzölçümlü olarak tespit gibi Yusuf Kespecan ve ortakları adlarına tespitine, diğer itirazların reddine karar verilmiştir.
136 parsel sayılı 7.880 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 161 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ev ve tarla niteliği ile … adına tespit edilmiştir.
137 parsel sayılı 12.080 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 160 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ev ve tarla niteliği ile … ve ortakları adlarına tespit edilmiştir.
138 ve 139 parsel sayılı sırasıyla 3.920 m2 ve 7.880 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, 159 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 138 parsel bahçe, 139 parsel ev ve tarla niteliği ile Yunus Manav ve ortakları adlarına tespit edilmiştir.
140 parsel sayılı 10.840 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 158 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ev ve tarla niteliği ile … ve ortakları adlarına tespit edilmiştir.
151 parsel sayılı 8.240 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ev, ahır ve davar sayası niteliği ile … … adlarına tespit edilmiş; Orman Yönetimi, … … ve arkadaşları ile … … ve arkadaşlarının itirazları kadastro komisyonunca reddedilmiştir.
153 parsel sayılı 4.560 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile … Köyü Tüzelkişiliği adına tespit edilmiştir.
154 parsel sayılı 9.080 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 180 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ev ve tarla niteliği ile … … adına tespit edilmiş; Orman Yönetimi, … … ve arkadaşları ile … … ve arkadaşlarının itirazları kadastro komisyonunca reddedilmiştir.
155 parsel sayılı 4.700 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 179 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle bahçeli ev niteliği ile … adına tespit edilmiş; Orman Yönetimi, … … ve arkadaşları, A…. ve arkadaşları ile …’ın itirazları üzerine kadastro komisyonunca tespit maliki iptal edilerek … adına tespitine, diğer itirazların reddine karar verilmiştir.
156 parsel sayılı 5.520 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 178 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle bahçeli ev niteliği ile … ve ortakları adlarına tespit edilmiş; Orman Yönetimi, … … ve arkadaşları, A…. ve arkadaşları ile …’ın itirazları üzerine kadastro komisyonunca tespit maliki iptal edilerek … adına tespitine, diğer itirazların reddine karar verilmiştir.
157 ve 158 parsel sayılı sırasıyla 9.160 m2 ve 4.440 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, 24 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile … Geren adına tespit edilmiştir.
159 parsel sayılı 12.220 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile … adına tespit edilmiştir.
160 parsel sayılı 8.400 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 177 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile … … adına tespit edilmiş; Orman Yönetimi, … … ve arkadaşları ile … … ve arkadaşlarının itirazları kadastro komisyonunca reddedilmiştir.
161 parsel sayılı 5.880 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 176 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, tarla niteliği ile Nazife ve … adlarına tespit edilmiştir.
162 parsel sayılı 7.320 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 175 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle bahçeli ev niteliği ile … adlarına tespit edilmiştir.
163 parsel sayılı 5.720 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile … … ve ortakları adlarına tespit edilmiş; … … ve arkadaşları, A…. ve arkadaşları ile …’ın itirazları üzerine kadastro komisyonunca tespit maliki iptal edilerek … adına tespitine, diğer itirazların reddine karar verilmiştir.
164 parsel sayılı 4.820 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 182 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle bahçeli ev niteliği ile … … adına tespit edilmiş; Orman Yönetimi, …, … … ve arkadaşları, A…. ve arkadaşları ile …’ın itirazları üzerine kadastro komisyonunca tespit maliki iptal edilerek … oğlu … Karateke adına tespitine, diğer itirazların reddine karar verilmiştir.
165 parsel sayılı 5.680 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 174 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile … adına tesbit edilmiş; … … ve arkadaşları, A…. ve arkadaşları ile … itirazları üzerine kadastro komisyonunca tespit maliki …’in taşınmazları 1967 yılında …’a, onun da 1970 yılında … Yüksel’e, onun da 1971 yılında …’a, onun da 1975 yılında … ve Ali Karay’a sattıkları gerekçesi ile kadastro tespit malikleri iptal edilerek … çocukları … ve Ali Karay adlarına tespitine, diğer itirazların reddine karar verilmiştir.
166 parsel sayılı 12.040 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle bahçeli ev ve ahır niteliği ile … … ve ortakları adlarına tespit edilmiş, … … ve arkadaşları, A…. ve arkadaşları ile …’un
itirazları üzerine kadastro komisyonunca tespit maliki iptal edilerek … adına tespitine, diğer itirazların reddine karar verilmiştir.
