YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6547
KARAR NO : 2023/1180
KARAR TARİHİ : 28.02.2023
MAHKEMESİ :…. Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
HÜKÜM : Ret
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davalı ….’ ye ilişkin davanın reddine, Güner Kuyumculuk Kalıp Makine San. ve Tic. Ltd. Şti’ ye ilişkin davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Güner Kalıp Makine San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun mahkemenin yetkisi bakımından reddine, işin esası bakımından kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı Güner Kalıp Makine San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından imal edilip pazarlanan diş protezi kazıma makinesine ilişkin bu davalıyla 06.10.2011 tarihli ve davalı …. ile 29.09.2011 tarihli finansal kiralama sözleşmesini imzaladığını, makineyi teslim aldıkları tarihten itibaren sürekli arızalar çıktığını, makinenin bilgisayar kısmının tanımlanan işi uygun bulmasına rağmen kazıyıcı kısmın tanımlanan işi üretemediğini, makineden beklenen faydayı sağlayamadıklarını, hataların tamamının imalat hatası niteliğinde bulunduğunu, makinenin üretimi yapamaması sonucu davacının finansal kiralama borçlarını ödeyemediğini, bu sebeple davalı … şirketinin sözleşmenin feshi için dava açtığını ve makineye el koymak üzere olduğunu ileri sürerek makine üzerinde tespit yapılarak davacının ödemiş olduğu 141.027,15 TL’nin faiziyle davalılardan tahsiline, kalan finansal kiralama borçlarının iptaline veya diğer davalı tarafından ödenmesine, davacının uğramış olduğu zararın tespiti ile şimdilik 1.000,00 TL zararın davalı Güner Kalıp Makine San. ve Tic. Ltd. Şti.’den tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında talebini 149.955,62 TL’ye çıkarmıştır.
II. CEVAP
1.Davalı …. vekili cevap dilekçesinde; davacının makinenin ayıplı olmasından dolayı yetki talebinin uygun görüldüğünü ve 11.03.2015 tarihinde talepte bulunma konusunda davacıya yetki verdiklerini, sözleşme konusu makinenin davacı tarafından beğenilip alındığını, davalının malın ayıplı olmasından sorumlu olmadığını, davacının bu nedenle kira bedellerini ödemekten kaçınamayacağını belirterek davanın reddini istemiştir
2.Davalı Güner Kalıp Makine San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili, davaya süresinde cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu makinenin imalat hatalı ve gizli ayıplı olduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 219 uncu maddesi uyarınca davalı Güner Kalıp Makine San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin ayıba karşı tekellüf hükümleri uyarınca sorumlu olduğu, 1.000,00 TL’lik zarar kalemine ilişkin iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle davacının davalı ….’ye açtığı davanın reddine, davalı Güner Kalıp Makine San. ve Tic. Ltd. Şti.’ne açtığı davanın 141.027,15 TL’ye dava tarihinden, ıslahla arttırılan 8.928,47 TL’ye ıslah tarihinden itibaren avans faizi uygulanarak tahsiline, 1.000,00 TL’lik zarar kalemine ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Güner Kalıp Makine San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı …vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, bilirkişi raporlarına yapılan itirazların Mahkemece hukuka aykırı şekilde reddedildiğini, davanın ayıba ilişkin zamanaşımının dolmasından sonra açıldığını, davacının sistemin tümüne yönelik ayıp iddiasının somut ve dinlenebilir olmadığını, davanın öncelikle hukuki yarar ve dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, makinenin arıza yapmasının tek sebebinin davacının makineyi kullanma talimatına uygun kullanmaması olduğunu, davacı tarafından kasıtlı olarak bozulması veya değiştirilmesinin mümkün olduğunu, bilirkişi raporundaki çelişkili açıklamada makinenin halen kullanılmakta olduğunun anlaşıldığını, makinede inceleme yapıldığı gün en önemli aksanlarından biri olan vakum sisteminin davacı tarafından söküldüğünü, vakum sistemi olmayan makinenin ortamı toz altında bıraktığını ve bilirkişilerin kasıtlı olarak davacı tarafından yanıltıldığını, davacının makineyi 4 yıla yakın kullanarak maddi yarar sağladığını, bu yarar mahsup edilmeden hüküm kurulmasının doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşmede İstanbul mahkemelerinin de yetkili olduğu belirtildiğinden mahkemenin yetkisine yönelik itirazın yerinde olmadığı, davacı malı teslim aldıklarından itibaren arıza çıkardığını belirtmiş ise de bu hususa ilişkin tespit yaptırmadığı, arızanın davalı Güner Kalıp Makine San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye bildirildiğine dair dosyaya delil sunulmadığı, dosya içeriğinde arızalar ve varsa onarımlarla ilgili bilgi ve belge de bulunmadığı, ayıba karşı tekeffülden doğan hakların kullanılabilmesi için süresinde ve usulüne uygun şekilde ayıp ihbarının yapılması gerekirken davacı tarafça davalı Güner Kalıp Makine San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye süresinde ve usulüne uygun ayıp ihbarı yapıldığı hususunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davalı Güner Kalıp Makine San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin mahkemenin yetkisine yönelik istinaf talebinin reddine, işin esasına yönelik istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince aldırılan bilirkişi raporları ile davaya konu makinenin imalat hatasından kaynaklanan gizli ayıp taşıdığı ve bu gizli ayıpların makineden beklenen faydayı tamamen ortadan kaldırdığının ispatlandığını, Bölge Adliye Mahkemesinin “dava konusu makinenin ayıplarının tespit edilmediği ya da davalı Güner Makineye bildirildiğine dair dosyada belge bulunmadığı” yönündeki tespitinin yerinde olmadığını, davalı şirkete ilk günden itibaren makine hatalarının bildirildiği fakat davalı şirketin her seferinde bildirilen hataların makineden değil kullanıcıdan kaynaklandığı, kullanım kılavuzuna uyulmadığı, elektrik tesisatının hatalı olduğu gibi sebepler ileri sürdüğünü, hileli davranışlarla kendi ayıbını gizleyerek davacıyı kandırdığını, davalı tarafa yapılan bildirimler sonucu davalı şirket çalışanlarınca birçok arıza tespit formu düzenlendiği ve tespit formlarının dava dilekçesi ile birlikte dava dosyasına sunulduğunu, davanın temelini de bu formların oluşturduğunu, temyize konu kararda formlardan bahsedilmemesinin hatta bunların dosyada olmadığının bildirilmesinin ya gerekli dikkatin gösterilmemesinden ya da dosyaya sunulmuş olan formların kaybolmasından kaynaklanabileceğini, her iki durumda da davacının kusurunun bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu malın ayıplı olduğu iddiasıyla ödenen bedellerin iadesi ve uğranılan zararın tazmini talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6098 sayılı Kanun’un 219 uncu maddesi.
3. 6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu’nun 24 üncü maddesinin 6 ncı fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı peşin harcın istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.