YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1254
KARAR NO : 2023/3945
KARAR TARİHİ : 10.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI :
Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 21.07.2012 tarihinde davalı şirketin yapımını üstlendiği Irak ülkesi Kerkük asfalt şantiyesinde elektrikçi kalfa olarak çalışırken iş kazası geçirdiğini ve sol kolunun koptuğunu, davacının iş sahasındaki iş güvenliği önlemlerinin alınmaması ve tedbirsiz davranılması sonucu sol kolunu kaybettiğini, olaydan 1,5 yıl sonra davacıya protez kol takıldığını, Fatsa Devlet Hastanesi’nden alınan 13.09.2012 tarihli rapora göre davacının %61 oranında özürlü olduğunu, bu raporun hayatı boyunca bu şekilde devam edecek şekilde düzenlendiğini, davacının ağır ve nitelik gerektiren işleri yapamadığını, bu durumun doktor raporu ile sabit olduğunu, elektrik ustası olduğun için tek kol ile mesleğini icra edemediğini, davacının kaza tarihinde sigorta kayıtlarına göre düşük gelir elde etmekte gibi görülmekte ise de kendisinin nitelikli işçi statüsünde bir elektrik ustası olduğun, olay tarihinde davalı işveren nezdinde aylık yaklaşık 3.000,00 TL ile 3.500,00 TL arasında ücret aldığını, kendisinin maaşını dolar üzerinden aldığını, davacının maddi ve manevi yönden yıprandığını, bu hususlarda tazminat talebinin olduğunu belirterek talep miktarını artırma hakkı saklı kalmak kayd ile 3.000,00 TL maddi tazminat ile 10.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere 103.000,00 TL tazminatın kaza tarihi olan 21.07.2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tazminine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı asil tarafından ibraz edilen 29.03.2022 havale tarihli dilekçe ile davadan feragat etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının filler helezonu makinesi çalışır durumdayken taşı çıkarmaya çalışması sonucu kaza geçirdiğini, davacının makineden taşı çıkarmadan önce hiçbir yetkiliye haber vermediğini ve kimseden bu işi yapması yönünde talimat almadığını, davalı tarafın kazada bir kusurunun bulunmadığını, davacının davalı şirkette brüt 600 USD maaş aldığını belirterek, maddi ve manevi tazminat talepleri ve davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yargılama devam ederken asil tarafından 28.03.2022 tarihinde vekil olarak bilgisi olmadan davalı şirketle 2022/104028 dosya numaralı ihtiyari arabuluculuk işlemleri ile 850.000 TL üzerinden anlaşarak dosyadan feragat ettiği, asil ile davalı şirket tarafından yapılan anlaşmanın sulh sözleşmesi olduğu ve taraflarını vekalet ücreti yönünden yoksun bırakılmak amacıyla kötüniyetli işlem yapıldığını belan ederek ilgili arabuluculuk dosyasının celp edilerek sulh yapılan bedel üzerinden ilam vekalet ücretine hükmedilmesi talebinde bulunulduğu, mahkemenin taleplerini dikkate almadığı, feragat nedeniyle davanın reddine karar vererek taarf lehine vekalet ücretine hükmedilmediği, müvekkilinin yalnızca dosya kapsamında kendi alacaklarından feragat yetkisine sahip olup, ilam vekalet ücreti yönünden feragat yetkisinin taraflarına ait olduğu, Avukatlık Kanunu’nun 164/5 inci maddesi gereğince ücretlerinin taraflarına ait olduğu, mahkemece 2022/104028 nolu arabuluculuk dosyasının celbi ile tarafların asıl iradesinin araştırılması gerekip sulh sözleşmesi uyarınca anlaşılan bedel üzerinden karşı vekalet ücretinin hükme bağlanması gerekir iken eksik inceleme ile hüküm kurulmasının usulen hatalı olduğu gerekçesiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine, ileri sürülen tüm istinaf sebeplerinin ilk derece mahkemesince usul ve yasaya uygun bir şekilde değerlendirilerek hüküm kurulmasına göre yerinde bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK ‘nın 353/1-b-1 inci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yargılama devam ederken asil tarafından 28.03.2022 tarihinde vekil olarak bilgisi olmadan davalı şirketle 2022/104028 dosya numaralı ihtiyari arabuluculuk işlemleri ile 850.000 TL üzerinden anlaşarak dosyadan feragat ettiği, asil ile davalı şirket tarafından yapılan anlaşmanın sulh sözleşmesi olduğu ve taraflarını vekalet ücreti yönünden yoksun bırakılmak amacıyla kötüniyetli işlem yapıldığını belan ederek ilgili arabuluculuk dosyasının celp edilerek sulh yapılan bedel üzerinden ilam vekalet ücretine hükmedilmesi talebinde bulunulduğu, mahkemenin taleplerini dikkate almadığı, feragat nedeniyle davanın reddine karar vererek taarf lehine vekalet ücretine hükmedilmediği, müvekkilinin yalnızca dosya kapsamında kendi alacaklarından feragat yetkisine sahip olup, ilam vekalet ücreti yönünden feragat yetkisinin taraflarına ait olduğu, Avukatlık Kanunu’nun 164/5 inci maddesi gereğince ücretlerinin taraflarına ait olduğu, mahkemece 2022/104028 nolu arabuluculuk dosyasının celbi ile tarafların asıl iradesinin araştırılması gerekip sulh sözleşmesi uyarınca anlaşılan bedel üzerinden karşı vekalet ücretinin hükme bağlanması gerekir iken eksik inceleme ile hüküm kurulmasının usulen hatalı olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Çekişmeli yargıda kural olarak, “tasarruf ilkesi” geçerlidir ve taraflar dava konusu üzerinde serbestçe tasarrufta bulunabilirler. Bu suretle davaya son verilebilmesinin bir yöntemi davadan feragattir ve anılan kurum 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 307 ila 312 nci maddelerinde düzenlenmiştir.
Feragat, davayı sona erdiren ve yapıldığı anda sonuç doğuran tek taraflı bir usûl işlemi olup 6100 sayılı Kanun’un 310. maddesine göre karar kesinleşinceye kadar her aşamada yapılabilir. Temyiz edilen ve fakat henüz temyiz Dairesince görüşülmeyen bir karar, usul hukuku çerçevesinde kesinleşmiş olmadığından, bu aşamada davadan feragat mümkündür. Aynı Kanun’un 311 inci maddesine göre de feragat kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2-Davacı asilin davadan feragat etmesi ve HMK’nun 326 ncı maddesinde yer alan, yargılama giderlerinden yargılama sonucunda haksız çıkan tarafın sorumlu olacağına dair düzenleme dikkate alındığında, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş olması karşısında davacı vekili lehine vekalet ücreti verilmemesi isabetlidir.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisinden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.