167 parsel sayılı 11.240 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 172 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle bahçeli ev ve ahır niteliği ile … Geren adına tespit edilmiş; … … ve arkadaşları, A…. ve arkadaşları ile … Karay’ın itirazları üzerine kadastro komisyonunca tespit maliki iptal edilerek … Karay adına tespitine, diğer itirazların reddine karar verilmiştir.
168 parsel sayılı 1.440 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 28 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile Naciye Özacun ve ortakları adlarına tespit edilmiştir.
169 parsel sayılı 5.360 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 183 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile … … ve ortakları adlarına tespit edilmiş, … … ve arkadaşları, A…. ve arkadaşları ile …’ın itirazları üzerine kadastro komisyonunca tespit maliki iptal edilerek … adına tespitine, diğer itirazların reddine karar verilmiştir.
170 parsel sayılı 10.480 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, senetsiz ve belgesizden çeşme ve meydanı niteliği ile … Köyü Tüzel Kişiliği adına tespit edilmiştir.
172 parsel sayılı 1.240 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle bahçeli ev niteliği ile … Tuna adına tespit edilmiştir
174 parsel sayılı 9.460 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 170 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile … çocukları Ali (Ulvi Simer) ve ortakları adlarına tespit edilmiştir.
175 parsel sayılı 9.800 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 171 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile … … ve ortakları adlarına tespit edilmiş; … … ve arkadaşları, A…. ve arkadaşları ile …’ın itirazları üzerine kadastro komisyonunca tespit maliki iptal edilerek … adına tespitine, diğer itirazların reddine karar verilmiştir.
176 parsel sayılı 800 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle bahçe niteliği ile … adına tespit edilmiş; … … ve arkadaşları, A…. ve arkadaşları ile …’un itirazları üzerine kadastro komisyonunca tespit maliki iptal edilerek … adına tespitine, diğer itirazların reddine karar verilmiştir.
177 parsel sayılı 4.980 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 169 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile … ve ortakları adlarına tespit edilmiştir.
178 parsel sayılı 3.520 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 167 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile … ve ortakları adlarına tespit edilmiştir.
180 parsel sayılı 6.500 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile … adına tespit edilmiştir.
182 parsel sayılı 35.540 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 165 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle bahçeli ev niteliği ile … adına tespit edilmiştir.
183 parsel sayılı 18.580 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 188 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile … adına tespit edilmiştir.
… … ve arkadaşları, bu köyde 1982 yılında yapılan kadastro sırasında; köy, cins, sınır ve miktar olarak sözü edilen sicil kayıtlarına uyabilecek taşınmaz bulunmaması nedeniyle uygulanmayan kayıtlar listesine alınan Kasım 1932 tarih 13 ila 32 numaralı; … … ve arkadaşları Ağustos 1313 tarih 7 ila 29 ve Kasım 1961 tarih 1 ila 23 numaralı sicilden gelen ve yine aynı şekilde 766 Sayılı Yasanın 81. maddesi hükmü gereğince “köyde yapılan tapulama sırasında işbu kayıtların yerlerini …-… köy hudutları içinde bulunamadığını kayden mevcut olan bu gayrimenkullerin mahallen mevcut olmadığını ve alıcılar işbu hususu bilerek kabul etmek suretiyle satışından tescil edildiği” şerhi yazılarak … 8/180 payının satışı suretiyle … …, …, … … adlarına 8/180 pay olarak tescil edilen Mart 1966 tarih 1 ila 23 numaralı tapu kayıtlarına dayanarak tüm parsellere yönelik itirazları Kadastro Komisyonunca reddedilmiştir. … … ve arkadaşları, aynı tapu kayıtlarına dayanarak 134, 135, 155, 169 ve 175 sayılı parsellere; … … ve arkadaşları, aynı tapu kayıtlarına dayanarak tüm parsellerin adlarına tapuya tescili istemiyle; Orman Yönetimi, 151, 153, 154, 55, 156, 160, 163 ve 164 sayılı parsellerin orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla ayrı ayrı açtıkları davalar birleştirilmiştir. Hazine, çekişmeli parsellerin tümümün orman ya da devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle Hazine adına; …, 160 sayılı parseli; …, 138 sayılı parselin 405 m2 yüzölçümlü bölümünü; … … ve arkadaşları 140 sayılı parseli; … Keyf 139 sayılı parseli, … 154, … ve … 154, … 155, 156 ve 162 sayılı parselleri, … 138 