YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/14462
KARAR NO : 2009/17482
KARAR TARİHİ : 24.11.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro komisyon kararına itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi … mirasçıları, Hazine, A…., … … Tereke Temsilcisi, R…., H…. …, … (…), … … vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
1962 yılında … Köyünde yapılan kadastro çalışmaları sırasında 1 ila 223 sayılı toplam 223 adet parselin bir kısmı fundalık meşelik niteliği ile Hazine, bir kısmı da vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak kişiler adlarına tespit edilmiş, bu parsellerden bir kısmına … … mirasçıları … … ve arkadaşları, Kartal Tapulama Mahkemesinin 1976/1200, bir kısmına … … ve arkadaşları, Kartal Tapulama Mahkemesinin 1976/1144, bir kısmına Orman Yönetimi, Kartal Tapulama Mahkemesinin 1976/1123, bir kısım kişiler de Kartal Tapulama Mahkemesinin 1979/49, 50 ve 52 sayılı dosyalarında dava açmışlar ve dava dosyalarının bir kısmı Pendik Kadastro Mahkemesinin 1979/49 sayılı dosyası ile birleştirildikten sonra, Hazine adına tespit tutanağı düzenlenen tüm parsellerin orman ve devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiası ile davaya katılmıştır. Kartal ilçesinde Tapulama Mahkemesi kapatılınca bu dosyalar Tapulama Mahkemesi davalarına da bakmakla görevlendiren Kartal 2. Asliye Hukuk Mahkemesine devir edilmiş ve bu mahkemenin 1981/674 ve 675 sayılarına kayıt edilmiş, Pendik İlçesinde adli teşkilat kurulunca da dosyalar yetkisizlikle Pendik Kadastro Mahkemesine gönderilerek bu mahkemenin 1993/37 – 41 esas numaralarını almıştır. Tüm çekişmeli taşınmazların keşifleri bu iki dosyada yapılmış, bilirkişilerden raporlar alınmış, parsellerin tamamı hakkındaki davalar bu iki dosya üzerinden yürütülmekte iken, davaların daha sağlıklı görülebilmesi amacıyla ayrılmış ve her bir parsel hakkında Pendik Kadastro Mahkemesinin 2003/4 ila 2003/226 sayılarına kayıt edilen dava dosyaları oluşturulmuş, bilirkişilerin rapor örnekleri yeniden oluşturulan bu dosyalara konulmuş, Pendik Kadastro Mahkemesinin 1993/37 ve 41 (Dairenin 2007/3530-2007/3329) sayılı [bu dava dosyaları hakkında davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına dair verilen kararlar hakkındaki müdahil Hazinenin temyiz itirazları, dairede aynı gün bu dosyalar içindeki deliller de değerlendirilerek incelenmiş ve 1993/37 ve 41 (Dairenin 2007/3530 ve 2007/3529) sayılı dosyaların 133 ila 138, 140, 151 ila 183 sayılı parsellere ait mahkemenin 2003/57 (Dairenin 2008/14459) sayılı dosyası ile birleştirilip delillerin birlikte değerlendirilmesi gerekçesiyle mahkeme kararları bozulmuştur] dosyalarında dava konusu edilen hiç bir parsel kalmamıştır. Pendik Tapulama Mahkemesinde 2003/4 ila 2003/226 sayılı dosyalarda toplam 223 adet dava ayrı ayrı görülmekte iken, … … ve arkadaşlarına; tutundukları tapu kayıtlarının hangilerinin hangi parsele ait olduğunu bildirmeleri konusunda mahkemece kesin süre verilmesi üzerine aynı kayıt kapsamında kaldığı iddia edilen 3 ila 8 sayılı parseller