YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5999
KARAR NO : 2023/629
KARAR TARİHİ : 06.02.2023
MAHKEMESİ : …. Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
HÜKÜM : Esastan ret
Taraflar arasındaki, tasarıma tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, meni ve refi ile maddi tazminat talepli asıl dava ile hükümsüzlük talepli karşı davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı-karşı davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı-karşı davalı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin alüminyum profil alanında faaliyet gösterdiğini ve 31.05.2006 tarihinde 2006/02426-2 başvuru numarası ile Türk Patent ve Marka Kurum’na (TPMK) başvurarak “profil” başlığı adında iki adet tasarımını tescil ettirdiğini, davalının müvekkilinin tescilli tasarımının birebir kopyasının tescili için 2009/03484 başvuru numaralı 4 numaralı alüminyum profil başlıklı tasarımı ile 15.07.2009 tarihinde başvurduğunu, müvekkilince yapılan itirazın kabul edilerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından tasarım tescilinin iptaline karar verildiğini, bunun üzerine davalının Ankara 3. Fikrî Sinaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 2010/161 E. sayılı dosyası ile YİDK kararının iptali davası açtığını, tescili istenilen tasarımın müvekkili tasarımının birebir aynı olması nedeniyle Mahkemece davanın reddine karar verildiğini, bu sürece rağmen davalı tarafından halen müvekkili adına tescilli tasarıma ilişkin taklit ürünlerin, müvekkilinin haklarına tecavüz edecek şekilde satışının yapıldığını ve ürünlerin piyasaya sürüldüğünü belirterek tecavüzün ve haksız rekabetin tespitini, tecavüzün durdurulmasını, önlenmesini, mahrum kalınan kârın tespitini, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 5.000,00 TL mahrum kalınan kâr tazminatı dahil olmak üzere tüm maddi tazminat ve zararların faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, karşı dava yönünden davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı-karşı davacı vekili cevap dilekçesinde; asıl davanın reddine karar verilmesini istemiş, karşı davada, karşı davalının tasarımının yenilik ve ayırt edicilik vasfını haiz olmadığını, davaya konu tasarımın dünyada ve Türkiye’de davacı yanın başvuru tarihinden daha önce başka firmalarca üretilip satışının yapıldığını belirterek davalı adına 2006/02426-2 başvuru numarası ile tescilli bulunan tasarımının, yenilik ve ayırt edicilik vasıflarını haiz olmaması sebebiyle hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alınan her iki heyet raporunda da asıl davaya dayanak yapılan ve karşı davada hükümsüzlüğü talep edilen 2006/02426 – 2 numaralı tasarım tescilinin başvuru tarihi olan 31.05.2006 tarihinden önce kamuya sunulduğu ve hükümsüzlük şartlarının bulunduğunun tespit edildiği, asıl davada davacı adına tescilli tasarımın dava tarihi itibariyle tescili mümkün olmayan daha önce kamuya sunulan bir ürün olması nedeniyle herkesin kullanımına açık olduğu, davalı tarafça üretimi yapılan davaya konu ürünlerin üretim faaliyetinin ise 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 54 üncü vd. maddeleri kapsamında düzenlenen haksız rekabet oluşturmayacağı, profiller incelendiğinde montajda müşteriye kolaylık sağlaması, ürünün daha kullanışlı ve ergonomik hale getirilmesi için profilde esnemeler ve belli açıda eğimler verilmesinin daha önce dava dışı … …’ya ait alüminyum profiller yolu ile meydana getirilmiş, kamuya sunulmuş olması nedeniyle ürünü farklı ergonomi ile kullanan farklı firmaların eyleminin haksız rekabet oluşmayacağı gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne, davalı adına 2006/02426-2 numaralı endüstriyel tasarım belgesinin hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı-karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının müvekkilinin tescilli tasarımının kopyasının tescili için başvurduğunu, itirazları üzerine reddedildiğini, Ankara 3. Fikrî Sinaî Haklar Hukuk Mahkemesinde YİDK kararının iptali için açtığı davanın da reddedildiğini, bu sürece rağmen davalının ürünü piyasaya sürmeye ve satışını yapmaya devam ettiğini, davalıya ihtarname göndermelerine rağmen fiillerini durdurmadığını, İstanbul 4. Fikrî Sinaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 2015/79 E. sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda müvekkilinin tasarımının taklit edildiğinin tespit edildiğini, 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (554 sayılı KHK) ile korunan haklarına tecavüzün varlığının kabulü gerektiğini, hükümsüzlüğe ilişkin karşı davada dayanak olarak gösterilen 2006/01668-1 numaralı tasarım ile müvekkilinin tasarımının benzer olduğunu, dava dışı … …’ya ait alüminyum profiller karşılaştırıldığında, seçenek özgürlüğünün oldukça kısıtlı olmasına rağmen müvekkilinin Ar-ge çalışmalarıyla montajda müşteriye kolaylık sağlanması, ürünün daha kullanışlı ve ergonomik hale getirilmesi için profilde belli esnemeler ve belli açıda eğimler vererek tasarımına yenilik ve ayırt edicilik kazandırdığını, bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, kabul anlamına gelmemekle birlikte hükümsüzlük kararı verilse dahi haksız rekabet çerçevesinde bir tecavüzün olup olmadığının incelenmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacı-karşı davalı vekilinin istinaf başvusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı-karşı davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, endüstriyel tasarıma tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, meni ve refi ile maddi tazminat, karşı dava, tescilli endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup davacı-karşı davalının tescilli tasarımının hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı, davalı-karşı davacının eylemlerinin tasarıma tecavüz ve haksız rekabet teşkil edip etmediği hususları uyuşmazlık konusudur.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369’uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371’inci maddeleri, 554 sayılı KHK’nın 5 inci, 6 ncı maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 6102 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı-karşı davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.