Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/14485 E. 2023/595 K. 24.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14485
KARAR NO : 2023/595
KARAR TARİHİ : 24.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/95 E., 2022/313 K.
DAVALILAR : 1- … Metal San. ve Tic. Ltd. Şti.
vekili Avukat …
2-…
vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 05.08.2010
KARAR : Kısmen Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı işverene ait işyerinde 15.10.2006 – 05.03.2007 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.

II.CEVAP
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süreden reddinin gerektiğini, davacının çalışma süresinin SGK kayıtlarında belirtilen süre kadar olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.

Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 19.02.2013 tarihli ve 2010/521-2013/110 E.K. sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 19.06.2014 günlü ve 2013/12978- 2014/14257 E.K. sayılı ilamı ile; davalı işyerinden davacı adına 05.03.2007 tarihli işe giriş bildirgesinin Kurum’a intikal ettirildiği, 05.03.2007-01.03.2008 tarihleri arasında davalı 1017623 sicil nolu işyerinde sigortalı çalışmasının bulunduğu ancak tespite konu dönemde davacının herhangi bir işyerinde sigortalı çalışmasının bulunmadığı, davalı işyerinin 24.08.1999 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamına alındığı ve halen faal olduğu, davalı işyerinden tespite konu dönemde Kuruma intikal ettirilen dönem bordrolarında davacının adına rastlanmadığı, dinlenen tanıkların davacının çalışma sürelerine ilişkin olarak net beyanda bulunmadığı anlaşıldığından, yapılacak işin; davacıdan davalı işyerinin hangi bölümünde veya bölümlerinde çalıştığı sorularak, işverenin Kurum nezdindeki ihtilaf konusu döneme ait dönem bordrolarında, tespiti istenen dönemde çalışması bulunan öncelikle davacı ile aynı bölümde çalışmış diğer bordro tanıklarının adresini Sosyal Güvenlik Kurumu ve zabıta marifetiyle araştırıp, tespit ederek bu tanıkları dinlemek, bordrolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi, bunların tanıklığıyla yetinilmediği taktirde ve gerektiğinde SGK ilgili il müdürlüğünden, gerekirse zabıta, vergi dairesi ve meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu iş yeri çalışanlarının; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, tanık beyanları arasındaki çelişkiyi gidermek ve davacının işe giriş ve çıkış sürelerini net belirlemek ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Kanun’un 2, 6, 9 ve 79/10 uncu maddeleri gereğince ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibaret olduğuna işaret edilerek bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 31.10.2017 tarihli ve 2014/725 -2017/601 E.K. sayılı kararı ile; dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların yazılı ve sözlü beyanları, davacıya ait SGK hizmet döküm cetveli, tanıklar beyanları, Kahramanmaraş İş Mahkemesinin 19.02.2013 tarih, 2010/521 esas ve 2013/110 karar sayılı ilamı, Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 19.06.2014 tarih, 2013/12978 Esas ve 2014/14257 Karar sayılı ilamı ve Yargıtay ilamından sonra dinlenen tanık beyanları ile alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, davacının davalıya ait işyerinde 15.01.2006-04.03.2007 tarihleri arasında hizmet akdi ile asgari ücretle sigortalı olarak çalıştığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

C. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı taraf vekillerinin temyiz isteminde bulunması üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 04.10.2018 günlü ve 2017/6556-2018/7029 E.K. sayılı ilamı ile; somut olayda, davacının 15.01.2006-04.03.2007 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığı ve bu esnada 03.02.2006 tarihinde iş kazası geçirdiği, söz konusu iş kazasından dolayı malul kalması nedeniyle Kurum tarafından iş göremezlik geliri bağlandığı, ancak davacının geçirdiği iş kazası nedeniyle istirahatli kaldığı dönemin belirlenerek tespitine karar verilen hizmet süresinden dışlanmadığı anlaşılmakla, yapılacak işin davacının 03.02.2006 tarihinde geçirdiği iş kazasından dolayı istirahatli kaldığı tarihleri belirlemek ve davacının davalı işyerinde geçen çalışma süresini buna göre tespit etmekten ibaret olduğu belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 27.06.2019 tarihli ve 2018/363-2019/226 E.K. sayılı kararı ile; Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesince düzenlenen 01.08.2014 tarihli sağlık kurulu raporunda davacının kaza tarihi olan 03.02.2016 tarihinden sonra tahmini olarak 03.08.2016 tarihinden itibaren malulen çalışabileceğinin belirtildiği, ilk bozma ilamından sonra beyanı alınan tanık …’ın 20.01.2015 tarihli duruşmada alınan beyanında; davalı iş yerinde 15 yıl çalıştığını, davacının davalı iş yerinde çalıştığı sırada geçirdiği iş kazasına şahit olduğunu, iş kazası olduğunda davacının işe gireli 15 gün olduğunu, tedavisi ile kendisinin ilgilendiğini, davacıyı … Özel Polikliniğine götürdüğünü, tedavisi bitene kadar çalışmadığını, yaklaşık 5-6 ay kadar tedavi gördükten sonra yeniden çalışmaya başladığına yönelik beyanının Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesince düzenlenen 01.08.2014 tarihli Sağlık Kurulu Raporunda belirtilen davacının kazadan sonra tekrar çalışmaya başlayacağı süre ile uyumlu olduğu anlaşıldığından, davacının 03.02.2006 tarihinde geçirdiği iş kazasından dolayı 03.02.2006-03.08.2006 tarihleri arasında istirahatli kaldığının kabul edilmesinin dosya kapsamına uygun düştüğü gerekçeleriyle, davanın kısmen kabulü ile; davacının davalı şirkete ait 1261.46 sicil sayılı işyerinde 15.01.2006-03.02.2006 tarihleri arasında 19 gün, 03.08.2006-04.03.2007 tarihleri arasında 211 gün olmak üzere, toplam 230 gün süre ile davalı SGK’ya bildirilmeksizin asgari ücretle çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

E. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerinin temyiz isteminde bulunması üzerine Dairemizin 20.04.2021 günlü ve 2021/3900-2021/5616 E.K. sayılı ilamı ile; bozma sonrası mahkemece Kuruma yazılan müzekkere ile davacının geçirdiği iş kazasından dolayı istirahatli kaldığı tarihlerin sorulduğu, gelen cevabi yazıda, davacıya 03.02.2006 tarihinde geçirdiği iş kazasına bağlı olarak verilen geçici iş göremezlik rapor kaydı bulunmadığı gibi geçici iş göremezlik ödemesi de yapılmadığının bildirildiği, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesince düzenlenen 01.08.2014 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının kaza tarihi olan 03.02.2006 tarihinden sonra tahmini olarak 03.08.2006 tarihinden itibaren malulen çalışabileceğinin mütalaa edildiği, davacı bordro tanığı …’ın “davacının geçirdiği iş kazası nedeniyle tedavisi bitene kadar çalışmadığı, yaklaşık 5-6 ay kadar tedavi gördükten sonra yeniden çalışmaya başladığı” yönündeki beyanı ile anılan sağlık kurulu raporunun uyumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, davacı tarafından Kahramanmaraş 2. İş Mahkemesinin 2014/237 Es. sayılı dosyası ile tazminat istemli açılan davada alınan Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 17.06.2019 gün ve 10089 karar sayılı raporunda, davacının iyileşme (iş göremezlik/iş ve güçten kalma) süresinin olay tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceğinin mütalaa edildiği, şu halde her iki rapor arasında çelişki bulunduğu anlaşılmakla, yapılacak işin Kahramanmaraş 2. İş Mahkemesinin 2014/237 Esas sayılı dava dosyası getirtilerek, raporlar arasındaki çelişkiyi gidermek suretiyle oluşacak sonuca göre karar vermekten ibaret olduğu belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

F. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 27.10.2022 tarihli ve 2021/95 -2022/313 E.K. sayılı kararı ile; bozma ilamı doğrultusunda, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Hastanesince düzenlenen 01.08.2014 tarihli sağlık kurulu raporunda davacının kaza tarihi olan 03.02.2006 tarihinden sonra tahmini olarak 03.08.2006 tarihinden itibaren malulen çalışabileceğinin mütalaa edilmiş olması, aynı olaya ilişkin mahkememizin 2014/237 Esas sayılı dava dosyasında alınan Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulunun 17.06.2019 gün ve 10089 karar sayılı raporunda, davacının iyileşme (iş göremezlik/iş ve güçten kalma) süresinin olay tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceğinin mütalaa edilmiş olması gözetilerek her iki rapor arasındaki çelişkinin giderilerek davacının olay sonrası istirahatli olacağı tarihlere ilişkin olarak rapor düzenlenmesi (iş kazası nedeniyle istirahatli kaldığı tarihlerin belirlenmesinin) için dosyanın Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kuruluna gönderildiği, kurulca davacının 03.02.2006 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazasına bağlı olarak yaralanması nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 26.05.2015 tarih ve 13574 sayılı Kararında çalışır tarihi (sürekli iş göremezliğe girdiği tarih) olarak bildirilen 03.08.2006 tarihine kadar geçen sürenin iyileşme süresi olduğunun belirtildiği anlaşılmakla, dinlenen tanık beyanları ve Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesince düzenlenen 01.08.2014 tarihli Sağlık Kurulu Raporu ve Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulunun 09.06.2020 tarihli raporu gözetildiğinde davacının davalı işverene ait 126146 sicil sayılı işyerinde 15.01.2006 tarihinde çalışmaya başladığı, 03.02.2006 tarihine kadar çalışmasının devam ettiği, 03.02.2006 tarihinde geçirdiği iş kazası sonrası 03.08.2006 tarihine kadar istirahatli kaldığı, 03.08.2006 tarihinde tekrar davalı iş yerinde çalışmaya başlayan davacının 04.03.2007 tarihine kadar çalışmasının devam ettiği, davacının çalışması süresince asgari ücret üzerinden çalıştığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile; davacının davalı şirkete ait 1261.46 sicil sayılı işyerinde 15.01.2006-03.02.2006 tarihleri arasında 19 gün, 03.08.2006-04.03.2007 tarihleri arasında 211 gün olmak üzere, toplam 230 gün süre ile davalı SGK’ya bildirilmeksizin asgari ücretle çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı …Metal San. Tic. Ltd. Şti. vekili, hak düşürücü süre itirazı yanında, dosya kapsamındaki tanık beyanlarının çelişkili olduğunu, davacının çalışması ve süresine ilişkin net bir beyanın bulunmadığını, bozma kararının tam olarak yerine getirilmediğini, belirtilen eksiklikleri karşılar nitelikte rapor alınmadığını belirterek, hükmün temyiz incelemesi ile bozulmasını istemiştir.

2.Davalı SGK vekili, çelişkili tanık beyanları ile hüküm kurulduğunu, işbu davada Kurumun fer’i müdahil sıfatına haiz olduğunu dolayısıyla yargılama giderlerden sorumlu tutulamayacağını belirterek, temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalı işverene ait işyerinde 15.01.2006 – 05.03.2007 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 79/10 uncu maddesi.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı; özellikle bozma ilamı doğrultusunda mevcut raporlar arasındaki çelişkiyi giderici Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulundan rapor alındığı, davacının fiili çalışmasını doğrular nitelikte bordro tanıklarının dinlendiği ve dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davacının davalı işveren nezdinde kabule karar verilen dönemde hizmet akdine tabi çalıştığı belirgin olduğundan, verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı taraf vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

24.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.