Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/16702 E. 2009/1334 K. 03.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/16702
KARAR NO : 2009/1334
KARAR TARİHİ : 03.02.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … Bölge Müdürlüğü ve müdahil Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı Hazine, 02.04.2004 günlü dilekçesinde ….. Köyü 134 ada 49 parsel sayılı taşınmazın Kızıldağ yaylası ismiyle anılan kamu malı … olduğundan Vakıf adına olan tapu kaydının iptali ile … olarak sınırlandırılıp özel siciline yazılması istemiyle açtığı davaya Orman Yönetimi taşınmazın orman sayılan yer olduğu iddiasıyla davaya katılarak orman niteliğiyle tescilini istemiştir. Mahkemece, Orman Yönetiminin davasının reddine, Hazine davasının kabulüne dair verilen kararın davalı Vakıf’ın temyizi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 13.03.2007 gün ve 2193-2654 sayılı kararı ile ve özetle; “Alınan orman bilirkişi raporunda taşınmazın orman sınırı dışında, memleket haritasında orman alanı olarak göründüğü ve öncesinin de orman sayılan yerlerden ise de, fiili durum ve konumu ile orman sayılmayan yer olduğu açıklanarak çelişki yaratıldığı, bu nedenle, bilirkişiden yeniden rapor alınmak suretiyle çelişkinin giderilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra Hazinenin davasının kabulüne, katılan … Yönetiminin davasının reddine, taşınmazın tapusunun iptaline, … olarak sınırlandırılıp özel siciline kaydına karar verilmiş, hüküm katılan … Yönetimi ile davalı … Bölge Müdürlüğü tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre orman kadastrosu ile genel arazi kadastrosu işlemi 1994 yılında yapılıp kesinleşmiştir.
Nevar ki; bozma kararından sonra alınan ek bilirkişi raporunda “taşınmazın 1994 yılında 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesine göre yapılan işlemde orman sınırı dışında olduğu, 1957 tarihli 1/25.000 ölçekli memleket haritasında yeşil orman alanında kalmakta ise de, orman sayılmayan yerlerden olduğu” bildirilmişse de, çekişmeli taşınmazın 3402 Sayılı Yasanın 4/3. maddesi hükmüne göre düzenlenen orman haritasında konumunun gösterilmeyip taşınmazın yerinin kırmızı nokta ile işaretlendiği, kadastro paftası ile orman kadastro haritası ölçekleri denkleştirilip biri biri üzerine aplike edilmediği, memleket haritasında orman olarak görülen taşınmazın orman sayılmama nedeninin ne olduğu açıklanmamıştır. Raporun bu hali ile hüküm kurmaya yeterli olmadığı anlaşılmaktadır.

Bu nedenle; önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak iki kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, … fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan … fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan … fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği, orman kadastro ekiplerince 3402 Sayılı Yasanın 4/3. maddesine göre düzenlenen orman haritasına ve fiili duruma, arazi kadastro ekiplerinin uymamış olması halinde yörede kesinleşen bir orman kadastrosunun bulunmadığı gözönünde bulundurularak eski tarihli memleket haritası ve … fotoğrafları uzman bilirkişilerce yerine uygulanıp, taşınmazın gerçek niteliği saptanıp oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı … Bölge Müdürlüğü ile müdahil Orman Yönetimi temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 03/02/2009 günü oybirliği ile karar verildi.