sayılı parselin 405 m2 bölümünü; … 168, … 169 ve 170, … ve … 154, … … 163, … 163, … 178 ve 182 sayılı parselleri; Sefer Arslan ve arkadaşları 136 ve 159 parselleri; … 157, … 154, … 156, … 135, … 164 ve 169 sayılı parselleri, … 160, … 164, … 154, … ve arkadaşları 140, … 154, … 174, … 140, … 151 sayılı parseli tesbit tarihinden sonra satış senedi ile satın aldıkları, … ve arkadaşları 165 parselin miras bırakanları …’e ait olduğunu, … ve arkadaşları ile … … ise … Bilge … ve arkadaşlarının dayandığı tapu kayıtlarının diğer payı olan ve resmi senede ve iktisap hanesine 766 Sayılı Yasanın 81. Maddesi hükmüne göre ” Kasım 1961 tarih 3 ila 31 numaralarda 2/180 pay … namına kayıtlı olup tapulamaca … … Çiftliği hudutları içinde kaldığı ve uygulanamayan kayıtlar listesine alınmış olduğu, yani Tapulama Müdürlüğü köyde yaptığı tapulama sırasında işbu kayıtların yerlerini …-… Köyü hudutları içerisinde bulunamadığını, kayden mevcut olan bu gayrimenkullerin mahallen mevcut olmadığını ve alıcılar işbu hususu bilerek kabul etmek suretiyle satışında tescil edildi ” şeklinde yazılarak miras bırakanları … ve … adlarına 2/180 pay olarak Ocak 1969 tarih 11 ila 33 sıra numarada tescil edilen tapu kayıtlarına dayanarak davaya katılmışlardır. Daha sonra mahkemece verilen kesin süre içinde, davacılar A…. ve arkadaşları ile katılanlardan … … ile … mirasçıları, bu davaya konu olan parsellerin Kasım 1961 tarih 7, 19 ve 21 sıra nolu tapu kayıtları kapsamında kaldığını bildirmişlerdir. Mahkemece, davacılar ile katılanlardan … ve arkadaşları ile … …’in tutundukları tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmazlara köy, mevkii ve sınırları itibariyle uymadığı, 151 sayılı parselin orman kadastrosu sınırları içinde iken Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı, diğer parsellerin kesinleşen orman tahdit haritası dışında kaldığı ve tespit malikleri yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davacılar A. … ve arkadaşları ile … … ve arkadaşlarının, Orman Yönetiminin, katılanlar … ve arkadaşları, … … ile … ve arkadaşlarının davalarının reddine, Hazinenin davasının kısmen kabulüne, diğer katılan davacıların kadastro tespit tarihinden sonraki sebeplere tutunarak dava açtıklarından davalarının görev yönünden reddine, 151 sayılı parselin orman rejimi dışına çıkartılan yer olması nedeniyle Hazine adına, diğer dava konusu parsellerin tespit gibi tapuya tescillerine karar verilmiş; hüküm … mirasçıları, Hazine, A…., … … Tereke Temsilcisi, R…., H…. …, … (…), … …, … ve arkadaşları (… mirasçılarının bir kesimi), Orman Yönetimi, …, … ve arkadaşları (…mirasçılarının bir bölümü) vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro komisyon kararına itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 1942 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan orman kadastrosu ile davanın devamı sırasında 1976 yılında yapılarak 25.06.1981 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ve 15.08.1985 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 2896 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması, 14.11.1990 tarihinde ilan edilen 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
1) A…., … … Tereke Temsilcisi, R…., H…. …, … (…), katılanlar … … ve … ve arkadaşlarının temyiz itirazları yönünden;
Mahkemece bu davacıların dayandıkları tapu kayıtlarının hangisinin hangi parsele ilişkin olduğunun bildirilmesi yönünde verilen kesin süre içerisinde, davacılar A…. ve arkadaşları tarafından birlikte imzalanarak mahkemeye sunulan 10.12.2007 havale tarihli dilekçede bu davanın konusu olan parsellerin … Köyü, Kilimli mevki 13.785 m2 yüzölçümlü Doğusu: Köse Süleyman, Batısı: Yol, Kuzeyi: Çoban Abidin’in …, Güneyi: Çoban … sınırlı, Kasım 1961 tarih 7 ve … Köyü Köy civarı 919 m2 yüzölçümlü, Doğusu: Emin Ağa vereseleri tarlası, Batısı: Dere, Kuzeyi: … tarlası, Güneyi: Yol sınırlı, Kasım 1961 tarih 19 nolu ve yine … Köyü, Batak mevki 11.028 m2 yüzölçümlü Doğusu ve Kuzeyi: Eminağa veresesi tarlası, Batısı: Yol, Güneyi: Kürt … çalılığı sınırlı Kasım 1961 tarih 21 nolu tapu kayıtları kapsamında kaldığını iddia etmişler; gerek bu dosyada ve gerekse Pendik Kadastro Mahkemesinin 1993/37 ve 41 esas sayılı dosyalarında yapılan keşiflerde dayanak tapu kayıtlarının köy, mevkii, sınır ve yüzölçümü itibariyle çekişmeli taşınmazlara uymadıkları belirlendiği gibi, davacılar … … ve arkadaşları ile katılanlar … … ile … ve arkadaşlarının dava konusu parsellere hiçbir zaman zilyet olmadıkları, davalarını kanıtlayamadıkları anlaşıldığına göre yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının REDDİ gerekmiştir.
