Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/5122 E. 2023/848 K. 15.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5122
KARAR NO : 2023/848
KARAR TARİHİ : 15.02.2023

MAHKEMESİ : …. Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
HÜKÜM : Esastan ret

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 14.02.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. …. ile davalı vekili Av. …. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı/borçlu Kent Kart Ege Elektronik San. ve Tic. A.Ş. arasında 21.01.2014 tarihinde Satış ve Teknik Hizmet Sözleşmesi akdedildiğini, ardından 30.06.2014 tarihinde Ek Protokol imzalandığını, bu sözleşmenin konusunu, belirlenen cihazların alıcı/Kent Kart Ege Elektronik San. ve Tic. A.Ş. tarafından nihai alıcı/Kuwaıt Public Transport Company K.S.C.’ye satılmak üzere davalı borçluya satışının oluşturduğunu, müvekkili şirketin, sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirdiğini, hatta davalının talebi üzerine ek yükümlülükleri de kabul ederek sözleşme boyunca kendinden beklenmesi gerekenden fazlasını yaptığını, satışı yapılan cihazların ve sistemlerin karşılığı olarak müvekkili şirketin davalıdan fatura karşılığı 146.461,66 TL tutarında alacağı bulunduğunu; ancak davalının, söz konusu sözleşmeden kaynaklanan hizmet bedelini ödemediğini, sözleşmenin konusunu oluşturan sistemlerin, Kuveyt’te nihai alıcı Kuwait Public Transport Company K.S.C. bünyesinde kurulumu gerçekleştirilmiş olup sistemin sorunsuz şekilde çalıştığını ileri sürerek başlatılan icra takibine itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiş, davasını 14.06.2015 tarihinde alacak davası olarak ıslah etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kent Kart Ege Elektronik San. ve Tic. A.Ş.’nin dava dışı Kuwait Transport Company K.S.C. ile 28.11.2013 tarihinde bir sözleşme imzalandığını, burada yüklendiği işin yapılması için de davacı tarafla 21.01.2014 tarihinde Satış ve Teknik Hizmet Sözleşmesi ve 30.06.2104 tarihinde de Protokol imzalandığını, ayıp ihbarında da belirtildiği gibi davacı tarafın taahhütlerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirmediğini, taahhüt edilen mal ve hizmetin ayıplı olduğunu, üstelik sözleşmede taahhüt edilen iş bitim süresinin de geçmiş bulunduğunu, müvekkili şirketin nihai alıcı Kuwait Public Transport Company ile yapmış olduğu sözleşme gereğince işi davacının eksik, hata ve kusurları ile tamamlayamadığını ve bu yüzden 05.02.2015 tarihinde Kuvvait Public Transport Company’nin müvekkili ile olan sözleşmesini feshettiğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafından düzenlenerek imzalanan 29.04.2015 tarihli mutabakat mektubunda bakiye 146.461,68 TL’de mutabık olunmadığı takdirde bir hesap ekstresinin gönderilmesinin istendiği, davacı tarafça bir ay içerisinde itirazda bulunulmadığından bakiyenin 146.461,68 TL olduğunda tarafların mutabık kaldıkları, mutabakat olmadığının kabulü halinde dahi tanık beyanlarında geçtiği üzere davacının ayıpları giderme konusunda iyi niyetle gayret gösterdiği, ayıpların bir kısmının giderildiği, taraflar arasındaki yazışmalarda geçtiği üzere sistemdeki sorunların çoğunun çözümlenmiş olduğu ve giderilemeyen ayıpların ise davalı tarafça somutlaştırılamadığı, bilirkişi tarafından tespit edilemediği, ayıpların hangilerinin davacıdan hangilerinin nihai alıcının isteklerinden kaynaklandığının anlaşılamadığı ve dava konusu asıl alacağı doğuran faturalarla ilgili olarak tarafların ticari defterlerinde kayıtlı işlemlerin birbirini teyit ettiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 146.461,68 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın gerekçesinin hatalı, noksan ve yetersiz olduğunu, toplanmayan delillere, varsayımlara dayalı bilirkişi raporu ve mali müşavir bilirkişinin cari hesap mutabakatı olduğu yönünde hukuki görüşü gerekçe gösterilmekle yetinildiğini, taraflar arasında bir cari hesap sözleşmesi olmadığını, teknik bilirkişi raporlarında hizmetin ayıplı ve eksik olduğunun açıkça tespit edildiğini, buna rağmen eksik, çelişkili, hatalı ve denetime elverişli olmayan mali müşavir bilirkişi raporuna yapmış oldukları itirazlar hakkında ek bilirkişi raporu ya da yeni bir bilirkişi raporu alınmadığını, müvekkilinin ayıplı hizmet sunulması nedeniyle taraflar arasında 21.01.2014 tarihinde imzalanan sözleşmeyi feshettiğini, hizmeti dava dışı bir firmadan satın almak zorunda kaldığını beyan ettiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşme ve ek protokoller gereği davacı tarafından düzenlenen faturaların kayıtlara alınmasının sözleşme gereği işin tam ve eksiksiz yapıldığını göstermeyeceğini, davalının menfi müspet tüm zararının davacı alacağından tenkis edilmesi yönünde hiçbir inceleme ve değerlendirme de yapılmadığını, faizin ıslah tarihinden itibaren işletilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren işletilmesinin hatalı olduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin salt bir satış sözleşmesi olmadığını, davacının yazılım, donanım, bakım ve eğitim yükümlülükleri bulunduğunu, bu yükümlülüklerin süreklilik arz etmesi nedeniyle sözleşmenin tam ve ayıpsız ifasının gerektiğini, aksi halde, hizmetin eksik ve ayıplı verilmesi nedeniyle davacının fatura ettiği miktar kadar alacaklı olmayacağının sabit olduğunu, oysa davacının sözleşme gereği teslim yükümlülüğüne uymadığı gibi sözleşmede kabul edilen yükümlülüklerini ifa etmediğini, buna rağmen davanın tümüyle kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, davacı tarafça itirazın iptali davası alacak davası olarak tam ıslah edildiğinden ve ıslah, dava dilekçesinin baştan itibaren düzeltilmesine yönelik bir taraf usul işlemi olduğundan bu niteliği itibarıyla ilk davanın devamı olup yeni bir dava olmadığından hükmedilen alacağa dava tarihinden itibaren faiz işletilmesinin usul ve kanuna uygun olduğu, davalının usulüne uygun takas mahsup defi bulunmadığı gibi harcı yatırılarak açılmış bir karşı davanın da bulunmadığı nazara alındığında, var ise davalı zararının işbu davada davacı alacağından tenkis edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını yineleyerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki Satış ve Teknik Hizmet Sözleşmesi nedeni ile davacının davalıya verdiği hizmet karşılığında davalıdan alacaklı olup olmadığı, sözleşme kapsamında davacının edimlerini sözleşmeye uygun olarak süresinde yerine getirip getirmediği, verilen hizmetin ayıplı olup olmadığı, ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6100 sayılı Kanun’un 23 üncü ve 94 üncü maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.