hakkındaki davalar Pendik Kadastro Mahkemesinin 2003/9 (Dairenin 2008/14451), 44 ila 51 sayılı parseller hakkındaki davalar Mahkemenin 2003/6 (Dairenin 2008/14449), 40 ila 43, 52 ila 57, 72 ve 73 sayılı parseller hakkındaki davalar Mahkemenin 2003/7 (Dairenin 2008/14458), 74 ila 92 sayılı parseller hakkındaki davalar Mahkemenin 2003/84 (Dairenin 2008/14461), 58, 59, 62, 63, 64, 66 ila 71, 93 ila 99 sayılı parseller hakkındaki davalar Mahkemenin 2003/13 (Dairenin 2008/14450), 184, 189, 195 ve 196 sayılı parseller hakkındaki davalar Mahkemenin 2003/74 (Dairenin 2008/14455), 22 ila 29 ve 39 sayılı parseller hakkındaki davalar Mahkemenin 2003/25 (Dairenin 2008/14456), 100 ila 122, 126, 131, 132 sayılı parseller hakkındaki davalar Mahkemenin 2003/26 (Dairenin 2008/14457), 133 ila 140, 151, 153 ila 170, 172, 174 ila 180, 182 ve 183 sayılı parseller hakkındaki davalar Mahkemenin 2003/57 (Dairenin 2008/14459), 200 ila 221 sayılı parseller hakkındaki davalar Mahkemenin 2003/62 (Dairenin 2008/14634) sayılı dosyalarında birleştirilmiştir. Birleştirilme kararından önce ayrı ayrı görülen 1, 2, 11 ila 14, 16 ila 21, 30 ila 38, 123 ila 129, 141 ila 145, 147 ila 150, 179, 181, 185 ila 188, 190 ila 194, 197 ila 199 sayılı parsellerin orman niteliği ile Hazine adına tesciline ilişkin kararlar Dairece onanmıştır.
Bu davanın konusu olan;
61 parsel sayılı 4.120 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile Yusuf Kosbican ve ortakları adlarına tespit edilmiştir.
65 parsel sayılı 4.100 m2 yüzölçümündeki taşınmaz 53 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile Zekiye Kurt ve ortakları adlarına tesbit edilmiştir.
… … ve arkadaşları, bu köyde 1962 yılında yapılan kadastro sırasında; köy, cins, sınır ve miktar olarak sözü edilen sicil kayıtlarına uyabilecek taşınmaz bulunmaması nedeniyle uygulanmayan kayıtlar listesine alınan Kasım 1932 tarih 13 ila 32 numaralı; … … ve arkadaşları Ağustos 1313 tarih 7 ila 29 ve Kasım 1961 tarih 1 ila 23 numaralı sicilden gelen ve yine aynı şekilde 766 Sayılı Yasanın 81. maddesi hükmü gereğince “köyde yapılan tapulama sırasında işbu kayıtların yerlerini …-… köy hudutları içinde bulunamadığını kayden mevcut olan bu gayrimenkullerin mahallen mevcut olmadığını ve alıcılar işbu hususu bilerek kabul etmek suretiyle satışından tescil edildiği” şerhi yazılarak … 8/180 payının satışı suretiyle … …, …, … … adlarına 8/180 pay olarak tescil edilen Mart 1966 tarih 1 ila 23 numaralı tapu kayıtlarına dayanarak tüm parsellere yönelik itirazları Kadastro Komisyonunca reddedilmiştir. … … ve arkadaşlarının itiraz nedenlerini ileri sürerek açtıkları davaya Hazine; çekişmeli taşınmazların orman yada devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla, … ve arkadaşları ile … … ise; … … ve arkadaşlarının dayandığı tapu kayıtlarının diğer payı olan ve resmi senede ve iktisap hanesine 766 Sayılı Yasanın 81. Maddesi hükmüne göre “Kasım 1961 tarih 3 ila 31 numaralarda 2/180 pay Ali Zülfikar Asal namına kayıtlı olup tapulamaca … … Çiftliği hudutları içinde kaldığı ve uygulanamayan