2) Katılanlardan …’ın temyiz itirazları 135 parsele yöneliktir. Temyize konu 135 sayılı parseli kadastro tespit tarihinden (1962 yılından) sonra haricen satın aldığı iddiasıyla davaya katıldığından 3402 Sayılı Yasanın 253 maddesi uyarınca davaya bakma görevi Kadastro Mahkemesine ait olmayıp davanın genel hukuk mahkemelerinde görülmesi gerekli olduğu gözetilerek yazılı şekilde görevsizlik kararı verildiğine göre, temyiz itirazlarının REDDİ gerekmiştir.
3) Orman Yönetiminin 151 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazları yönünden;
İncelenen dosya kapsamından temyize konu taşınmazın 1942 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastrosunda orman sınırları içinde bulunduğu, 25.06.1981 tarihinde ilan edilen 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasında halen orman niteliğinde olması nedeniyle 2. madde işlemine konu edilmediği, 15.08.1985 tarihinde ilan edilen 2896 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile III nolu 2/B madde parseli olarak Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Temyize konu taşınmaz, 25.06.1981 tarihinde ilan edilen 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasında halen orman niteliğinde olması nedeniyle 2. madde işlemine konu edilmeyip tahdit içinde bırakıldığından, 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini yitirdiğinden söz edilemez. … Köyü 184, 187, 195 ve 196 sayılı parsellere ait Pendik Kadastro Mahkemesinin 14.07.2008 gün 2003/74 – 44 (Dairenin 2008/14455) ve yine 133 ila 138, 153 ila 183 sayılı parsellere ait 04.07.2008 gün 2003/57-35 (Dairenin 2008/14459) sayılı dava dosyaları içinde bulunan en eski tarihli memleket haritası ve orto-foto haritalarında çekişmeli taşınmaz, yeşil renkli ormanlık alanda gözüktüğü gibi davanın devamı sırasında yapılan 2/B madde uygulaması da kesinleşmemiştir. Kadastro hakimi, taşınmazın kadastro tespit tarihindeki hukuki ve fiili durumunu göz önünde bulundurarak orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken orman niteliğini kaybetmiş yer olarak Hazine adına tescil edilmesi doğru olmayıp bozma nedenidir.
4- … mirasçılarından … ve arkadaşlarının temyiz itirazları 151 sayılı parsele yönelik olup; vekilleri Avukat …; temyize konu taşınmazın müvekkillerinin miras bırakanı … …’a ait olduğunu, paylaşım, bağış olmadığı halde … …’ın çocuklarından … … adına yapılan ilk tespiti iptal edilerek taşınmazın …mirasçıları adlarına tapuya tescili istemli dilekçeyi mahkemeye sunduğu ve bu dilekçe katılma dilekçesi niteliğinde olduğu halde mahkemece … ve arkadaşları vekili Avukat …’e katılma harcını mahkeme veznesine yatırması için uygun bir önel verilmemiş ise de 3. bentte açıklanan nedenlerle 151 sayılı parsel orman sınırları içinde kalması ve 151 sayılı parselin orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmek üzere hüküm bozulduğundan harcın alınıp iddiasının incelenmemiş olması sonuca etkili olmayacağından temyiz itirazlarının REDDİ gerekmiştir.
