YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4529
KARAR NO : 2023/2227
KARAR TARİHİ : 12.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 19.02.2016 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 292 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
2. İstanbul Anadolu 62. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 13.05.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında tutuklu ve hükümlünün kaçması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezasının 58 inci maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. Bu kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 13.04.2021 tarihli ve 2020/15989 Esas, 2021/9849 Karar sayılı kararı ile “…Anayasa Mahkemesi’nin 14.01.2021 gün ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin “01.01.2020 tarihi itibariyle hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda ….basit yargılama usulü uygulanmaz” bölümündeki “hükme bağlanmış” ibaresinin Anayasanın 38 inci maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiğinden temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu nedeniyle bozulmasına…” karar verilmiştir.
4. İstanbul Anadolu 62. Asliye Ceza Mahkemesi önce sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulanmasına karar vererek bir hüküm kurmuş, ancak sanığın itirazı üzerine duruşma açarak 07.12.2021 tarihinde sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulanmamasına; tutuklu ve hükümlünün kaçması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının 58 inci maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık temyiz isteminde bir gerekçe bildirmemiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Kırklareli Denetimli Serbestlik Müdürlüğü 03.11.2014 tarihli yazısı ile sanığın hakkında verilen denetimli serbestlik kararından sonra Kırklareli Açık Ceza İnfaz Kurumundan 20.10.2014 tarihinde tahliye edildiği, ancak sanığın süresi içerisinde denetimli serbestlik kurumuna müracaat etmediğini belirterek Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmuştur.
2. Kırklareli İnfaz Hakimliği’nin 10.11.2014 tarihli kararı ile sanık hakkında denetimli serbestlik müdürlüğüne süresi içerisinde başvurmaması nedeniyle kapalı ceza infaz kurumuna iade kararı verilmiş,
Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sanık hakkında firar suçundan dava açılmıştır.
3- Hakkında yakalama kararı verilen sanık 19.02.2016 günü alınan ifadesinde, süresi içerisinde ilgili denetimli serbestlik müdürlüğü’ne müracaat etmediğini, maddi sıkıntılarının olduğunu bu sebeple teslim olmadığını belirtmiştir. Mahkemedeki savunmasında ise, yaklaşık bir sene sonra kendiliğinden teslim olduğunu beyan etmiştir. Ancak dosya kapsamına göre, hakkında çıkartılan yakalama kararından iki gün sonra ele geçirilerek ifadesini alındığı anlaşılmaktadır.
IV. GEREKÇE
Olay ve olgular bölümünde belirtilen deliller ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından
gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine ancak; uygulama maddesinin 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun’un (5275 sayılı Kanun) 105/A maddesinin sekizinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrasının olduğunun belirtilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması,” hukuka aykırı bulunmuş, ancak bu hususun 1412 sayılı Kanun’un 322 inci maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 62. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.12.2021 tarihli ve 2021/795 Esas, 2021/805 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün 1 inci fıkrasında yer alan “… TCK nun 292/1 maddesi…” ibaresinden önce gelmek üzere “5275 sayılı Kanun’un 105/A maddesinin sekizinci fıkrası delaleti ile ” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.04.2023 tarihinde karar verildi.