kayıtlar listesine alınmış olduğu, yani Tapulama Müdürlüğü köyde yaptığı tapulama sırasında işbu kayıtların yerlerini …-… Köyü hudutları içerisinde bulunamadığını, kayden mevcut olan bu gayrimenkullerin mahallen mevcut olmadığını ve alıcılar işbu hususu bilerek kabul etmek suretiyle satışında tescil edildi” şeklinde yazılarak miras bırakanları … ve … adlarına 2/180 pay olarak Ocak 1969 tarih 11 ila 33 sıra numarada tescil edilen tapu kayıtlarına dayanara davaya katılmışlardır. Daha sonra davacılar A…. ve arkadaşları ile katılanlardan … … ile … mirasçıları mahkemece verilen kesin süre içinde 10.12.2007 havale tarihli dilekçe ile çekişmeli taşınmazlar için Kasım 1961 tarih 8 sıra nolu tapu kaydına tutunmuşlardır. Mahkemece davacılar ile katılanlardan … ve arkadaşları ile … …’in tutundukları Kasım 1961 tarih 8 sıra nolu tapu kaydının çekişmeli taşınmazlara mevkii ve sınırları itibariyle uymadığı, taşınmazların tarım arazisi niteliğinde oldukları, kesinleşen orman tahdit haritası dışında kaldıkları, tespit malikleri yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davacılar ile katılanlardan Hazine, … ve arkadaşları ile … …’in davalarının reddine, dava konusu taşınmazların kadastro komisyon kararları gibi tapuya tescillerine karar verilmiş, hüküm … mirasçıları, Hazine, A…., … … Tereke Temsilcisi, R…., H…. … ,… (…), … … vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro komisyon kararına itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1942 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan orman tahdidi ile davanın devamı sırasında 1976 yılında yapılarak 25.06.1981 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ve 15.08.1985 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 2896 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması, 14.11.1990 tarihinde ilan edilen 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
1) A…., … … Tereke Temsilcisi, R…., H…. …, … (…), katılanlar … … ve … ve arkadaşlarının temyiz itirazları yönünden; Mahkemece bu davacıların dayandıkları tapu kayıtlarının hangisinin hangi parsele ilişkin olduğunun bildirilmesi yönünde verilen kesin süre içerisinde, davacılar A…. ve arkadaşları tarafından birlikte imzalanarak mahkemeye sunulan 10.12.2007 havale tarihli dilekçede bu davanın konusu olan parsellerin … Köyü, Fundalık mevki 3.676 m2 yüzölçümlü Doğusu: Sahibi senet tarlası, Batısı: … oğlu İzzet Tarlası, Kuzeyi: Tarik, Güneyi:Mukaddem Emin Elyevm Binbaşı Hasan Bey Tarlası ile sınırlı, Kasım 1961 tarih 8 nolu tapu kaydı kapsamında kaldığını iddia etmişler; gerek bu dosyada ve gerekse Pendik Kadastro Mahkemesinin 1993/37 ve 41 Esas sayılı dosyalarında yapılan keşiflerde dayanak tapu kayıtlarının köy, mevkii, sınır ve yüzölçümü itibariyle çekişmeli taşınmazlara uymadıkları belirlendiği gibi, davacılar … … ve arkadaşları ile katılanlar … … ile … ve arkadaşlarının dava konusu parsellere hiçbir zaman zilyet olmadıkları, davalarını kanıtlayamadıkları anlaşıldığına göre yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının REDDİ gerekmiştir.