5- Hazinenin 159 sayılı parsele yönelik temyiz itirazları yönünden;
Hükme dayanak yapılan Orman Yüksek Mühendisleri Prof. Dr. …, Prof. Dr. …, Yrd. Doç Dr. …, Harita Kadastro Yüksek Mühendisi … ve Ziraat Yüksek Mühendisi … tarafından düzenlenen 09.11.2004 tarihli bilirkişi kurul raporunda ve Orman Yüksek Mühendisi Prof. Dr. Kamil Şengönül tarafından düzenlenen 25.10.2005 tarihli raporda temyize konu taşınmazın 3.735 m2 yüzölçümlü kesiminin 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman sınırlama haritası içinde kaldığı, halen orman rejimi dışına çıkarılmadığı açıklandığı halde, mahkemece taşınmazın kesinleşen orman sınırlama haritası dışında kaldığı, tesbit maliki yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu gerekçesi ile tespit gibi tescile karar verilmiştir. Orman bilirkişi raporları yetersiz ise de temyize konu taşınmazın doğu ve kuzeyinde 383 parsel sayılı Devlet Ormanı, batısında hükmen orman olarak tescil edilen 343 sayılı parsel, güneyinde ise Pendik Kadastro Mahkemesinin 2003/25 sayılı dosyasında dava konusu olan ve eski tarihli memleket haritası ve orto – foto haritalarında ormanlık alan gözüken ve eylemli meşe ormanı olduğu anlaşılan ve Hazinenin temyizi üzerine Dairenin 2008/14456 sayılı dosyasında orman niteliği ile Hazine adına tescil edilmesi yönünde kesin bozma yapılan 23 ve 29 sayılı parseller ile hükmen orman olan ve Dairece onanan 30 sayılı parsel bulunmaktadır. Bu durumda; temyize konu taşınmazın dört tarafı orman ile çevrili olup orman bütünlüğü içinde bulunmaktadır. Anayasanın 169, 3402 Sayılı Yasanın 17/1 ve 18/2. maddeleri gereğince ormanlar zilyetlikle kazanılamaz. H.G.K.’nun 10.12.1997 gün 1997/20-830/1034 ve 22.10.2003 gün 2003/20-665-614, 03.04.2002 gün 2002/8-230-261 ve 11.10.2004 gün 2004/7-331-382 sayılı kararında kabul edildiği gibi, dört tarafı devlet ormanı ile çevrili ve orman bütünlüğü içinde bulunan taşınmazlar orman içi açıklık niteliğinde olup bu tür yerler 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi gereğince özel mülk olarak kişiler adına tescil edilemez. Temyize konu taşınmaz, bitişik Devlet Ormanının devamı niteliğindedir. Açıklanan nedenlerle, 159 sayılı parselin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
6- … mirasçılarından … ve arkadaşlarının 165 sayılı parsele, davacılardan Orman Yönetiminin 153, 154, 155, 156, 160, 163 ve 164 sayılı parsellere, Hazinenin ise 151 ve 159 sayılı parseller dışındaki çekişmeli tüm parsellere yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece bu parseller hakkında yapılan inceleme, araştırma ve uygulama hükme yeterli değildir. 1962 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında 165 sayılı parsel … adına tesbit edilmiş; … … ve arkadaşları, A…. ve arkadaşları ile …’ın itirazları üzerine kadastro komisyonunca tespit maliki …’in taşınmazı 1967 yılında …’a, onun da 1970 yılında … Yüksel’e, onun da 1971 yılında …’a, onun da 1975 yılında … ve Ali Karay’a sattıkları gerekçesi ile ilk tespit maliki iptal edilerek … çocukları … ve Ali Karay adlarına tespitine, diğer itirazların reddine karar verilmiştir. Kadastro Komisyonunca, kadastro tesbit tarihinden sonraki harici satışa değer verilerek … adına yapılan tespitin iptaline karar verilmesi doğru değildir. Komisyon kararının verildiği tarihte yürürlükte bulunan 766 Sayılı Yasanın 47/3 ve hüküm tarihinde yürürlükte olan 3402 Sayılı Yasanın 25/3. maddeleri gereğince kadastro tespit tutanağının düzenlenmesi gününden sonra doğan haklara dair isteklerin incelenmesi kadastro komisyonunun ve kadastro mahkemesinin görevi dışındadır. Diğer taraftan, dosya arasında bulunan komisyon kararının tebliğine ilişkin tebligat parçaları incelendiğinde Üsküdar Kadastro Komisyon Kararının …’e 03.11.1976 tarihinde “Muhatap adresinde olmadığından Tebligat Yasasının 21. maddesi uyarınca evrak Muhtar Ali’ye tebliğ edildi” açıklaması yazılarak tebliğ edildiği, ancak … ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçesi ekinde sunduğu Kartal Sulh Hukuk Mahkemesinin 24.02.1977 gün 1977/138-192 sayılı mirasçılık belgesinde (veraset ilamında) …’in 16.02.1975 tarihinde öldüğü belirtilmiştir. Kadastro komisyon kararının tebliğ edildiği tarihte İbrahim Er ölü olduğundan, 7201 Sayılı Tebligat Yasasına uygun olarak yapılmış tebligat da bulunmamaktadır.
