YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11826
KARAR NO : 2023/3617
KARAR TARİHİ : 04.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI :
Taraflar arasında Mahkemesinde görülen kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle; davacının İsviçre’de geçen çalışmalarını 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanarak ödediğini, yaşlılık aylığı tahsis talebinin “4” kodu ile prim ödemesi olduğu gerekçesi ile bağlanmadığını, oysa “4” kodunun çalışma karşılığı prim ödemesi olmadığını beyanla yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti ile aksine kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya yurt dışı borçlanması sonucu yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için kesin dönüş şartının gerçekleşmesi gerektiğini beyan ederek, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin 26.10.2021 tarihli ve 2020/118 Esas , 2021/309 Karar sayılı kararıyla;
Davacının yurt dışı hizmet döküm cetvelinde 31.12.2016 tarihine kadar 4 kodu ile yatan yurt dışı primlerinin ikamete dayalı olup olmadığı hususunun İsviçre Sigorta merciinden … aracılığıyla sorulduğu, verilen cevabi yazıda gönderilen hizmet döküm cetvelinin 8.2 bölümünde “İsviçre’de ikamet eden sigortalı bir kişi tüm süre boyunca çalışmamış olsa bile ödenen aylardaki katkı aylarına göre sigortalıdır” şeklinde cevap verildiği, davacının yaşlılık aylığı tahsis talep tarihinde 4 kodu ile yatan primlerinin ikamete dayalı prim olduğu, bu primin yurda kesin dönüşe engel teşkil ettiği, davacının 3201 sayılı Kanun’un 6 ıncı maddesinde belirtilen yurda kesin dönüş koşulunu yerine getirmediği anlaşılmakla davacıya yaşlılık aylığı bağlanamayacağı ve Kurum işleminin yerinde olduğu kanısına varıldığı gerekçesiyle,
Davanın reddine karar verilmiştir.
Verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi’nin 28.01.2022 tarihli ve 2021/2252 Esas, 2022/15 Karar sayılı kararıyla;
Mahkemece yurtdışı rant sigortası ile yapılan yazışma sonucu getirtilen güncel belge ve tüm dosya kapsamından, 4 kodu ile yapılan ödemenin ikamet koşuluna bağlı olduğu anlaşıldığından, tahsis tarihi olan 18.01.2016 tarihinde davacının kesin dönüş şartını yerine getirmediğinden tahsis talebinin reddine ilişkin kurum işleminin yerinde olduğu, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle;
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi nin 1 numaralı alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 06.04.2022 tarih, 2022/2704 Esas, 2022/5011 Karar sayılı bozma ilamında;
Somut olayda; 18.01.2016 tarihinde yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunan davacının dosya içine alınan İsviçre Hizmet cetvelinde 2016, 2017 ve 2018 yıllarında “4” kodunda prim ödemesinin bulunduğu, ancak “4” kodunda yapılan prim ödemelerinin yukarıda yazılı mevzuat ve madde gerekçesi kapsamında aylık tahsisine engel olmadığı anlaşıldığından, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmiş olması gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile,
Davacının İsviçre hizmet cetvelinde 2016, 2017, 2018 yıllarında 4 kodu ile yapılan prim ödemelerinin bulunduğu, yukarıda yazılan mevzuat ve madde gerekçesi kapsamında bu prim ödemelerinin aylık tahsisine engel olmadığı anlaşılmakla davacıya 18.01.2016 tahsis talep tarihini takip eden ay başı olan 01.02.2016 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiği kanısı ile,
Davanın kabulü ile, davacıya, tahsis talep tarihini takip eden ay başı olan 01.02.2016 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, aksine kurum işleminin iptaline, karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; kurum işleminin yasa ve mevzuata uygun olup, yerinde olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davacının İsviçre’de geçen çalışmalarını 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanarak ödediğini, yaşlılık aylığı tahsis talebinin “4” kodu ile prim ödemesi olduğu gerekçesi ile bağlanmadığını, oysa “4” kodunun çalışma karşılığı prim ödemesi olmadığını beyanla yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti ile aksine kurum işleminin iptaline karar verilmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 7247 sayılı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 3 üncü maddesi ile 3201 sayılı Yurtdışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurtdışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanunun 6 ıncı maddesi,
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine, gönderilmesine,
04.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.