Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2023/280 E. 2023/370 K. 28.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/280
KARAR NO : 2023/370
KARAR TARİHİ : 28.02.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2014/2126 E., 2022/385 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulü

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.

Taraf vekillerince Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı; dava konusu vinçlere ilişkin davalı şirket ile 01.12.2008 ve 1.8.2009 başlangıç tarihli ve altı ay süreli kira sözleşmeleri imzaladığını, bu kira ilişkisi çerçevesinde düzenlenen faturalar, cari hesap ilişkisi ve ihtarnameler nedeniyle takip tarihi itibariyle 496.333 USD, 130.000 EURO ve 12.154 TL asıl alacak ile sözleşmede yer alan faiz oranıyla birlikte ödenmesi gereken feri alacakların davalı borçlu tarafından ödenmediğini, davalı hakkında başlattığı takibin yapılan itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek; itirazın iptaline ve takibin devamına, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı; kiralama sözleşmesinin yetkilisi tarafından düzenlenip düzenlenmediğinin belli olmadığını, sözleşmenin sonradan düzenlenmiş olabileceğini, davacıya 2007, 2008, 2009 yıllarında 868.555 USD ödeme yaptığını, sözleşme süresinin 6 ay olduğunu, uzatmaya dair bir hüküm ve anlaşma bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile işlemiş faizleriyle beraber 520.140.10 USD, 130.238.30 Euro ve 12.514 TL üzerinden itirazın iptaline, takibin devamına ve davalının % 40 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 6. Hukuk Dairesinin 09.07.2013 tarihli ve 2013/9546 E., 2013/11734 K. sayılı ilamıyla; her iki tarafın ticari defterleri, faturalar, banka dekontları ve ödeme belgeleri üzerinde takip ve denetime elverişli bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, kiralanan aracın değerinin sözleşmede 130.000 EURO olarak belirtildiği, bu aracın iade edilmediği, sözleşmenin 6. maddesi gereğince, bedelinin tamamının iadesinin istenebileceği, araç bedeli yönünden temerrüdün gerçekleştiği, 18.11.2011 tarihinden takip tarihine kadar işleyen faizinin 238,30 Euro olduğu, önceki hükmün davacı tarafından temyiz edilmediği, bu miktarlar yönünden davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğundan bahisle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Dairenin 31.10.2022 tarihli ve 2022/7186 E., 2022/8347 K. sayılı ilamıyla, Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.

V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı taraf vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

B. Karar Düzeltme Sebepleri
1.Davacı vekili; 415.155,22 TL icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken hatalı olarak 400.864 TL icra inkar tazminatına hükmedildiğini ileri sürerek; bu yönüyle onama kararının düzeltilmesini talep etmiştir.

2.Davalı vekili; sözleşmedeki imza inkar edilmesine rağmen hatalı bir şekilde davacı lehine yorumlanarak onama kararı verildiğini, ayrıca sözleşmenin adi yazılı olması, sözleşme damga vergisinin ödenmemesi gibi gerçekliği hakkında ispatlanmış bir belge olmaması sebebi ile Mahkemenin sadece davacı tarafından sunulan belgeye göre dayanak kararın oluşturmasının hukuka aykırı bir durum yarattığını, şirketin tasfiye halinde olup kayyumlar tarafından yönetildiğini, bu sebeple davanın dayanağı işlemler hakkında bilgileri bulunmadığını, şirketin davacının kayıtlarını içerir belgeleri ve dayanakları incelenmeden, karar vermeye elverişli bir rapor alınmadan sonuca gidildiğini, dava sırasında delillerin tam olarak toplanmadığını, hükmedilen icra inkar tazminatının yerinde ve hakkaniyete uygun olmadığını ileri sürerek; onama kararının düzeltilerek mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, vinç kira sözleşmelerinden kaynaklanan alacakların tahsiline yönelik icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatının tahsiline ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 101 inci maddesi uyarınca; muaccel bir borcun borçlusunun alacaklının ihtarı ile mütemerrit olacağı, borcun ifa edileceği günün müttefikan tayin edilmiş veya muhafaza edilen bir hakka istinaden iki taraftan birisinin bunu usulen bir ihtarda bulunmak sureti ile tespit etmiş olması halinde, belirtilen günün hitamı ile borçlunun mütemerrit olacağı belirlenmiştir.

2. 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda; ticari defter tutma, tacir olmanın hükümlerinden biri olarak düzenlenmiştir. Anılan Kanun’un 20 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca tacirler kanun hükümlerine uygun ticari defterleri tutmakla yükümlüdür. Aynı Kanun’un 66 ncı maddesinde de tacirin ticari işletmesinde defter tutma yükümlülüğüne ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir.

3. İcra inkâr tazminatı 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 67 nci maddesinde düzenlenmiştir. Söz konusu hükme göre; takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, uygun bir tazminatla mahkûm edilir. İcra inkar tazminatı asıl alacağın feri niteliğinde olup, asıl alacağa bağlı olarak belirlenmektedir.

3. Değerlendirme
1.Yargıtay kararının düzeltilmesi 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440 ıncı maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Mahkemece verilen 12.01.2012 tarihli kararın; her iki tarafın ticari defterleri, faturalar, banka dekontları ve ödeme belgeleri incelenerek alacağın belirlenmesi için bozulduğu, Mahkemece bozmaya uyulan ilamda belirtilen hukuki esaslar gözetilerek karar verildiği, yargılama sırasında ileri sürülmeyen hususların temyiz aşamasında incelenmesinin artık mümkün olmadığı, dolayısıyla taraf vekillerinin karar düzeltme dilekçesinde bildirdiği sebeplerin Dairece verilen onama kararının düzeltilmesini gerektirecek nitelikte bulunmadığı anlaşılmıştır.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Tarafların karar düzeltme taleplerinin REDDİNE,

Aşağıda yazılı para cezaları ile bakiye harçların karar düzeltme isteyenlere yükletilmesine,

28.02.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.