Yine, 135 parsel sayılı 20.440 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 162 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ve tarla niteliği ile Yusuf Kespecan ve ortakları adlarına tespit edilmiş; … … ve arkadaşları, A…. ve arkadaşları ile …’nın itirazları üzerine kadastro komisyonunca tespit iptal edilerek fen bilirkişi tarafından düzenlenen krokili raporda (A) ile işaretlenen 8.580 m2 yüzölçümlü bölümünün 29.10.1949 tarihli köy satış senedi ile …’ya satıldığı gerekçesi ile bu yere en son parsel numarası verilerek … adına, geriye kalan 11.860 m2 yüzölçümlü bölümünün 135 sayılı parsel numarası ile tespit gibi Yusuf Kespecan ve ortakları adlarına tespitine, diğer itirazların reddine karar verildiği halde mahkemece …’nın davaya katılımı sağlanıp husumet yaygınlaştırılmamış ve 135 sayılı parselin kadastro komisyon kararında belirtilen (A) ile işaretlenen 8.580 m2 yüzölçümlü kesimi
hakkında olumlu veya olumsuz hüküm kurulmamış, 135 sayılı parselin sadece 11.860 m2 yüzölçümlü kesimi hakkında tespit gibi tescile karar verilmiştir.
Diğer taraftan; Orman Yüksek Mühendisleri Prof. Dr. …, Prof. Dr. …, Yrd. Doç Dr. …, Harita Kadastro Yüksek Mühendisi … ve Ziraat Yüksek Mühendisi … tarafından düzenlenen 09.11.2004 tarihli bilirkişi kurulu raporunda ve Orman Yüksek Mühendisi Prof. Dr. Kamil Şengönül tarafından düzenlenen 25.10.2005 tarihli raporda sadece aplikasyon haritası esas alınmış, 3116 sayılı yasa hükümlerine göre yapılıp 1942 yılında kesinleşen orman sınırlama haritası ile kadastro paftasının ölçekleri eşitlenerek hat uygulaması yapılmamıştır. Dava konusu taşınmazların bulunduğu … Köyünde 1942 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastrosunda 182 ila 616 orman sınır noktaları verilerek … Devlet Ormanının dış sınırı belirlenmiş, daha sonra dört tarafı ormanla çevrili … Köyü yerleşim alanı ile bu alana bitişik tarlalar, 623 ila 649 orman sınır noktaları ile çevrilerek orman kadastrosu sınırı dışında bırakılmıştır. Aplikasyon haritası ile ilk orman kadastro haritasının birbiri ile uyumsuz olduğu çıplak gözle dahi anlaşılmaktadır. Örneğin; 19.06.1942 tarihli tutanak defterinin 142. sayfasına semt açı ve mesafeleri yazılmış ve 141. sayfada bu noktaları gösterir kroki düzenlenmiştir. 623 ila 627 orman sınır noktaları kuzeybatıdan güneydoğuya devam etmekte, bu hattın gidiş yönüne doğru sol tarafı … Köyü yerleşim alanı ve tarlalar, sağ tarafı ise … Devlet Ormanıdır. 623 orman sınır noktası güneyden kuzeye dik olarak uzanan ve sağa viraj yaparak köy içine giren yolun tam viraj yaptığı yere (kadastro 153 sayılı parsel civarı) konulmuş ve bu noktanın yakınında köy evleri işaretlenmiştir. Bu durumu orman kadastrosunun yapımına esas alınan eski tarihli memleket haritaları da doğrulamaktadır. Ne varki; daha sonra 1744 ve 2896 Sayılı Yasa uygulaması sırasında yapılan aplikasyonlarda 623 orman sınır noktası köyün batı tarafında uzakta orman içine konulmuş, buna bağlı olarak 624, 625, 626 ve 627 orman sınır noktalarının yerleri de güneybatıya kaydırılarak orman içine konulmuş, böylece orman sınırı daraltılmıştır. 1942 yılı orman kadastro haritası ile 1974 yılında yapılan aplikasyon haritasında arada boşluk bırakılmış, 1984 yılında 2896 Sayılı Yasa uygulamasında, aslında 1942 yılı tahdidi içinde kalan, ancak; yanlış aplikasyon sonucu orman dışında bırakılan alan 80, 81, 82, 629, 83, 84, 85, 626, 625, 624, 623, 649 ve 80 orman sınır noktalarıyla çevrilerek ve … III Devlet Ormanı ismi verilerek kadastrosu yapılmış, 93 ila 100 orman sınır noktaları ile çevrilen alan (5) nolu orman iç poligonu olarak orman sınırı dışında bırakılmış, yine 270, 271 ve 369 ila 366 numaralı kadastro parsellerinin bulunduğu yerde orman içi (4) poligon olarak orman dışında gösterilmiştir. Halbuki, 1984 yılında 2896 Sayılı Yasa uygulaması sırasında … III Devlet Ormanı içinde gösterilen (4) ve (5) poligon numaralı yerler aslında 1942 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve kesinleşen orman kadastro sınırları içindedir. Çünkü; 1942 yılı kadastrosunda 623 ila 627 orman sınır noktalarının güneybatısında orman dışında bırakılan alan bulunmamaktadır. Hiç bir merci ve makam aplikasyonla dahi olsa kesinleşen orman sınırlarını daraltamaz ve değiştirilmez.