2- Hazinenin tüm çekişmeli taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Mmahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki ; hükme dayanak yapılan Orman Yüksek Mühendisleri Prof. Dr. …, Prof. Dr. …, Yrd. Doç Dr. …, Harita Kadastro Yüksek Mühendisi … ve Ziraat Yüksek Mühendisi … tarafından düzenlenen 09.11.2004 tarihli bilirkişi kurulu raporunda sadece aplikasyon haritası esas alınmış, 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp 1942 yılında kesinleşen orman sınırlama haritası ile kadastro paftasının ölçekleri eşitlenerek hat uygulaması yapılmamıştır. Kural olarak; bir yerde, 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 13.07.1945 tarihinden sonra yapılıp kesinleşen orman kadastrosu varsa bir yerin orman sayılan yerlerden olup olmadığının kesinleşen orman kadastrosu harita ve tutanaklarının uygulanması sonucu belirlenmesi gerekir. Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede orman kadastrosu 4785 Sayılı Yasa hükümleri nazara alınmadan bu yasanın yürürlük tarihinden önce 1942 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılmış olduğundan, sadece 1942 yılı orman harita ve tutanaklarının uygulanması taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadıklarının tespitinde yetersiz kalır. Diğer taraftan; davacı Hazine, taşınmazların zilyetlikle kazanılamayacak devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiası ile davaya katıldığına göre, dava konusu parsellerin yalnızca kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında kalması ya da orman sayılmaması o yerin kişiler adına tescili için yeterli olmayıp taşınmazların öncesinin de araştırılması, yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarında ne şekilde nitelendirildiklerinin belirlenmesi; 4785 Sayılı Yasa karşısındaki durumlarının saptanması, zilyetlikle kazanılması koşullarının bulunup bulunmadığının ve ayrıca 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesi gereğince herhangi bir nedenle orman sınırları dışında bırakılmış orman olup olmadıklarının da araştırılması gerekir. Anayasanın 169, 3402 Sayılı Yasanın 17/1 ve 18/2. maddeleri gereğince ormanlar zilyetlikle kazanılamaz.
Pendik Kadastro Mahkemesinin 2003/74-2008/44 (Dairenin 2008/14455) sayılı dosyasında bulunan en eski tarihli memleket haritası ve orto-foto haritasında çekişmeli taşınmazlar yeşil renkli ormanlık alanda gözükmektedir. Hükme dayanak yapılan ziraat bilirkişi tarafından düzenlenen raporda çekişmeli taşınmazların üzerinde tarımsal üretime engel teşkil edecek sıklıkta meşe ağaçları bulunduğu belirtilmiştir. Bilimsel görüşlerde meşe tohumlarının, ağır tohumlu ağaçlar grubu içerisinde yer aldığı, tohum kanatlarının olmaması nedeniyle rüzgar v.s. gibi doğal etkenlerle taşınarak çalılık alanlar içerisinde çimlenip yetişmesinin mümkün olmadığı açıklanmıştır. Dolayısıyla taşınmazların üzerindeki meşelerin kadastro tespit tarihinden önceki yıllarda tahrip edildiği toprak altında kalan ve yüzeyde bulunan gövde kesitlerinden sonraki yıllarda çıkan kök ve sürgünlerinden yeniden bu gün üzerinde görülen meşelerin meydana geldiği, bu köyde 1945-1952 yıllar arasında bir çok orman yangını çıkartıldığı Dairede temyiz incelemesi yapılan bir çok dava dosyası (Örneğin Pendik Asliye (1) Hukuk Mahkemesinin 2000/730, Dairenin 2008/17387 sayılı) içindeki bilgi ve belgeler ile yangın tutanaklarından anlaşıldığından taşınmazların öncesinde ve halen eylemli orman niteliğinde oldukları anlaşılmaktadır. 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesine göre “tabii olarak yetişen veya emekle yetiştirilen ağaç ve ağaççık toplulukları yerleriyle birlikte orman sayılır”. Kaldı ki; zaman içinde taşınmazlar üzerindeki orman bitki örtüsünün kaldırılmış olması o yerlerin orman niteliğini kaybettiği anlamına gelmez. Öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağı orman sayılan yerdir. Tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş olup, diğer fıkraları da 3.3.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5304 sayılı yasa ile yürürlükten kaldırıldığından bu yollarla ormandan yer kazanılamaz. Açıklanan nedenlerle 61 ve 65 parsel sayılı taşınmazların orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: 1- Yukarıda 1. Bentte açıklanan nedenlerle; davacılar A …., … … Tereke Temsilcisi, R…., H…. …, … (…), ve katılanlardan … … ve … mirasçıları vekillerinin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- Yukarıda açıklanan nedenlerle; katılan Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 24/11/2009 günü oybirliğiyle karar verildi.