YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2938
KARAR NO : 2023/16895
KARAR TARİHİ : 05.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, hakaret
Sanık … hakkında kasten yaralama, sanık … hakkında hakaret suçlarından kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile;
1. Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (e) bendi, 35, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
2. Sanık … hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası, 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık …’nın temyiz isteğinin, kendisini şikâyetçiden korumak için hareket ettiğine, dosyada şiâyetçi beyanı dışında delil olmadığına, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ve ayrıca resen tespit edilecek sebeplerle usulsüz verilen kararın bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
2. Sanık …’in temyiz isteğinin, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme ile karar verildiğine, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanmasının kanuna aykırı olduğuna, seçenek yaptırımlara çevirme ve hükmün açıklanmasının geriye bırakılması hükümlerinin uygulanmama gerekçesinin belirtilmediğine ve ayrıca resen tespit edilecek sebeplerle kararın bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık …’nın aracı ile seyir halinde bulunduğu esnada başka bir şahıs ile yaşanan tartışmanın sanık … tarafından görüldüğü ve sanık …’in de tartışmaya dahil olduğu, sanık …’nın mağdur …’yı elinde bulunan balta ile yaralamaya teşebbüs ettiği, ihbar üzerine olay yerine gelen ve taraflara müdahale eden mağdur polis memurlarına sanık …’in “Bana müdahale edenin a…a korum.” demek suretiyle hakaret ettiği, Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
Sanık … hakkında hakaret suçunda kurulan hükümde sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmama gerekçesinin yeterli olduğu anlaşılmakla, Tebliğname’deki bu yönde bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
A. Sanık … Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Mağdurların aşamalardaki istikrarlı beyanları, olay tutanağı ve sanık ikrarı dikkate alındığında sanığın üzerine atılı hakaret suçunu işlediğine yönelik mahkeme kabulü ile mağdur sayısı göz önüne alındığında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanması, ayrıca cezanın seçenek yaptırımlara çevrilmemesi ve sanık hakkında hükmün açıklanmasının geriye bırakılması hükümlerinin uygulanmaması hususundaki gerekçelerin yeterli olduğu anlaşıldığından,
Yerel Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hükme İlişkin Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun’a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Hakaret suçunun aleni bir yer sokakta işlendiğinin anlaşılmasına karşın 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası uygulanmamış ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı anlaşılmış,
Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
C. Sanık … Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 03.08.2022 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanunun 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşmesine karar verilip verilmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle sanık hakkında Yerel Mahkemece verilen hükümde sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKMÜN, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık … Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanunun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle, sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.04.2023 tarihinde karar verildi.