Kural olarak; bir yerde, 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 13.07.1945 tarihinden sonra yapılıp kesinleşen orman kadastrosu varsa bir yerin orman sayılan yerlerden olup olmadığının kesinleşen orman kadastrosu harita ve tutanaklarının uygulanması sonucu belirlenmesi gerekir. Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede orman kadastrosu 4785 Sayılı Yasa hükümleri nazara alınmadan bu yasanın yürürlük tarihinden önce 1942 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılmış olduğundan, sadece 1942 yılı orman harita ve tutanaklarının uygulanması taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadıklarının tespitinde yetersiz kalır. Diğer taraftan; davacı Hazine, taşınmazların zilyetlikle kazanılamayacak devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiası ile davaya katıldığına göre, dava konusu parsellerin yalnızca kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında kalması ya da orman sayılmaması o yerin kişiler adına tecsili için yeterli olmayıp taşınmazların öncesinin de araştırılması, yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarında ne şekilde nitelendirildiklerinin belirlenmesi; 4785 Sayılı Yasa karşısındaki durumlarının saptanması, zilyetlikle kazanılması koşullarının bulunup bulunmadığının ve ayrıca 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesi gereğince herhangi bir nedenle orman sınırları dışında bırakılmış orman olup olmadıklarının da araştırılması gerekir.
Ayrıca; mahkemece adına tescil kararı verilen kişi yararına imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı da yeterince araştırılmamış, zilyet tanıklarından maddi olaylara dayalı olarak ayrıntılı ve inandırıcı bilgi alınmamış, çekişmeli taşınmazlara revizyon gören vergi kayıtları yöntemince yerine uygulanmamış, vergi kayıtlarının uygulaması fen bilirkişi tarafından düzenlenen birleşik krokide gösterilerek keşfi ve uygulamayı izleme olanağı sağlanmamış, adlarına tescile karar verilen kişiler ve eklemeli zilyetleri adlarına … Köyü çalışma alanında senetsiz belgesizden taşınmaz mal tesbit ve tescil edilip edilmediği yönünde gerekli araştırmalar yapılmamış, vergi kayıtlarının lehe olduğu kadar aleyhe de delil oluşturacağı düşünülmemiştir.
Bu nedenlerle; öncelikle, 135 sayılı parselin 8.580 m2 yüzölçümlü bölümünün komisyon kararı ile maliki gösterilen …’ya dava dilekçeleri ve duruşma gününü bildirir davetiye 7201 Sayılı Tebligat Yasasına uygun olarak tebliğ edilip davaya katılımı sağlanarak husumet yaygınlaştırılıp davada taraf oluşturulmalı, 1942 yılı … orman kadastro harita ve tutanak örnekleri ile … Köyü 1957 ve 1976 yıllarına ait memleket haritaları ile orto – foto haritaları 184, 189, 195 ve 198 sayılı parsellere ait mahkemenin 2003/74 (Dairenin 2008/11455), yine 133 ila 138, 153 ila 183 sayılı parsellere ait 09.07.2008 gün 2003/57-35 (Dairenin 2008/14459) sayılı dosyası içinde olduğundan 1944, 1957 ve 1976 tarihli memleket haritalarının yapımına esas olan hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan ve ziraat yüksek mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, 623 ila 649 orman sınır noktaları bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazların orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde haritaları uyumsuz olduğundan yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülmeli, taşınmazların 1942 yılı orman kadastro harita ve tutanaklarının dışında kalması, bu yerlerin orman sayılmaması için yeterli olmayacağından ayrıca, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı çekişmeli taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumları saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapıları, bitki örtüleri ve çevreleri incelenmeli; fen ve uzman orman bilirkişilerden, taşınmazların konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeğini kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeğinin de memleket haritası ölçeğine bilgisayar ortamında (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de gösterecek şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli, bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, keşifte, çekişmeli taşınmazlar hakim tarafından gözlemlenmeli, taşınmazların eylemli durumu üzerinde neler bulunduğu ( bitki örtüsü, ağaçların cinsi, sayısı vb.) ayrıntılı olarak keşif tutanağına yazılmalı, meşelerin ağır tohumlu ağaçlar grubunda olması nedeniyle rüzgar ya da diğer doğa olayları ile tohumlarının başka yerlere taşınmasının mümkün olmadığı, daha önce arazi üzerinde bulunmayan meşe ağaçlarının tozlaşma sonucu yetişmeyeceği, baskı ve tahribin ortadan kalkmasıyla daha önce taşınmaz üzerinde bulunan meşelerin yanması veya herhangi bir nedenle tahrip edilmesi sonucu toprak üstünde kaldırılan meşe ağaçlarının toprak altında kalan köylerden çıkan sürgünlerin yeniden meşe ormanına dönüşeceği, ormancılık biliminin gereği olduğu, bu köyde 1945-1952 yıllar arasında bir çok orman yangını çıkartıldığı Dairede temyiz incelemesi yapılan bir çok dava dosyası (Örneğin Pendik Asliye (1) Hukuk Mahkemesinin 2000/730, Dairenin 2008/17387 sayılı) içindeki bilgi ve belgeler ile yangın tutanaklarından anlaşıldığından çekişmeli parseller üzerinde bulunan dağınık ve yaşlı meşe ağaçlarının durumu bu ilkeler doğrultusunda değerlendirilerek çekişmeli taşınmazların kesinleşen orman sınırlama haritası, eski tarihli memleket haritaları ve hava fotoğrafları ile eylemli durumuna göre orman sayılan yerlerden ya da devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup olmadığı kesin olarak belirlenmelidir.
Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak inceleme, uygulama ve araştırma sonucu, çekişmeli taşınmazların kesinleşen orman sınırlama haritası dışında, öncesi itibariyle de orman sayılmayan ve zilyetlik yoluyla kazanılacak yerlerden olduklarının tesbiti halinde, bu kez adına tescil kararı verilerek kişiler yönünden zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması gerekir. Bu cümleden olarak; yapılacak keşifte tarım uzman bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı; bu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; çekişmeli taşınmazlara kadastro çalışmaları sırasında revizyon gören vergi kayıtları yerel bilirkişi yardımıyla ve kadastro fen bilirkişi marifetiyle zemine uygulanmalı, vergi kayıtlarının kapsamı 3402 Sayılı Yasanın 20. maddesine uygun olarak belirlenmeli, bilinmeyen sınırlar bulunduğu takdirde bu konuda taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı, bilirkişi ve tanıklardan her sınır hakkında ayrıntılı ve inandırıcı bilgi alınmalı, bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğu komşu parsel kayıtları ile denetlenmeli, keşif ve uygulama bilirkişilerin düzenleyecekleri ortak ve birleşik krokiye ayrı ayrı renklerle yansıtılarak keşfi izleme olanağı sağlanmalı, zilyetlik tanıkları taşınmazlar başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği maddi olaylara dayalı olarak sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; 1962 yılında yapılan tesbit tarihine kadar gerçek kişiler yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 1962 yılından sonra sürdürülen zilyetliğin davacı ya da davalılar yararına bir hak doğurmayacağı düşşünülmeli, 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, tesbit malikleri yanında, eklemeli zilyetler yönünden de Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlükleri ile Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünden araştırma yapılıp, aynı yasanın 03.07.2005 gün 5403 Sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanma Yasası ile değiştirilen 14/2. maddesi gereğince sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, yasanın getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanmalı, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilmeli, 165 parsel sayılı taşınmazın tesbit maliki olan … yararına zilyetlik yoluyla taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiğinin tespiti halinde kadastro tespit tutanağının düzenlendiği tarihten sonraki harici satışlara değer verilmeyerek kadastro komisyon kararı iptal edilerek 165 sayılı parsel …’in tüm mirasçıları adlarına tapuya tescil edilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:1) Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacılardan … … ve arkadaşları ile katılanlardan … ve arkadaşları ile … …’in temyiz itirazlarının REDDİNE,
2) Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle …’ın temyiz itirazlarının REDDİNE,
3) Yukarıda 3 ve 4. bentte açıklanan nedenlerle … ve arkadaşlarının temyiz itirazlarının REDDİNE,
4) Yukarıda 3. bentte açıklanan nedenlerle Orman Yönetiminin 151 sayılı parsele, 5. bentte açıklanan nedenlerle Hazinenin 159 sayılı parsele, 6. bentte açıklanan nedenlerle … ve arkadaşlarının 165 sayılı parsele, Orman Yönetiminin 153, 154, 155, 156, 160, 163 ve 164 sayılı parsellere, Hazinenin ise 151 sayılı parsel dışındaki çekişmeli tüm parsellere yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 24.11.2009 günü oybirliğiyle karar verildi.